Artan tecavüz olaylarında ‘dizilerin’ hiç mi payı yok?

İsrafil K.KUMBASAR
Ahlaki çöküntü giderek hızlanıyor.
Siirt’te dört kız çocuğunun ‘dedeleri’ yaşındaki onlarca kişinin tecavüzüne uğraması, Pervari’de 13-14 yaşları arasındaki çocukların ‘iki yaşındaki’ bebeğe tecavüz ederek öldürmesi, çöküntünün artık ‘hangi noktaya’ doğru uzandığının çok açık bir göstergesidir.
Siirt’teki insanlık dışı olaylar, aslında ‘buzdağının’ kamuoyuna yansıyan
yüzüdür.
Memleketin ‘en muhafazakar’ vilayetlerinden birisi olarak bilinen Siirt’te eğer bu tür vakıalar yaşanabiliyorsa, diğer vilayetlerde neler meydana geliyor artık siz düşünün.
Kim bilir, bunlara benzer kaç tecavüz olayı, ‘başkaları duymasın’ diye aileler tarafından örtbas ediliyor.
Herkes ‘sonuçlar’ üzerinden ahkam kesiyor, ama kimse o sonucu ortaya çıkaran ‘asıl etkenlerin’ neler olduğunu sorgulamıyor.
Kimileri olayları ‘dinin baskı unsuru olarak kullanılmasına’ bağlıyor, kimileri ‘çocuklara yeterli cinsel eğitim verilmemesini’ gerekçe gösteriyor.
İktidarın başı Tayyip Erdoğan ise “Bir yıl önce olmuş olay, büyütülecek ne var bunda” diye geçiştirmeye kalkışıyor.
***
Tecavüz olaylarının son zamanlarda bu kadar artmasında, televizyonlarda gösterilen ‘made in Türkey’damgalı şu ‘aile’ (!) dizilerinin hiç payı yok mu?
Karşılaştırırsanız eğer, ‘en pembe’ Brezilya dizilerinin bile, son zamanlarda yayına sokulan bazı dizilerin yanında ‘oldukça gri’ kaldığını görürsünüz.
Öyle ki “Bütün aile efradı rahatlıkla izleyebilir” şeklinde reklamı yapılan dizilerde bile ‘aile’ kavramının adeta ırzına geçiliyor.
‘Kimin’ eli, ‘kimin’ cebinde belli değil.
Kayınbirader ‘yengesi’ile seviyeli birlikteliğe giriyor; kayınpeder ‘gelinine’ göz koyuyor; damat ‘kaynanasına’ tecavüz ediyor; liseyi, ortaokulu geçin, ‘ilkokul’ öğrencileri birbirleri ile ‘duygusal ilişkiye’ giriyor.
Dizilerde rol alanlar, tecrübelerini ne kadar ‘özel hayatlarına’ yansıtırlarsa o kadar gazetelerin başköşelerinde kendilerine yer buluyorlar.
Malum dizileri büyüklerin yanı sıra ne yazık ki çocuklar da izliyor ve kendilerini ‘rol model’ aldıkları karakterler ile özdeşleştirip, onların değerleri ile yetişiyorlar.
Peki o dizileri seyreden bir çocuk ne yapar?
Kalkar, ‘2 yaşındaki’ çocuğa tecavüz eder.
***
Medyadan sorumlu Devlet Bakanı olan Bülent Arınç olup bitenleri görmüyor mu?
Kemal Sunal filmlerindeki sıradan küfürlere bile yasak getiren RTÜK, çocukların ahlakını tarumar eden dizilerin içeriğine neden müdahale etmekten kaçınıyor?
Çocuk tecavüzlerinin önüne geçebilmek için öncelikle şu ‘made in Turkey’ damgalı ‘aile’ dizilerini bir ‘özel mercek’ altına almak gerekiyor.
Ama gelin görün ki, ‘Türk milli kültüründen’ hiçbir unsur taşımayan o diziler, AKP iktidarı sayesinde Arap
ülkelerine ihraç edilerek güya ‘Türkiye’nin tanıtımı’ yapılıyor.
AKP ile birlikte ‘aile’ kavramı tamamen çöktü, insanlardaki ‘eşcinsel eğilimler’ dikkat çekici bir şekilde ivme kazandı.
‘Sözünün eri’, ‘namus bekçisi’, ‘ahlak timsali’ olarak tanıdığınız kişilerin, Ankara’ya ayak bastıktan sonra bir yıl dahi geçmeden ‘bambaşka bir kalıba’ girmelerinin nedenini hiç düşündünüz mü?
‘En tepeden’ ve ‘en alta’ kadar hemen herkesin çok özel ortamlarda gizli kameralara çekilip ‘uçkurlarından’ teslim alındığı bir ortamda, kimden ne bekleyeceksiniz?
Balık, ‘baştan’ kokuyor vesselam.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş