Artık elde satılacak bir şey kalmayınca

İsrafil K.KUMBASAR

Günaydın Türkiye’m.
Dağa, taşa, uçan kuşa; börtü-böceğe; ihtiyara, gence. Hepinize günaydın.
Yan gelip yatana, ‘niye yattığını’ bilmeden kodeslerde gün sayana, ‘milli bayram’ telaşından kendilerini hastanelere atanlara, ‘dünkü hallerini’ unutup bugün millete caka satanlara; sizlere de günaydın.
Sabahınız hayrola efendiler.
‘Değirmenin suyunu’ sormadan, her gün ‘kırk farklı libasa’ bürünen hanımlar size de hayırlı sabahlar. Kursağından geçenin ‘helal mi, haram mı’ olduğuna bakmadan “E sıra bizde”  deyip malına mal katanlar, ‘çapına bakmadan’ devlet ricalinden kendilerine yer kapanlar topunuza “Sabah-ı şerifleriniz hayrola” diyoruz.
Uyanma vakti zahir.
‘Şafak’ söktü, karanlık bir tül gibi sıyrılıyor üzerinizden. ‘Gerçeğin’ güneşi gözlerinizi kamaştırmaya, gördüğünüz ‘toz pembe’ rüyanın aslında bir ‘kabus’ olduğunu anlamaya başlayacaksınız nasipse. Jelatine sarılmış “444’lü’akide şekerleri, arka kapıdan mutfağa atılan ‘erzak’ kolileri, ihale kazananlardan aparılan ‘iaşe’ bedelleri kalem kalem boğazınıza dizilecek gibi.
“Deniz” dedikleri ‘devlet malının’ ucu görünmüş, bütçe açığının ‘uçuruma’ dönüşmesinden endişe duyar olmuşlar. Bize karanlık, emme velakin pek muhterem Maliye Bakanı diyorsa, kulak asmak gerekmez mi?

***

Bugüne kadar her söylediklerine şeksiz, şüphesiz inandığınıza göre, şu sözlere de kulak asmanız gerekiyor herhalde:
- “Bazı bakanlar beni dinlemiyor. Kaynağını bulmadan harcamalarını habire genişletenler var.
Keşke onunla kalsa, Maliye Nazırı “Özelleştirme gelirlerinin azaldığından” da dem vurup, dert yakınıyor.
Valla biz kendi hesabımıza hiçbirine değilse de bu özelleştirme gelirlerinin azaldığına dair serzenişe harfiyen katılıyoruz.
Yıllardır yazıp çizmiyor muyuz, “Üretim yok, tarlalar çöle döndü, fabrikaların kapısına kilit vuruldu” diye.
Elde avuçta ne varsa onlar satılıp, ‘el kesesinden’ hovardalık peşine düştüler.
Sonuç?
Satacak pek de bir şey kalmadı anlaşılan. Varsayalım ki, ‘bir kaç kap-kaçak’ daha kaldı. Bu sadece vahim sonu biraz ‘ertelemeye’yarayacaktır. Yine bir gün gelecek ve aynı nakaratı tekrarlayacaklar:
- “Özelleştirme gelirleri azaldı.”
Özelleştirme dedikleri de, sık sık sövüp durdukları kendilerinden önceki cumhuriyet hükümetleri döneminde ‘ülkeye kazandırılanların’ elden çıkarılması. Aslında bu konuda da haklı sayılır hazret. 80 yılda yapılanları 10 yıl sürmedi, ‘elin gavuruna’ yahut ‘yerli işbirlikçilerine’ bağışladılar adeta.
Şöyle bir 10 yıllık daha ‘nevale’olsaydı ne olurdu sanki.

***

Bu gidişat peşinden “Yorgan gitti, kavga bitti” tekerlemesini getirecektir.
Maliye Bakanı ağzından nasıl kaçırdı bilmiyoruz, lakin “Özelleştirme gelirlerinin azalması” demek, ‘denizin bittiği’ ile eş anlamlıdır.
Bu peşpeşe birçok şeyi tetikleyecektir.
Ama müsaade ederseniz, biz ondan önce bu yeni yeni uyanmaya başlayan ekabir takımına, filmin sonunda ne türden ‘Anadolu efsanelerinin’ doğacağını bir projeksiyonla gösterelim.
İhtimal ki, bunlar gittikten sonra kimse “Ne götürdüklerini” sorgulamayacak, ‘80 yıllık’ birikimin ‘10 yılda’ nasıl eritildiğini hesaplamayacak. Kahve köşelerinde, cami avlularında, sundurma altlarında, otobüs duraklarında o saf, inanmış, zavallı insanlar kendi kendilerine mırıldanıp duracak:
- “Yahudi parmağı Yahudi. Bırakmadılar ki ol mübarek insanlar ülkeye hizmet etsinler. Ne de güzel çalışıyorlardı. Bu ülke bir kaç ülkeyi daha besler. Yok para bitmişmiş de, hazine boşalmış da. Hepsi hikaye, yediler adamların başlarını.”
Dilerseniz işin efsane boyutunu daha da allayıp, pullayabilirsiniz.
Kimileri, bu har vurup harman savuran, ülke kaynaklarını ‘uluslararası tekellerin’ hizmetine açmakta hiçbir beis görmeyen ‘muhafazakar’demokratların mezarlarından toprak almaya yeltenmezse, biz de bu işi bilmiyoruz.

***

‘444’lü jelatine sarılı şekerler boşa değil.
Biliyorlar ki, ‘çobanları’ satın almak ‘davar sürülerini’ satın almaktan daha kolay.
Hadi çıkıp desinler ki, biz çobanlara ‘ihalelerden’, ‘kamu imkanlarından’, ‘makam ve mevkilerden’ pay dağıtmıyoruz.
Onlar bunu diyemedikleri gibi, çobanlar da sürülerini ‘hangi mukaddes değerleri ters yüz ederek kandırdıklarını’ itiraf edemezler.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş