Askerlik anılarım ve torunum!..

A+A-
Altemur KILIÇ
Sülaleden asker bir ailenin oğluyum... Türk ordusuna bağlılığımın asıl sebebi de bu; “küçük zabitlik” ten, (astsubaylıktan) savaş alanında, Çanakkale’de Alçıtepe’de yaralanmış ve subaylığa terfi ettirilmiş, Babam Kılıç Ali’den ve Mustafa Kemal’in emir subayı Topçu Yüzbaşısı Muzaffer Kılıç’tan orduma bağlılığı ve silah kullanmasını öğrendim. Amcam bana topçu komutlarını öğretirdi... İsmet Paşa, Ankara’da Kavaklıdere’deki evimize briç oynamaya gelince, beni çağırır kucağına oturtur; “Haydi bakalım topçularına komut ver” derdi. Ben bu komutları tekrar edince de alnımdan öperdi. 

              Atatürk ve babam Kılıç Ali

Silah sevgisi
Yanında yetiştiğim amcam Muzaffer Kılıç silahlarını bana gösterir, nasıl kullanılacaklarını öğretir ve “Ben ölünce bunlar sana kalacak” derdi. Ama ne yazık ki 27 Mayıs darbesinde bütün bu silahlar müsadere edilmiş...

Ve Kore
1950’de New York’ta BM’de iyi bir görevim vardı. Emekli olana kadar orada kalabilirdim. Ama bir taraftan askerlik görevimi yapmak sonra da gazeteciliğe dönmek için istifa ettim... Türkiye’ye döndüm ve askere gitmek üzere Ankara’ya koştum... Bizi teste tabi tuttular ve hâlâ anlayamadığım nedenlerle İstihkam sınıfına ayırdılar... Bu sınıf mühendislik gibi bir  “Fen” sınıfı. Benim ise matematikle-fizikle aram hiç yoktu!  Halıcıoğlu’ndaki Yedeksubay İstihkam Okulu’nda çok sıkıntı çektim... Adayların çoğu mühendis, mimar... Olmayan, bir rahmetli Profesör Tarık Zafer Tunaya bir de ben... Matematik hesap gerektiren mesele, Köprücülük gibi derslerde afallayıp kalıyorum. Soru sormaya kalkışınca bütün sınıf “Biz biliyoruz, sus” diye beni susturuyorlar.
Çoğu bu konuların kitaplarını yazmışlar. Çavuş çıkarılacağım diye ödüm patlıyor... Ama ne ise Allah’ın büyüklüğü, okulu bitirdim ve o zamanın deyimiyle tek demirli “potas” oldum. Yemin töreninden önce Komutanımız “Kura çıkan biri Kore’ye gitmek istemiyor, yeni nişanlanmış. Var mı gönüllü gitmek istyen” dedi... Ben de yeni evliyim ama tereddüt etmeden atıldım “Ben” dedim.
Babam bu hareketime ne diyecek diye merak ediyordum... “Ne işin var Kore’de” diyebilirdi ama hiç de öyle olmadı. “Aferin benim oğlum. Bana ve sana yakışanı yaptın” dedi. Çekmeceden tabancasını çıkardı ve bana verdi “Oğlum al bunu iyi muhafaza et. Ancak gerekince kılıfından çıkar işini bitirmeden de kılıfına sokma” dedi. Bunu hiç unutmadım.
Kore’de görevimi yaptım, Genelkurmaydan takdirname aldım. Ama asıl Türk askerini yakından tanıdım. Babamdan, amcamdan öğrendiklerim masal değildi.
Birçok yerinden yara almışken, sabırla dakikalarca sahra hastanesinde ayakta durmakta ısrar eden, savaş alanında süngüsüyle Çinlilerin kötü rüyası olan Mehmetçiği ve gözlerini budaktan sakınmayan subaylarımı yakından tanıdım. Türk askerleri Çinlilere esir düştüklerinde, bütün beyin yıkama işkencelerine rağmen, emir komuta zincirini muhafaza ettiler ve hiç fire vermediler...
Ahmet Ölçer adlı bir bölük komutanım vardı. İnşallah hayattadır!  O, Türk subayının hem bilgi hem kahramanlık açısından simgesi idi... İstihkamcıların görevi sadece siper kazmak ve köprü yapmak ve köprülere, yollara patlayıcılar koymak değil... Gerektiğinde piyade gibi savaşmasını da bilirler. İşte böyle bir durumda, Ahmet Yüzbaşım birkaç yerinden ağır yaralandı... Onu birkaç kilometre geriye Diyarbakırlı Kürt asıllı kahraman bir er taşımıştı! Ve bölükteki üç Kürt asıllı erimize çok güvenirdik.


Torunum göreve gidiyor 
Temmuzun başında, Amerika’da yaşayan torunum Tolga Alemdar, Burdur’daki 58. Piyade Eğitim Alayına, kısa devre askerlik yapmak için katılacak. Bence bir ay askerlik pek az... Ama güzel olan, O’nun da Amerika’daki işini ve koltuğunu bırakıp, vicdanı retçilik vs. gibi bahanelerin ardına sığınmayıp vatan görevine koşması. E, tabii kimlerin torunu...
Allah kısmet ederse 10 Temmuz’da Burdur’da yemin töreni var. Ben başta, babamın İstiklal Madalyası olmak üzere madalyalarımı takıp bu törene gideceğim.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları