Anormalliğin normalleşmesi!

A+A-
Özcan YENİÇERİ
1994/95 yıllarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Kuzey Irak’ta vatanın bütünlüğüne kasteden bölücü fitneye karşı savaşan bir komutandı. 1993/95 yılları arasında Jandarma Asayiş Bölge Komutanlığı yapmıştı. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptığı sırada Rum göstericinin Türk bayrağını direkten indirmeye kalkışmasına izin vermemişti. Rum göstericinin olayda ölmesi üzerine Kıbrıs Rum Kesimi Interpol aracılığıyla hakkında kırmızı bülten çıkartmıştı. Sözünü ettiğimiz kişi Hasan Kundakçı’dır. O, kahraman bir vatan evladı ve TSK’nın şerefiyle görevini yapmış emekli bir Korgeneraldir. 26 Temmuz tarihli Star Gazetesi “İşte 1 Numara” başlığıyla bu Emekli Korgenerali terör örgütü gibi faaliyette bulunmakla itham edilen ’Vatansever Kuvvetler Güç Birliği’nin, ‘1 Numara’ kod adlı gizli lideri olduğunu iddia etmiştir. İddiasını da söz konusu oluşumun tüzüğüne dayandırmıştır. Gazete “Vatanseverler Operasyonu adlı örgütün gizli lideri olarak geçen “1 Numara”nın emekli Korgeneral Hasan Kundakçı olduğu belgelendi” diye yazmıştır. Türkiye, adlı büyük tablonun bir yanında bu fotoğraf varken diğer yanında ise bir başka resim daha vardır. Aynı tarih, yani 26 Temmuz tarihli Güneş Gazetesinin başlığı şöyle “Şehitlerin kemikleri sızlıyor Türkiye İsyanda” bu başlık altında şunlar yazılmış: “Tek şehit yakınının bulunmadığı Meclis’e, cezaevinden çıkartılan bir PKK’lının, üstelik gövde gösterileri yapılarak girmesi milleti kahretti”. 25 Temmuz tarihli Tercüman Gazetesinin başlığı ise “PKK Meclis’e, Türkiye felakete devlet nerede, Kim “Dur” Diyecek?” şeklinde aynı olguya dikkat çekiyordu. Gazete “Sabahat Tuncel isimli PKK üyesinin, milletvekili seçildikten sonra apar-topar cezaevinden alınarak Ankara’ya getirilmesi, ” Türkiye’yi bölme vakti geldi “ diyen diğer DTP’lilerin Meclis’e girme şaşkınlığını bile unutturdu. Millet kaygıyla olacakları izliyor”. Güneş Gazetesinin aynı nüshasından “PKK’ya silah satan Türk İşadamı kim” diye bir haber de vardı. Biz bu satırları yazarken Televizyondan Barzani’nin peşmergelerine Türkiye’de üretilerek gönderilen üniformalara Habur’da el konulduğu haberi veriliyordu. PKK üyesinin alkışlarla TBMM’ye taşındığı bir yerde, bölücülere karşı mücadele edenlerin itibar kaybetmeleri doğaldır. Demek ki, hainlikle kahramanlık bir terazinin iki kefesidir, birisi alçalmadan diğeri yükselmiyor! Olan bitenleri güncel, geçici ve sıradan bir gelişme olarak ele almak mümkün değildir. Olanlar Türkiye’de büyük değer kaymaları yaşandığını göstermektedir. Bu durum ülkede bazı değer ve kavramlar irtifa kaybederken onun yerine diğer başka değer ve kavramların ikame edildiğini göstermektedir. Rahatlıkla vatan duygusunun yerini kâr hırsı; fedakârlığın yerini alçaklık alabilmektedir. Son gelişmeler din, milliyet, vatan, bağımsızlık ve egemenlik gibi kavramların etkili ve yetkili kesimler nezdinde bile negatif değer olarak algılanabildiğini göstermektedir. Halbuki Dünya’da hiçbir millet kahramanlarının Türkiye’de olduğu gibi zorlama usullerle, yönlendirme ve saptırmalarla itibardan düşürülmelerine izin vermez. Türkiye’de kahramanların önce alkışlanması sonra da ipe çekilmesi gelenek halini almıştır. Türkiye’de her olay inanılmaz bir biçimde yönlendirme, saptırma ve etkileme mekanizmaları tarafından şekillendirilmektedir. Görmek gerekir ki Türkiye’de her türlü ihanete uygun verimli bir sosyal zemin mevcuttur. Bu durumu, değerler Türkiye’sinin çıkarlar Türkiye’sine dönüşmesi yaratmıştır. Artık “vatan bölünüyor” a ilk elden tepki böyle bir tehlikenin ne kadar var olduğu noktasında olmamaktadır. “Vatanın bölünmesi mi? Pekiyi bundan benim kârım ne olur?”. Hâkim davranış türüdür. Bu yüzden Barzani’yle iş yapan -daha doğrusu para karşılığında- Türkiye’ye karşı işbirliği yapan müteahhitler, gazeteciler ve televizyoncularla Türkiye ağzına kadar dolmuştur. Kahramanların itibarlarıyla oynanan bir yerde bölücülerin baş tacı olmasından daha doğal bir şey olamaz. Vatan kavramının alay konusu yapıldığı yerlerde ihanete itibar atfedilmesi de son derece normaldir. Yaşananlar, anormalliğin Türkiye’de norm haline geldiğini göstermektedir.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları