Apo Bey, ne renk pijama arzu ederdi?

İsrafil K.KUMBASAR

Meğer bizim Mecnun gibi kaf dağının ardında aradığımız, “O değil, öbürü hiç değil” diye burun kıvırdığımız sihirli formül; ‘Leyla’nın iki dudağı arasında’imiş.
Bilemedik, gaflete düştük. (!)
Hadi biz bilemedik de, bizim bildiklerimizi görmezden gelip de 10 yıldır terörü sonlandırma konusunda ‘arpa boyu’ yol alamayanlar niye akıl edemediler?
Madem ortada adına ‘sorun’ denilen bir bela var, ‘belanın üzerine benzin dökmekle mükellef’ şahsiyetleri alırsın karşına ve “Deyin bakalım, bu iş nasıl halledilecek?” diye sorarsın.
Öyle ya akıl akıldan üstündür.
Nitekim Leyla, çözümün ‘ne denli basit’ olduğunu açık ve sarih bir şekilde hükümetin başına anlattı.
Adım adım gidersek, çözüme önce ‘bebek katilinin bağının çözülmesi’ ile başlanması gerekiyormuş.
Haksız da sayılmaz. İnsan “Sayın” dediği bir muhteremi içeride tutar mı? O içeride kaldıkça “kelle” sayısı artıyor, yazık günah.
Bir yandan “Üçer, beşer doğurun” diye öğüt vereceğiz, öte yandan memleket evlatlarını ‘kurbanlık koyun’ gibi boğazlatacağız.
Apo Bey, sırtına ‘çizgili pijamalarını’ çekip, eline ‘televizyonun kumandasını’ aldığı gün tek bir silah patlamaz artık.
Makul ve sonuç getirebilecek bir öneri.

***


Peki, o zaman adama sormazlar mı?
- “Genelkurmay Başkanlığı yapmış koca koca komutanları bile terörist diye damgalayıp kodeste tutarken, 30 bin yurttaşın kanına giren bu zatı nasıl hapisten eve taşıyacaksınız?”
- “Efendim barış, kardeşlik, huzur için.”
Ya yarın başkaları da ‘barış’ adına silahı kapıp dağa çıktığında ne yapacağız?
Hadi başkalarını geçtik, dağda bayırda bunlardan sürüyle var. Onlara da ‘ev hapsi’ ihsanında bulunursak vay halimize. Adamlara ‘pijama’ yetiştiremeyiz.
İşin bir de dramatik yanı var. Bu ihanet şebekesine bir şekilde ‘yakayı’ kaptırmış, kendisini ‘bir davanın sahibi’ sanan binlerce zavallı, aslında davanın ‘bebek katiline bir takım pijama’olduğunu fark edince ne yapacak?
Herhalde hiçbiri “Oh be, önderimizin günlük gazeteleri ayağına gidiyor. Sabahları rafadan yumurtası veriliyor. Uydu yayınlarını izleyip, duşun altında dilediği kadar kalabiliyor” diyerek Nirvana’ya ulaşmayacak.
Belki bu taviz Leyla ve avanesini kesebilir, ama başkalarını ‘teskin etmeye’ yetmeyecektir. Nitekim, terör örgütünün elebaşları “Silahlı mücadele sürecindeyiz” sözleriyle fantezilere itibar etmediklerini dillendirmeye başladılar bile.

***


Yapılmak istenen şey, o adına “sorun” dedikleri ihanet oyununu halkın gözünde ‘masum bir eşkıyanın destanına’ dönüştürmek.
‘Devlete diz çöktürdüklerini’ dünya aleme kanıtlama peşindeler. Dillerinin altındaki bakla “Savaştık ve kazandık” sloganıdır. Barışı ‘silahla’ elde ettiklerini, ‘öz savunma güçlerinin’mücadeledeki önemini anlatıp duracaklar yıllarca.
Bunu şimdilik hükümetin başına ‘diplomatik bir lisan’ ile anlatıyorlar.
Ne diyor, ‘Serok’un gülü Leyla?
- “Güvenlikçi politikalarla sonuç alınamayacağı görüldü.”
Çözümün ‘ikinci adımı’ da bu olacak. Yani, ‘güvenlik güçleri’ silah bırakacak.
Bebek katilinin ayağına mavi beyaz çizgili pijamasını çektiği gün, asker ve polis de ‘beyaz bayrak’ asacak.
Herkesi “Olmadı, beceremedik. PKK kazandı” anlamına gelecek bir projeye hazırlamaya çalışıyorlar.
Son 10 yıldır şehitlere ‘kabahatli’ muamelesi çekiliyor. Ağzından “şehit” lafı çıkan anında ‘kandan beslenmek’ ile suçlanıyor. Ama ‘kan dökücü’ canavarlar, kamu binalarında el üstünde ağırlanıyor.
Hiç kimsenin aklına “Hele siz önce şu elinizdeki kanı yıkayın ondan sonra barıştan söz edin” demek gelmiyor.

***


‘Ev hapsi’ teranesiyle yola çıkılan bir proje asla ve asla çözüm getirmeyecek, aksine millete bir fatura daha yüklenecektir.
Eşkıya başının ‘çizgili pijaması’, ‘parmak arası terliği’, ‘Bursa işi bornozu’ için vergi salınacaktır.
Lütfen gülmeyin, ‘Habur rezaleti’ orada duruyor. ‘Oslo protokolleri’ hakeza.
Çevirin eski gazeteleri, ‘bir devletin eşkıya karşısında ne duruma düşürüldüğünü’ görün. Barış için ‘bir takım pijama’ istiyorlar, sanki ‘toprak’ mı talep ediyorlar?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş