Arap dünyası tam bir arap saçı...

Altemur KILIÇ

Orta Doğu, Arap âlemi, Kuzey Afrika karman çorman...Tunus’tan başlayan toplumsal başkaldırılar bölgedeki öteki ülkelere, hatta Suudi Arabistan’a kadar yayılacak gibi. Bu olaylardan Türkiye için ibret ve ders alınacak çok şeyler var. Hele şu sıra Erdoğan ver iktidarının TC Devletini mutlak iktidarlarını pekiştirmek için pervasızca hareket ettikleri şu sırada. Eğer Türkiye bu ülkeler gibi daha fazla karışmamışsa... Bu da Atatürkü’n kurduğu devletin temellerinin o ülkelerden daha sağlam olması... Ama bu temeller de  son zamanlarda sarsılıyor, belki de bir İslâm Cumhuriyeti kurulması için yıkılacak. Enkazın altında kim kalır?..
Mısır, Tunus ve Yemen’de iktidarların sarsılması bir bakıma Arapların Osmanlı’ya ihanetlerinin bedelidir...Büyük devletlerin oyunlarının sonucudur...
Mısır’ın, Milattan öncesinden Firavunlardan Mübarek dönemine kadar olaylarla gerçen bir tarihi var. Gene Milattan önce 30 yılından Milattan sonra 645  yılına kadar Roma Bizans egemenliği  ve  sonra Müslüman Arap Mısır Memlükler  ve  1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısırı 1517’de fethetmesiyle başlayan Osmanlı dönemi. Osmanlı’dan donra da şeklen Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı İngiliz himayesi...1954 yılına kadar...
Hıdiv İsmail’in idaresine ve büyük devletlerin Mısır iç işlerine karışmalarına karşı  kızgınlıklar Mısır’da iç karışıklıklara yol açmış ve nihayet 1952 “Hür Subaylar” askerî darbe ile Kral Faruk’u devirdi ve 1953’te Mısır Cumhuriyeti kuruldu... İlk Cumhurbaşkanı General Muhammet Necip idi...
Ancak  Hür Subaylar Hareketinin asıl mimarı Cemal 1954’te askerî darbeyle  ve iktidarı aldı.
Nasır ölünce yerine Enver Sedat geçti. O zamana kadar soğuk savaş döneminde Sovyetlere yakın olan Mısır idaresi, yönünü ABD’ye çevirdi ve İsrail ile dostluk hamleleri yaptı. O da bir geçit resminde tanktan fırlayan bir subay tarafından öldürüldü... Yerine, hava subayı olan Hüsnü Mübarek Cumhurbaşkanı oldu... 2011’de sokak hareketleri başlayana  kadar.

Tunus
Tunus,  Fenike kökenli Kartaca  uygarlığıyla anılır. Kartacalılar, Sicilya  ve İspanya’ya kadar koloniler kurmuşlardır.Yeni kurulmakta olan Roma İmparatorluğu için ilk gerçek tehdit olmuşlardır.Ama Pön Savaşları sonucu yenilip Tunus’tan sürülmüşlerdir. Roma egemenliğinde Afrika eyaleti olarak yönetilmiştir. Başşehir Tunus 1574 yılına kadar tekrar Hafsi Hanedanlığının elinde kaldı. Bu arada Barbaros Hayreddin Paşa ve Turgut Reis 1556’da Gafsa’yı, 1558’de Kayrevan’ı ele geçirdiler.Tunus’un doğu ve güney sahilleri Türklerin eline geçti. Cerbe adası deniz üssü olarak kullanıldı. Barbaros Hayreddin Paşa,İspanya’daki Endülüslü Müslümanlardan 100.000 kadarını kurtararak Kuzey Afrika’ya getirdi. Nihayet 1574’te Uluç Ali Reis ile Sinan Paşa, Tunus şehrini (Halkul-Vad Kalesini) ele geçirmek suretiyle bütün Tunus, Osmanlı Devletinin bir eyaleti haline geldi.
Sonra Tunus, Fransa himayesıne girdi, Tunus halkının %99 kadarı Müslüman’dır ve Arapça konuşur. Ülkenin güneyinde yaşayanlar Berberice konuşur. Bu kesim Müslüman nüfusun %1’i kadardır. Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız  veya İtalyan’dır.

Müslüman Kardeşler
Tunus ve Mısır’daki başkaldırıların rkasında.
Müslüman Kardeşler (İhvânü’l-Müslimîn)
örgütü var ve Mısır’da ıktidar boşluğundan bu örgütün yararlanmasından ve laik rejime son vermesinden korkuluyor.
Müslüman Kardeşler örgütü 1928’de, 1. Hasan el-Benna tarafından  Mısır’ın İsmailiye  kentinde kuruldu.Modern bir İslâm toplumu kurulabilmesi için Kur’an   ve Sünnet’in kılavuzluğuna dönülmesini savunan hareket Orta Doğu  ve Kuzey Afrika’da geniş taban bulmuştur.
Mısır 1938’den sonra siyasî nitelik kazanmaya başladı. 1940’ların sonunda Mısır’daki monarşi ve iktidardaki Vafd Partisi’ne karşı tehdit oluşturuyordu. 1952’deki Hür Subaylar darbesinden sonra tüm partiler ile beraber kapatıldı (Ocak 1954). Bu sefer yeraltına çekilen Müslüman Kardeşler, öğrenciler arasında husursuzluk çıkardığı gerekçesiyle tekrar kapatıldı. 1954’te Cemal Abdülnasır’a yönelik suikast girişiminden sonra, altı lideri vatana ihanet suçundan idam edildi ve hareket şiddet yoluyla bastırıldı. 1980’lerden itibaren tekrar canlanma dönemine giren Müslüman Kardeşler örgütünün şiddet yanlısı uzantıları Muhammed Hüsnü Mübarek yönetimince sert önlemlerle bastırıldıysa da, sivil kurumları giderek daha etkin olmaya başladı. En son siyasî olarak yasaklanmış olmasına rağmen bağımsız adaylarla katıldığı 2005 parlamento seçimlerinde 88 sandalye kazandı. Halen Mısır’daki en büyük muhalefet gurubudur.

Hüsnü Mübarek
Muhammed Hüsnü Said Mübarek Kahire’deki Mısır Askerî Akademisi’ni (1949) ve Bilbays’taki Havacılık Akademisi’ni bitirdi (1950). Sovyetler Birliği’nde ileri uçuş ve bombardıman teknikleri konusunda öğrenim gördü. Mısır Hava Kuvvetleri’nde çeşitli görevler üstlendikten sonra 1966-69 arasında Hava Akademisi Komutanlığını yürüttü. 1972’de Enver Sedat tarafından hava kuvvetleri komutanlığına getirildi. Ekim 1973’te İsrail’le yapılan Yom Kippur Savaşı’nın ilk günlerinde Mısır Hava Kuvvetleri’nin elde ettiği başarılarda önemli rol oynadı. Ertesi yıl mareşal oldu.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş