Asaleti tescillemek

Yavuz Selim DEMİRAĞ

5 Ağustos’ta kararların açıklanmasından sonra dağıldı çoğunluk. İsyan ve hüznü anlatabilmek için kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor. Tahliye olanların sevincine tanıklık biraz rahatlatabilirdi bizi, orada kaldık... MHP eski milletvekili Deniz Bölükbaşı ile sohbet ettim bir süre. Türk ordusundaki tasfiyeden, dış işlerindeki garabete kadar bir sürü mevzuya daldık. Bölükbaşı’nın yanı başında Musavat Dervişoğlu da vardı. O hengame arasında sevgili dost, MHP’nin MYK üyesi Erkan Haberal, her fırsatta kibarlığını sergileyerek ilgisini eksik etmedi. Babasının tahliye edilmesinden duyduğu heyecan yerine, intikama dönüşen, katledilen hukuka isyanı yüzünden okunuyordu. Ömrü boyunca insanlara şifa dağıtan Mehmet Haberal’ın hastalık durumuna endişeleniyordu oğul Erkan.. Çoğunluk bilmez, Haberal Hoca içeride orucunu hiç aksatmadı. Tahliye edildiği gün de oruçluydu. Tutuklandığından bu yana 12 kilo vermişti. Doktorların uyarısına rağmen oruçtan vazgeçmediği gibi ibadetini de eksiksiz yerine getirdi. CHP milletvekilleri arasında kapıya geldiğinde basın ordusuna açıklama yapmak istedi. Ama öylesine bir kargaşa vardı ki ben bile ezilme tehlikesi geçirdim. Bu yüzden el sallayıp yeniden arabaya binmek zorunda kalan Mehmet Haberal’ın bakışlarında “4 yıl 4 ay niçin içeride tutuldum.. Suçum ne?” sorusunu okudum.
Haberal’ı uğurladıktan sonra siyah çöp poşetleriyle içeriden eşyaları getirilen diğer tahliyecileri uğurladık. Kimi kimsesi olmayan Fatma Cengiz’e üzüldüm. Silivri direniş çadırının gönüllüleri sahiplendi onu. Kocasına 117 yıl hapis cezası verilen Şule Perinçek’in duygu yüklü bekleyiş anı çaptı beni. “En yakışıklı tutuklunun annesi neler hissediyor” diye havayı yumuşatmaya çalıştım. Yağmur yüklü bulutları içine hapsedip “Ama en yakışıklısı da benim oğlum değil mi?” diye söze girdi. Yabancı gazetecilerin Mehmet Bora Perinçek ile ilgili söz ve yazılarını anlattı. “Siz ailece antrenmanlısınız Doğu Bey’in kaçıncı hapsi..” diyecek oldum. Kaidesinde bronzdan bir heykel gibi duruşu ile “Sadece Doğu ve Mehmet değil içeridekilerden çok dışarıdaki aileler zulüm görüyor” sözleriyle özetledi. Şule Hanım ve Mehmet’in kucaklaşma anlarını görmeye cesaret edemedim. 8-10 dakika geçmeden Mehmet sanki okuldan geliyormuşçasına rahat tavırlarıyla göründü. Yıllardır görüşmeyen iki eski asker arkadaşı ya da akraba gibi kucaklaştık. “Yavuz Abi, çıkarken televizyonda Nihat Genç’in mahkeme ile ilgili yorumlarını seyrettim müthişti canlarına okudu..” dedi. Meğerse Mehmet tahliye kararından sonra gittiği koğuşunda Yalçın Küçük ve Fatih Hilmioğlu ile birlikte haber ve yorumları izledikten sonra çıkmış. Adına buruk sevinç bile diyemeyeceğim bir his.. İstisnasız tahliyecilerin hepsi demir kapılar ardında bıraktıkları kader arkadaşlarını düşünüyordu. Tam 16 ayını Silivri’de geçiren Müyesser dönüş yolunda uzun süre sessiz kadı. Sonra “Bugün Silivri’de sabah olmaz” cümlesi ile güne damgayı vurdu.

 


***

 


Tutuksuz yargılananlar Merdan Yanardağ’a gelince.. Sivas’ın Divriği ilçesindeki amcası ve akrabaları çok yakın dostlarımdır. Merdan ile bir kaç televizyon programında yıllar önce tartışmıştık. Dünya görüşlerimizdeki farklılıklara rağmen duruşunu takdir ederim. Oğlunun adının Alp olduğunu İdris Akyüz’ün Yurt’taki yazısından öğrendim. Mustafa Balbay’ın oğlu Deniz feryadı ile beni nasıl ağlattıysa Alp’in isyanı da yaraladı. Merdan Yanardağ gibi bu davada en ağır cezalara çaptırılanların durumlarını önümüzdeki günlerde uzun uzun yazacağım.
Sözde bayram ya.. Dursun Çiçek’in kızı İrem ile yapılan röportajları okudum. Bayram şekeri değil zehir resmen.. Babası tutuklandığında öğrenciydi şimdi avukat. Tam 4 soruşturma açılmış savunmalarından dolayı. Tarihe müthiş bir not düşüyor babasının kızı, “Vahdettin de Atatürk için idam cezası verdirmişti.. Peki sonunda kim kaçtı?” diye soruyor
Ve İlker Başbuğ’un mektubundaki ibretlik satırlar: “İnsan asılacaksa bile, bunun bir asaleti, kuralı ve insana gösterilen saygı içinde olması gerekmez miydi?”
Hiç merak etmeyin Sayın Başbuğ, tıpkı Balyoz Davası’nda olduğu gibi 5 ay sonra heyet size hakaretten bir dava daha açarak asaletlerini tesciller.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş