Antalya'nın çığlığı...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Antalya'nın siyasi durumunu yansıtmaya gayret ederken tehlike çanlarının kulakları sağır ettiği ekonomik ve sosyal durumuna da dikkat çekmek istiyorum. Sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın, dünyanın en fazla 5 yıldızlı otellerinin bulunduğu Antalya'ya yıllık 12 milyon turist geliyordu. Kentin merkezi, ilçeleri, belde ve köyleri ile direkt ve dolaylı olarak 1 milyon vatandaşımızın geçim kaynağı turizm... Sadece bu yıl açılması planlanan otel sayısı 200'ün üzerinde. Mayıs ayına girmemize rağmen rezervasyon iptalleri ile çoğunluğu kapılarını açamayacak. Oysa 1 Nisan'dan itibaren açılır ve Haziran'da tamamen dolar, Kasım ayına kadar sürerdi. Turgut Özal döneminde başlayan turizmdeki çarpık büyüme AKP döneminde had safhaya ulaşınca, sanayi ve üretim yatırım yerine doğal güzelliği tehlikeye sokan betonlaşma, kolay para kazanma hırsı, otelciliğe sevk etmiş girişimcileri. Kredi ve yüksek faizli borçlanma yüzünden bu yıl 2360 beş yıldız ayarındaki tesis icra ile satışa çıkıyor. 1995 ve 2001 ekonomik krizlerinde Antalya'da önemli tesisler yabancı sermayenin eline geçmişti. Aldığımız bilgilere göre Rusya'nın dolar milyoneri oligarkları borcu gırtlağa dayanmış yatırımcının elindeki-avucundakileri üç otuz paraya kapatmak için ciddi çalışma yapıyor. Avrupa'dan turist getiren uluslararası acenteler de aportta bekliyor.

***

On yıl aralıksız MHP'nin Serik İlçe Başkanlığını başarı ile yapan Makine Mühendisi-İş adamı Kefaattin Duman, traktörlerini satmaya başlayan, köylünün AKP döneminde bitiriliş öyküsünü özetledi. Akdeniz'in bereketli topraklarında iki bazen de üç ürün alınabiliyorken artık ekim yapılamadığını vurguluyor. Antalya'yı iyi bilirim. Buğday eken biçer, ardından karpuz, pamuk ya da susam ekerdi. Seraları sayesinde Türkiye'nin tümü her mevsim sebze yiyebiliyordu. Şimdi 40 kuruşa biberi satamıyor üretici. 25-30 kuruşa narenciyeyi pazarlayamıyor. Siz bakmayın marketlerde, manavlardaki fiyatlara. Üreticinin durumu facia. Kente yıllarca hayat veren Aksu İplik Fabrikası özelleştirme adıyla AKP iktidarınca peşkeş çekilmiş. Tesisler şimdi depo olarak kullanılıyor. İnşaat sektöründeki şişme Antalya'da da patlıyor. Metre karesi 600-700 Euro'ya satılan daireleri alan yok. Başta Ruslar olmak üzere yabancıların satın aldığı konutlar da satışa çıkmış. 2B kandırmacasıyla değerli orman arazileri turizme açılarak yandaşların cebi doldurulmuş. Esnaf kirasını ödeyemez halde. Turizm teşviki için uçak yakıtlarına indirim var ama köylünün traktörünün mazotuna yok. Turizm tesislerinin vergi borçları ertelenirken, köylünün traktörü, esnafın dükkanına haciz yağıyor. Bir dönem 3-5 otel sahibi olan iş adamları arasında intihar edenlerin sayısı ürkütücü.

***

Acı ama gerçeklere tuz bastıktan sonra güzel yanlarına dönelim. Taş Medreselilerin Alanya Kampı harika idi. Meral Akşener'in ardından sonra Sinan Oğan ve Prof. Ümit Özdağ da konuşma yaptıktan sonra uzun sohbetlerde bulundular. Ömürlerini verdikleri Milliyetçi Hareketin iktidar sırasının geldiğine gönülden inanan Taş Medreseliler, adayların tümünün birbirinden değerli olduğunu, hiç birinden vazgeçilemeyeceğinin altını çizip, seçilen Genel Başkanın ekibinde yer alarak bütünlük sağlanmasını istiyorlar. Heyecanları doruğa çıkaran bir diğer haber ise Taş Medreselilerin kurumsal kimliğe kavuşma talebi. Fedakârlığın yanında proje adamı olan Mehmet Çelebioğlu'nun önerisi ile vakıf çatısı altında bazı illerde teşkilatlanmaları sağlanacak. Son not, değerli dostum Nihat Şanlı için muhteşem bir organizasyona imza attı. Çelebioğlu ve Şanlı'ya sonsuz teşekkürler. 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları