Arayışların "ilk" i...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Lider sultasının kilitlediği siyasetten umudunu kesenlerin alternatif arayışları devam ediyor. Türk Vatandaşını borç batağına sokup ipotek altına alan AKP hükümetinin gidişine “evet” diyenlerin oranı her geçen gün çoğalırken; yerine geleceklerle ilgili oy verenlerin sayısı aynı oranda düşüyor. Cumhuriyeti kuran iradenin, yani Gazi’nin kurduğu CHP, Deniz Baykal ve yakın çalışma arkadaşları yüzünden ne sosyal demokratlara ne de ulusalcılara ümid vermezken, merhum Alparslan Türkeş’in “millici” yapıyı inşa ettiği MHP, Devlet Bahçeli’nin kayıtsız-şartsız kontrolüne girince emek verenlerin gözünde bile “alternatif” olamıyor.
2003 yılından bu yana “DP’lerin ittifakı”  “DP’lerin Partileri” diye tanımladığım CHP ve CHP’de politika yapma imkanı bulamayanlar şu günlerde taze arayışlara yönelmiş durumdalar. Bunlardan biri Osman Paşa. Hakkari’de yaptığı görev sırasında önemli operasyonlara katıldıktan sonra yazdığı güzel kitaplarla kamuoyuna ışık tutan Pamukoğlu, en son Avrasya Tv’de Hulki Cevizoğlu’nun konuğuydu. Partisinin kuruluşunu tamamlamadan bana göre isimden kaybetti. Hak ve Eşitlikler Partisi olarak düşündüğü isim insana hemen HEP’i hatırlatıyor. Yani, Erdal İnönü marifetiyle parlamentoya adım atan bölücülerin temsilcilerini. HEP’den sonra DEP ardından DEHAP gibi bölücülüğü Anayasa Mahkemesi tarafından tescil edilen sözkonusu partilerin bugünde devamı var ve DTP’de mahkemede.
Siyasi olarak kapatılıp, kapatılmayacağını bile tartışmaya gerek duymadığımı peşinen belirtmeliyim. Ancak, Pamukoğlu’na “Bizim vatandaşımız askeri kışlasında sever” kanaatini hatırlatmalıyım. 1960 ihtilalinden sonra Orgeneral Ragıp Gümüşpala’nın kurduğu parti ilgi görmesine rağmen, Demirel’in liderliğinde oy alabilmişti. Tıpkı, merhum Turgut Sunalp’in horozlu MDP (Milliyetçi Demokrasi Partisi) gibi.
12 Eylül darbesinin başı Kenan Evren seçimlerden önce MDP’yi işaret ederek Sunalp’e en büyük kötülüğü yapmış ve Turgut Özal’ın önünü açmıştı. Dolayısı ile Pamukoğlu Osman Paşa’nın kuracağı partinin bana göre şansı hiç yok.
Ağırlığı merkez sağda olması planlanan yeni oluşum çalışmaları (ki daha önce isimleriyle yazmıştım) malum Ergenekon Soruşturması yüzünden sonbaharın sonuna ertelenmiş durumda. Ama bu denizin bittiği anlamına gelmiyor. Yıllarını idealist gençlerin yetişmesine adayan, hesap-kitap bilmeden pervasızca mücadele sahasına inen “ilk’lerin ve ” ilke “lerin adamları da boş durmuyor. Memleket meselelerine kafa yoran başta emekli hukukçular olmak üzere vatan sevdalı gençleri yanına alan Kadir Hoca’da adını ” İlk Parti “ koymayı tasarladığı oluşumun peşinde.
İdam cezasını geri getirme, Gümrük Birliği’nden ayrılıp ABD’ye hayır! diyerek, ekonomide yeni kaynakları harekete geçirmeyle ilgili birbirinden güzel dilekleri var.
Bana Hünkar’ı tanıştırıp, Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin felsefesini hatırlattığı için Kadir Hocam’a saygıda kusur etmem mümkün değildir. Yolu ince ve uzun... Meşakkatli görevlerin adamları için uzun ince yol ” çileli “ olduğu kadar ” kutsal “dır da... Gençliğimizin gönül adamının topal karınca misali ” ulaşamasam da yolunda ölürüm “ anlayışına saygı duyuyorum. Gönül, Kadir Hoca gibi kadirşinas büyüklerimizin biri akademisyen diğeri bilge avukat iki oğlu gibi, idealist, milliyetçi-ülkücü gençleri eğitmesinden yanaydı. Ama olsun!.. Siyasetin tıkandığı günlerde onun canı sağolsun, bahtı açık olsun!..
Arayışlarla ilgili düşüncelerimizi bu sütundan itina ile yazmaya devam edeceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş