Arap, tarlasına giren eşşeği nasıl çıkarır?

İsrafil K.KUMBASAR

Adamın birisinin tarlasına bir eşek girer.
Sürmek, ekmek, sulamak için aylarca ter döktüğü tarladaki ekinleri yemeye başlar.
Şimdi bu eşeği nasıl çıkarsın adam? Cevabı zor bir soru! Ama işin de beklemeye tahammülü yok.
Adam hemen eve koşup, kocaman bir mukavva bulur ve üzerine kocaman harflerle şöyle yazar:
- “Ey eşek tarlamdan çık!”
Tarlanın kenarına gelip elindeki pankartı kaldırır. Sabahın köründen, güneş batıncaya kadar, öylece dikilir. Fakat eşek aldırış etmez bile.
Adam şaşkındır:
- “Belki de eşek ne yazdığını anlamamıştır?” 

* * *

Ertesi sabah, çok sayıda pankart hazırlar.
Köyün ileri gelenleri ile bir ‘zirve’ toplar.
Köylüler, ellerinde “Ey eşek tarladan çık!”, “Eşeğe ölüm!” pankartları olduğu halde, tarlanın etrafını çevirip başlarlar bağırıp çağırmaya:
- “Yazıklar olsun sana ey eşek, tarla sahibinden ne istiyorsun?”
- “Çık ey eşek, çıkmazsan fena olur!”
Ama adı üzerinde ‘eşek’ bu, etrafında olup bitenlere dönüp bakmaz bile.
Güneş batar. Bağırmaktan, çağırmaktan yorulan insanlar, bakarlar ki eşek aldırmıyor, çaresiz bir şekilde dönerler evlerine.

* * *

Ertesi gün, adam eşeğin bir ‘kuklasını’ yapar.
Tarlanın kenarında bağırıp çağırmaya devam eden köylülerin gözleri önünde kuklanın üzerine benzin döker ve ateşe verir.
Kalabalıklar ‘tekbir’ getirir.
Eşek, bir ara ateşin olduğu yere bakar, sonra da umursadan ekinleri midesine indirmeye devam eder.
Tarla sahibi bu kez eşekle görüşmek için heyet gönderir. Heyettekiler eşeği ikna etmeye çalışırlar:
- “Ey eşek. Tarla sahibi kendisinin tarlasından çıkmanı istiyor. Haklı olan o! Sana düşen bir an önce çıkıp gitmek.”
Eşek, aldırmadan otlamaya devam eder.

* * *


Tarla sahibi bu kez eşeğe bir ‘arabulucu’ gönderir. Arabulucu eşek ile çetin bir müzakereye başlar:
- “Tarla sahibi, tarlanın bir kısmını sana verecek.”
- “Tarla sahibi, üçte birini vermeye razı!”
- “Tarla sahibi, yarısını verecek!”
Eşekte dönüp cevap vermez bile.
- “Peki peki. İstediğin kadar alanı sen belirle, ama belirlediğin alanın dışına çıkma.”
İyice doyan eşek, tarlanın kenarına ilerleyip, etrafa kulaklarını kabartınca köylüler sevinirler:
-  “Oh be. Eşek anlaşmaya yanaştı.” 
Tarla sahibi, o akşam tarlayı tahtalarla ikiye böler. Eşeğin otlamakta olduğu hisseyi ona bırakır.

* * *


Ertesi sabah, gittiğinde bir de ne görsün?
Eşek kendi hissesini bırakmış, tarla sahibinin hissesine dalmış, orada otlamaya devam ediyor.
‘Mitinglerin’ de işe yaramadığını gören adam, tarlayı eşeğe bırakıp köyü terk etmeye karar verir.
İşte o sırada, kalabalığın arasından bir çocuk öne fırlayıp, eşeğin yanına doğru koşmaya başlar.
Elindeki sopa ile, eşeğin kıçına bir şaplak indirir.
Neye uğradığını şaşıran eşek, ‘dörtnala’ koşmaya başlar. O da ne, eşek tarlayı terk ediyor?
Kalabalık, öfke ile homurdanmaya başlar:
- “Hay Allah, Bu ufaklık hepimizi rezil etti, komşu köylere bizi maskara yapacak.”

* * *


Sonra ne mi olur?
Köylüler çocuğu hemen oracıkta ‘linç’ ederler.
Kaçan eşeği bulup, yeniden tarlaya sokarlar.
Ve çocuğun ‘şehit’ olduğunu etrafa yayarlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş