Aşkale'deki kurtuluş örenlerine saldıran 'diaspora' hainleri

İsrafil K.KUMBASAR

Yer: Aşkale.
Tarih: 3 Mart 2008.
Erzurum’un Aşkale ilçesinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen kurtuluş törenlerinde, bölgede yaşanan ‘insanlık dışı’ Ermeni mezalimi, ‘temsili’ olarak sahneye konuluyor.
Senaryo gereği, çevre köylerden birine saldıran Ermeni çeteciler, kurdukları ‘içki sofrasında’ iyice zil zurna sarhoş olup ‘camiyi’ ateşe veriyorlar.
Kendilerine karşı koyan yaşlı imamı, tekme tokat dövüp, ‘işkenceden’ geçirdikten sonra, kurdukları ‘darağacına’ asıyorlar.
Evleri abluka altına alıp, ‘kundaktaki bebelere’ varınca kadar, kaçmaya çalışan herkesi birer birer süngüden geçiriyorlar.
Canlarından bezip örgütlü bir biçimde karşı taarruza geçen Türk milisleri, Ermeni çetecileri ‘cehennemin dibine’ gönderip, kendilerine ait toprakları işgalden kurtarıyorlar.
Ne de ‘çağdışı bir senaryo’ değil mi?

* * *

Hayır, hayır, hayır!..
Sahneye konulan, öyle ‘Ararat’ gibi masabaşında uydurulmuş bir ‘kurgu’ değil, tam 90 yıl önce ‘bire bir yaşanmış’ olan bir gerçek.
Üstelik, Ermeni katiller, öyle ‘sarhoş’ falan da değillerdi, katliamları ‘bilerek’ ve ‘isteyerek’ gerçekleştirmişlerdi.
Hatta, arkalarına aldıkları emperyalist Rus desteği ile Türk nüfusa karşı ‘etnik temizlik’ faaliyetine girişen Ermeni komitacılar, ‘henüz iki aylık olan’ bir bebeği, şişe geçirip tandırda kızarttıktan sonra, ‘tecavüz’ ettikleri annesine yedirmeye çalışmışlardı.
Ama gelin görün ki, ‘tarihi bir gerçeği’ genç nesillere aktarmayı amaçlayan böyle bir girişime imza atanları tebrik etmek yerine, ‘mal bulmuş bir mağribi’ gibi üzerine atlayan Türkiye’nin en çok satan iri gazetelerinden birisi, manşetine şu başlığı atıyor:
- “Bu çağda bu kafa.”
TMSF kontrolündeki diğer gazetenin manşeti ise aynen şöyle:
- “Nefret töreni.”

* * *


‘Ermeni Diasporası’nın yerli işbirliğine soyunan ‘liboş’ devşirmeler, AKP ileri gelenlerine soruyorlar:
- “Bu belediye başkanının AKP’de ne işi var?”
Efendim, AB sürecinde, bu tür törenlerde tarihi olaylar ‘kanlı canlı’, ‘insanlık dışı’ görüntülerle ortaya konulmamalıymış.
‘Çoluk çocuğun psikolojisini bozan’ bu tür nahoş gösteriler, Türkiye’yi dünyaya rezil ettiği gibi, ‘çağdaş toplumlara’ da yakışmıyormuş.
Haklılar, gelecek yıl ‘alternatif’ tören düzenlenmeli.
Mesela, ön planda bir Ermeni kızı, kırlardan topladığı bir demet çiçekle, Nene Hatun’u temsil eden birisine yaklaşarak şöyle demeli:
- “Nene, nene boşuna yırtınma. Bak Orhan Pamuk kardeş gibi Ertuğrul Özkök ve Ergun Babahan arkadaş da seni ayıplıyor. Ne ceset kokusu, ne karın deşmesi, tavuğunuza kışt bile demedik. Al bu çiçekleri de bize bir bardak ayran ikram et hele. Kardeş kardeş geçinip gidelim.”
Arka planda ise, el ele tutuşan Türkler ve Ermeniler Sezen Aksu’nun ‘kardeşlik türküleri’ eşliğinde ‘kadeh’ tokuşturup, ‘vals’ yapmalı.

* * *

Devşirmelerin iddia ettiği gibi, bazı gafiller, sakın ola ki kurtuluş törenlerinde ‘Ermeni askeri’ rolünü üstlenen koç yiğitler ile dalga geçmeye kalkışmasın.
Türk evlatlarına ‘tarihi gerçekleri’ unutturabilmek için ‘barış güvercini’ maskesi altında “Hepimiz Hrantız” diye kanat çırpan devşirmelere inat, gelecek nesillerin tehlikelere karşı ‘uyanık’ ve ‘tetikte’ olmaları için gerektiğinde ‘Ermeni askeri’ kılığına girebilmek de bir şereftir.
Devşirmelerin tavrını bir açıdan anlayabiliyoruz da, peki şu lafa gelince‘milliyetçiliği’ kimselere bırakmayan bir takım zat-ı muhteremlere ne oluyor?
Bu muhteremlerden biri, bakın neler diyor:
- “1999 yılında seçildim. 2000 yılında Ermeni çetecilerin gösterisini kaldırdık. Gelecek nesile tarihi bu şekilde anlatamayız. Kurtuluş törenlerinde bunun yerine folklor gösterisi yapılmalı, şiirler okunmalı. Kan akıtmanın, yakıp yıkmanın zamanı değil.”
Ne de ‘çok önemli’ bir hizmet yapmış mübarek.
Bir de utanmadan sıkılmadan çıkıp anlatıyor.

* * *


‘Milliyetçilik’ lafla değil, ancak ‘icraatla’ olur.
Öyle işlerine geldiğinde, insanların ‘milli ve manevi’ duygularını kullanıp, ‘randıman’ alamayınca yeniden ‘asıllarına’ rücu eden bir takım tipler gibi, lafı ezip bükmeye hiç gerek yok.
Parmağımızdaki yüzüğü çıkardığımız gibi, Mahmut Uykusuz’un üzerindeki ‘milliyetçilik’ üniformasını çıkarıyor, onu daha ‘layıkı’ ile temsil edeceğine inandığımız Ahmet Yaptırmış’a giydiriyoruz.
‘Vatana’ ve de ‘millete’ hayırlı olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş