Ar damarı çatlamışlarla baş edilebilir mi?

Ahmet B. ERCİLASUN

                 Adam(lar) bir kurumun başına geçmiş olabilirler. Bir derneğin, bir partinin, hatta bir ülkenin başına geçmiş olabilirler.

                Geçmiş olabilirler ve geçtikten sonra da ellerindeki bütün imkânları karşıtlarını ezmek için kullanabilirler. Elde ettikleri gücü, baskı yaparak, zor kullanarak, bütün iletişim araçlarını yönlendirerek başka insanları, kurumları ve partileri yok etmeye harcayabilirler.

                Kalplerinde ve beyinlerinde bin bir türlü melanet olabilir. Şeytanın aklına gelmeyecek pis oyunlar onların akıllarına gelebilir.

                Yalanla, sahtekârlıkla, vurgunculukla, dolandırıcılıkla, yolsuzlukla, akla gelebilecek her türlü habasetle kirlenmiş olabilirler.

                Millî, dinî, ahlaki her türlü değeri, üstelik sürekli milletten, dinden, ahlaktan bahsederek ayaklar altına alabilirler. 

                Bütün bunlardan daha vahim olmak üzere içlerinde utanma duygusundan eser kalmamış ve ar damarları çatlamış olabilir.

                Melanetlerinden, şirretliklerinden, yolsuzluklarından zerre kadar utanç hissi duymayanlarla baş etmek zordur. Ar damarı çatlamış olanlarla baş etmek zordur.

                Evet zordur, fakat imkânsız değildir.

                Öncelikle kötülere, şirretlere, utanmazlara teslim olmamak gerekir.

                Ümitsizliğe kapılmak, teslim olmaktır.

                Mücadele etme niyeti taşımamak, teslim olmaktır.

                Mücadele etmekten vazgeçmek, teslim olmaktır.

                O hâlde ümitsizliğe kapılınmayacak, mücadele niyet ve azmine sahip olunacaktır. 

                Şirretlik ve utanmazlıkla mücadele edenler, parça parça olmayacaklar, bütün olacaklardır. Karşıtların tamamını uyandırıp silkeleyerek harekete geçireceklerdir. Birbirleriyle değil, ar damarı çatlamış olanlarla uğraşacaklardır. Yılmadan, usanmadan, gevşemeden çalışacaklardır. En az, utanmazların cüreti kadar cesarete sahip olacaklardır.

                Korkaklar, şirretlikle, yolsuzlukla, utanmazlıkla mücadele edemezler. Korkak olanların kendilerine yapılan haksızlıklardan ve kötülüklerden şikâyet etmeye de hakları yoktur. Şirretlik ve utanmazlık ancak cesaretle yok edilebilir. Cesaret ve birlik!.. Başka çıkar yolu yok.

                Aksi takdirde...

                O kurumu ve derneği, o partiyi ve ülkeyi ya terk edeceksiniz; ya da zillet ve eziklik içinde orada yaşamaya devam edeceksiniz.

                Utanmazlık, şirretlik ve namussuzluk, zelil ve ezik insanların omuzlarına basarak yükselir. Yükseldikçe şiddetini artırır, şımarıklaşır, arsız ve yüzsüz hâle gelir. Korkaklar, ezikler, zillete boyun eğenler şu veya bu gerekçeyle kendilerini mazur görebilirler.

                Fakat şunu akıllarından çıkarmamalıdırlar. Ar damarı çatlamış olanlar, hiçbir mazerete kulak asmazlar. Tam tersine mazeretlerin üzerinde tepinirler.

                Başları dik olanlar, bir ve cesur olurlarsa, mücadele azmi taşırlarsa, şu şımarık, şu arsız adam var ya, şu şımarık ve şu arsız adamlar var ya, hepsini yerle bir ederler. 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş