Asıl mesele zihniyetlerde

Ahmet GÜRSOY

                Mesele dindarlık, dinsizlik meselesi değil. Mesele, iktidarda bulunma veya bulunmama meselesi de değil.

Mesele, tam anlamıyla zihniyet, amaç ve inanç meselesi.

İşte buyurun...

Türkiye tam 15 yıldır tek parti ve tek adam tarafından yönetiliyor...

Böyle bir ülkede, işsizlik çözülmeliydi değil mi?..

Çünkü istikrar var.

Bir dediği iki olmayan, her istediğini yapan bir gecede isterse kanun çıkaran, hatta yetmezse hepsini tek torbaya topladıktan sonunda dilediğini dilediği gibi hale getiren bir iktidar döneminde Türkiye uçmalıydı.

Ama bakın üniversitelere... Fizik bitti. Üniversitelerde fen bilimleri öğrenci alamıyor...

Yol yaparak, köprü açarak geçirdiğimiz zamanın onda birini Fen'e, teknolojiye ayırdı mı bu iktidar?

Ayırmadı.

İsterse ülkesini başkasına muhtaç etmeyecek füze sistemleri kurar mıydı?

Evet!

Ama kurmadı...

                Parası vardı, bütçesi vardı ama yine de yapmadı.

                Ne yaptı?

                Yol, su ve İstanbul Boğazı'na büyük yatırımlar yaptı.

O kadar...

Gidin istediğiniz üniversiteye bakın. Fizik bölümlerini kaç kişi tercih etmiş ve kaç öğrencisi var?

Yok denecek kadar az.

Neden az?

Çünkü ülkeyi yönetenlerin fen bilimlerine yönelik istikrarlı bir politikası yok. Fen bilimlerini okuyanlar aç kalıyor da ondan.

Fen bu iktidar döneminde tercih edilmez hale getirildi... Hâlbuki bütün dünya fen sayesinde kalkınıyor. ABD'yi ötekilerden büyük yapan fen bilimlerine yaptığı yatırımlardır. Rusya'yı ABD'nin karşısına koyan gücün gelişiminde de fen bilimleri vardır. S-400 füzelerinin caydırıcılığı nereden geliyor? Peki, uzaktan gelen uçakların kontrol sistemlerini bozacak teknolojiyi kim ve ne yaratıyor?

Fen bilimleri...

İşte sen onu bitirmişsin.

İstediğin kadar köprü yap, yetmezse üstüne de halı ser... Asla ABD seviyesine çıkamazsın.

Rusya ile boy ölçüşemezsin...

Ne olacak peki?

Bilime yatırım yapacaksın...

Hâlbuki sen kafayı Osmanlı'ya takmış zihinleri oraya odaklayıp, halkı oyalıyorsun. Osmanlı geçmişte kaldı. Ne yaparsan yap kesinlikle geri getiremezsin. Getirsen bile birebir tutturamazsın. Tuttursan bile, o zihniyeti yakalayamazsın. Çünkü Osmanlı döneminden kimse kalmadı. Şimdi çözümün ana unsurunun rejimi değiştirmekte olduğunu söylüyorlar. Buna Bahçeli öncülük ediyor. Tüm sorunların ana kaynağı rejim değil ki... Eğer sorunların kaynağı rejim olsaydı, dünyanın pek çok ülkesi sırf rejimi sebebiyle batardı.

İşte bak Kuzey Kore'ye...

Seni geçti... Karadan karaya füze denemeleri yapıyor. Kınamanın ötesinde bir şey yapacak olan var mı?

Yok...

Rejim ne?

Sosyalizm... Demek ki istenirse yapılıyormuş... Rejim buna mani değilmiş.

İşte bak Çin'e?

Ne yapamıyor? Neyi başaramıyor? Hangi teknolojiyi yapamaz durumda?

Hiçbirini... Hepsini yapıyor.

Rejimi nedir?

Liberal sosyalizm.

                Buyur sana Almanya... Büyük sanayi devi. Avrupa'nın patronu durumunda...

Rejimi ne?

Bizimkilerin beğenmeyip istikrarı bozuyor dediği parlamenter demokrasi.

Bir de Türkiye dâhil İslam'a şöyle kuşbakışı bak bakalım. Nasıl görünüyorlar?

                Perişan...

                Niye?

                Dini bağnazlık, bilimsel düşüncenin önünde yürüyor ve toplumları sürüye dönüştürmüş ardı sıra götürüyor da ondan.

                Neymiş Başkanlık kuracak her şeyi düzeltecekmişiz... Zihniyetler ne olacak? Onu kim nasıl düzeltecek?

  • Yorumlar 12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş