Apo korkudan bayılmış...

A+A-
Behiç KILIÇ

Gazeteci Mustafa Balbay’a ait notlarda, Abdullah Öcalan’ın yakalanışına ait birinci elden bilgiler mevcut. Buna göre dönemin MİT Müsteşarı, Apo’nun yakalandığını anlayınca korkudan bayıldığını anlatmış. Müsteşar Şenkal Atasagun, Öcalan’ın getirilişini baştan sona kendilerinin organize ederek, operasyonu hayata geçirdiklerini anlatıyor ve “Uçağa bininceye dek Hollanda’ya gittiğini sanıyordu. İçeri girdi. Durum kendisine söylendiğinde korkudan bayıldı” diyor.
Atasagun, Öcalan’ın İtalya’dan Yunanistan’a geçtiğinde hemen devreye girdiklerini söylüyor. Öcalan’ı getirirken her şeyi MİT’in tek başına planladığına dikkat çekerek, şunları anlatıyor: “4 Şubat günüydü. Biz Yunanistan’dan gittiği yeri tespit ettik ve oradan getirebileceğimize kanaat getirdik. Ama üçlü hareket gerekiyordu. Biz hazırlıklarımızı yaptık. Öteki iki ülkeyi sormayın. Bunu başarabileceğimiz kanısında birleştiğimiz an başbakana çıktım. Durumu anlattım. ‘Bu beni aşar’ dedi, beraber cumhurbaşkanına gittik. Cumhurbaşkanı hemen Genelkurmay Başkanı’nı devreye soktu. Köşk’te toplandık. Hepsinin ortak sorusu, ‘Yapabilir misiniz?’ idi. Ben durumu anlattım.”
Şenkal Atasagun, Öcalan’ı getirmek için uçak gönderdiklerini anlatıyor: “Kenya’da uçağa bininceye dek Hollanda’ya gittiğini sanıyordu. Uçağa ilk girişteki arkadaş sarışındı, ona yabancı dilde selam verdi. Her şey bittikten sonra durum kendisine söylendiğinde korkudan bayıldı.”

Sırrı Sakık’ın Cavit Çağlar’a teklifi!
Araştırmacı-gazeteci sayın Hulusi Turgut müthiş bir kitap yazdı. Kitabın adı: 130 Günlük Kovalamaca...
Abdullah Öcalan’ın Suriye sonrası yakalanışı, bilinmeyen yönleriyle bu kitapta var...
Yazar Turgut, kitap sayfalarında tarihe not düşecek anı detaylarıyla yansıtıyor. Öyle olaylar öğreniyoruz ki, Türkiye’mizin nasıl bir sarmala alındığını görmek mümkün. Kitabı okumak lazım...
Ben gene de burada bu kitaptan bir alıntı yapacağım... Biliyorsunuz, Apo Türkiye’ye Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar’ın uçağıyla getirildi. Çağlar o devrin yakın tanıklarından.  Bu nedenle kitapta Cavit Çağlar’ın adı sıkça geçiyor. Bir de anısına yer verilmiş. Bu anı çok ilginç. Ben size bu anıyı sunuyorum...

Cavit Çağlar anlatıyor...
“Şimdi yeri gelmişken, terör örgütü PKK’yı ve onun kurucusunu meşru gösterme çabasında olan bazı siyasilerle yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.
Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde vefat etmişti. İktidarda, sayın Demirel’in başbakanlığındaki DYP-SHP koalisyonu vardı. Sayın Demirel, koalisyon ortakları tarafından cumhurbaşkanlığına aday gösterildi. Bu arada, parlamentoda bulunan MHP de sayın Demirel’i destekleme kararı aldı.
İşte o günlerde, partili arkadaşlarım, Devlet Bakanı Ömer Barutçu, Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu, Samsun Milletvekili Nafiz Kurt, Muğla Milletvekili Latif Sakıcı ile DYP Genel İdare Kurulu Üyesi ve THY Yönetim Kurulu Başkanı Erman Yerdelen’le Ankara’daki Anadolu Kulübü’nde bulunan Güneydoğulu milletvekillerimizden Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Salih Sümer de soframıza dahil oldular. Masada, sohbet koyulaştı ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda fikir alışverişi başladı.
Sırrı Sakık, sohbet sırasında hiç beklemediğim bir şekilde şu teklifi yaptı: ‘Cavit Bey, şayet Abdullah Öcalan’la anlaşırsanız, cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında Güneydoğulu milletvekillerinin hemen hepsi sayın Demirel’e oy verirler. İsterseniz, sizi Öcalan’la hemen telefonda görüştürebilirim. Konuşur, anlaşırsanız, epeyce bir oy toplarsınız.’
Sırrı Sakık’ın bu konuşması üzerine, masada çok soğuk bir hava esmeye başladı. Bu yapılmaması gereken bir teklifti. Tek kelimeyle, saygısızlıktı. Benim tabiatımda, hiçbir insanı kırmak yoktu. Ama sabrım taştı, Sırrı Sakık’a, ‘Eğer oy oradan gelecekse, o oylara hiçbir şekilde ihtiyacımız yok. Beni terörist başıyla telefonda karşılaştırmayı nasıl teklif edersin? Sana teessüflerimi bildiririm’ dedim. Sofranın adabı bozulmuştu, bir süre sonra da Anadolu Kulübü’nden ayrıldık.
Yaşadığımız bu olayı ertesi gün sayın Demirel’e anlattım. Kendileri bana, ‘Sana yakışanı yapmışsın. Teşekkür ederim’ dedi.”

Yazarın Diğer Yazıları