Askerin terfisi ve normalleşme süreci

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Jandarmadaki tarihi tasfiyeden sonra Yüksek Askeri Şura'daki terfi ve emeklilik işlemlerinden doğrusu umutlu değildim. Jandarmanın İçişleri'ne bağlanıp, genel müdürlük statüsüne indirilmesini kimler içine sindiriyor bilmem. Ancak yurt genelinde 22 tugayı bulunan Jandarmanın, Kara Kuvvetleri'nden sonra en fazla ve güçlü personele sahip olmasının stratejik önemi ne yazık ki bilinmiyor. Bu arada Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atanarak Genelkurmay Başkanı olmasının yolu açıldı. Yaşar Paşa, komuta kademesi içinde FETÖ ile mücadelede en etkin ve samimi isim. Ancak Jandarmanın Genel Komutanı kim oldu? Henüz belli değil. Jandarma Genel Komutanlığı'nın belirlenmesi ile daha önce yapılan tasfiye ve diğer hataların telafi edilebileceği umudumuz var. Yine de çok iyimser olmadığımın altını çizmeliyim.

***

Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerindeki emekliliklerin boşluk yaratma ihtimali var. Ancak genel anlamda değerlendirmek gerekirse son 10 yılın en isabetli kararlarıdır. Malumunuz 15 Temmuz'dan sonra alelacele yapılanın dışındaki 9 yıllık süreçte terfi ve atamalarda FETÖ mührü vardı. Bu mührün tamamen kazınması kısa vadede mümkün değil. Üst rütbelerde temizlendi. Ancak aşağılarda henüz bitmiş değil. FETÖ'nün Türk ordusuna verdiği zarar öyle 3-5 yılda telafi edilecek cinsten değil. Acil ihtiyaç için personel alımlarında burnumuza iyi kokular gelmiyor. Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan üniversite kapsamında personel eğitimi şu vaziyette sağlıklı olmaz. Kimileri AB kriterleri yüzünden kimileri de Tayyip Erdoğan'ın henüz dinmemiş öfkesinden dolayı askeri liselerin açılmasına ihtimal verilmiyor. Defalarca yazdım. Tekrarında fayda görüyorum. Ağaç yaş iken eğilir. Dünyanın en önemli ülkelerinde ortaokul seviyesinde askeri okullar var iken, Kuleli, Işıklar, Maltepe ve Deniz Lisesini kapatmak askerin ruh ve beden olarak gelişimini engellemek ile eşdeğerdir. Darbecilerin büyük çoğunluğunun sivil liselerden geldiği ortaya çıkmıştır. Sadece askeri liseler değil ordunun ağır yükünü omuzlayan astsubaylar için de Astsubay Hazırlama Okullarının açılması olmazsa olmazdır. Bu okullardaki başarılı öğrencilerin subay olmak üzere Harb Okullarına geçişi de yeniden sağlanmalıdır. İnatlaşmanın bu ülkeye fayda getirmediği gibi hangi zararları açtığı ortadadır.

***

Türkiye'nin hızla normalleşme sürecine girmesinde toplumun bütün kesimleri mutabık. O halde normalleşme için neden ciddi adımlar atılmaz! Ülkemizin 15 Temmuz'da ciddi varta atlattığını kimse inkar etmiyor. Ancak olağanüstü halin üzerinden bir yıl geçti. Bu gidişle uzayacağı da biliniyor. Revizyon geçiren hükümet öncelikle OHAL'in kaldırılması ile ilgili tarihi ilan etmelidir. Dindar nesil yetiştirme amacıyla yap bozlarla kindar nesillerin gelişini sağlayan iktidar bilimin ışığında eğitim için kolları sıvamalı. Sadece Tayyip Erdoğan'a yaranmak için yapılan yeni müfredat uygulamaya konmadan iflas etmiştir. Erdoğan'ın yalakaları gerçekten "Reis"in gözüne girmek istiyorsa O'nun gösterdiği yüzde 50 artı 1'i hesaplamalı. Yarın seçim olsa sorusunun yöneltildiği araştırma raporları ortada. Türkiye acilen normalleşme sürecine girmediği takdirde yüzde 40'lara düşen AKP oyları daha da aşağı düşecektir. Sonuç olarak eşya ve tabiatın yasası var. Hiç bir ürünün son kullanma tarihi sonsuza kadar sürmez. İstibdat arttıkça süreç hızlanır.

Not: Okuyucularımız Kayseri'de yıllarca yapılan, önce Devlet Bahçeli tarafından yasaklanan Erciyes Kurultayı'nın şimdi de Valilikçe yani devlet tarafından engellenme meselesini soruyor. Önce "Ferman Padişahınsa dağlar bizimdir" Avşar deyişini hatırlatalım. Yarın Erciyes'i yazmak üzere sevgi ile kalın...

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları