Apo'nun idamdan kurtulmasının ardında aslında kimler vardı?

İsrafil K.KUMBASAR

Yaklaşık 35 bin kişinin ölümünden sorumlu olan bölücü örgüt lideri Abdullah Öcalan, paketlenip Türkiye’ye verildikten sonra yargılanıp ‘idama’ mahkûm edildi.
Ancak Bülent Ecevit başkanlığında kurulan 57’nci Cumhuriyet Hükümeti, Apo’nun idam dosyasını tam ‘3.5 yıl’ süre ile Başbakanlık’ta bekleterek, bir türlü Meclis’e indirmeye yanaşmadı.
Dosya’nın Meclis’e indirilmesini isteyen hükümet ortağı Devlet Bahçeli, Ankara’da tam ‘7.5 saat’ süren bir zirve sonucunda ikna edildi.
Dönemin iktidar ortakları, ancak ‘ihanet’ kavramı ile açıklanabilecek davranışlarının sebebini, AİHM’den gelecek olan karara bağladılar.
Peki, bebek katili Apo’nun asılmasını istemeyen gerçekte hangi güçtü?
Avrupa Birliği mi, yoksa ABD/İsrail mi?

* * *

Birinci Körfez Savaşı’nın ardından Şubat 1993’de ABD Genelkurmay Başkanı Organeral Shalikavshvili’ye İncirlik üssünde yapılan gizli toplantıda brifing veren bir subay, şöyle diyordu:
* “Kürt devletinin kuruluş süreci için beş yıllık süre öngörmüştük. Ama bu süre içinde beceremezler, yetersiz çıktılar. O nedenle süre uzayacak.”
* “Orada görevlendirilen çok sayıda NGO var, ama fazla etkili olamıyorlar. Önemli işleri gereği gibi yerine getiren üç grup, Barzani grubu, Talabani grubu ve PKK’dır.”
* “PKK’nın en önemli görevi, Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devletinin kuruluş süreci içerisinde Türkiye’yi angaje tutmaktır.”
Nitekim Apo, Türkiye’ye teslim edildikten sonra İmralı’da yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullanacaktı:
- “Ben görevimi yaptım, rolümü oynadım.”

* * *


1992 yılında Yahudi lobisinin ünlü sözcülerinden William Safire, “Kürt devletine giden yol”  stratejisinde şu rotayı çiziyordu:
- “Türkiye’ye PKK’nın kellesi hediye edilmeli ve karşılığında Irak’ta kurulacak Kürt devletini tanıması istenmelidir.”
İncirlik’teki gizli brifingden sızan bilgiler, kanlı ihanet bilmecesinin neden uzadığını gayet iyi açıklıyor!..
Eğer Kuzey Irak’takiler ‘daha becerikli’ olabilseydi, devletlerini daha çabuk kurabilecekler, Apo’da daha erken bir tarihte bize teslim edilecekti!..
Bu gerçek Apo’yu kovdurmak için neden 1998 Eylül’üne kadar beklendiğini de açıklığa kavuşturuyor.
Peki, Amerika ve ‘stratejik ortağı’ İsrail, madem asılmasına izin vermeyecekti de o halde Apo’yu neden Türkiye’ye teslim etti?

* * *


Bölgedeki gelişmeler hakkında çok çarpıcı analizler yapan Yüce Katırcıoğlu, o dönemde Ülkü Ocağı Dergisi için kaleme aldığı bir yazısında şu iddiayı ortaya atıyordu:
- “Bize göre, bunun nedeni, Ecevit’i seçimlerde birinci parti yapmak istemeleriydi.
Gerçekten, Apo’nun Türkiye’ye teslim edilmesi, kamuoyuna Ecevit’in başarısı olarak sunulmuş ve kısa süre sonra yapılan seçimlerden DSP birinci parti olarak çıkmıştı.”
Ve Katırcıoğlu, klasik mantığın doğal sonucu olarak, bu noktada şu soruyu soruyordu:
- “Bu kurnazca senaryoyu uygulayanlar, karşılığında Ecevit’ten ne istediler, ne bekliyorlar?”
Bu sorunun cevabını daha sonra Ecevit’in kendisi verecekti:
- “Irak’ın kuzeyinde çağdaş bir devlet kuruluyor.”

* * *


İsrailli stratejist Amotz Asael, yine Jarusalem Post’da yayınlanan ‘Orta İsrail: Kürt Herzl’makalesinde “AB’nin Türkiye’yi üye yapması karşılığında Kürtler’e otonomi’ istemişti!..
Kısa bir süre sonra AB keskin bir dönüş yaparak, yıllarca kapısında beklettiği Türkiye’yi bir anda ‘aday üye’ statüsüne alıverdi!..
AB komiserlerinin, buldukları her fırsatta öne sürdükleri şu şart oldukça dikkat çekiciydi:
- “Kürt sorununa siyasi çözüm bulunmalıdır.”
Ecevit’in, Oslo’dan “Hükümet devam ederse, birkaç yıl içerisinde AB’ye tam üyelik kriterlerini yakalarız.” dediği günlerde Güneydoğu’ya sansasyonel bir gezi yapan Yahudi kökenli ABD Büyükelçisi Mark Parris, Van’da şu ifadeyi kullanıyordu:
- “Hükümetin bölgeye yönelik statü değişikliği girişimlerini destekliyoruz.”

* * *


ABD-İsrail ikilisi, büyük komploda ‘başrol oyuncusu’ olarak görevlendirdiği bir kişinin asılmasına tabii ki izin vermeyecekti.
Apo’nun asılmasını ‘sanki AB engelliyormuş’ gibi bir izlenim yaratıp, gerçekleri Türk milletinden gizleyenler, şimdi utanıyorlar mıdır acaba?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş