Askerlik üniforma değil ruhtur

Savaş SÜZAL

Türkiye’de gün geçmiyor ki iktidarı bir şekilde ele geçiren grup, askerine saldırmasın. Bu ne bitmez tükenmez ve derinlere inen bir birikmiş kin ki sonu gözükmüyor.
Genelde her ülkenin askeri o ülkenin gururu ve varlığının garantisidir. Bu kadar yıldır ABD’de yaşıyorum, geldiğimden bu yana üçü Cumhuriyetçi ikisi Demokrat beş Amerika başkanı ve yönetimi gördüm. Bunlar arasında Reagan döneminde bir İrangate skandalı yaşadık ve izledik.
Genelde iktidarların dönemleri içinde bir dizi askeri sorun oldu. Homoseksüellikten, askeri casusluğa kadar boy boy ve çeşit çeşit. Ama hiçbir zaman askeri, tümden silmediler, askeri onore etmeye dikkat ettiler. O Vietnam savaşından mağlup çıkan ordusuna ve askerine bile sahip çıktı Amerika ve Amerikalılar.
İktidarlarla uyuşamayan generaller de oldu sivil yöneticiler de. Ama hiç biri askerini mahkemelerde süründürüp cezaevlerinde manevi işkenceye tabi tutmadı. Çünkü ülkenin askeri; gururuydu, gücüydü.  Neden bu halk kendi askerini sevmez oldu. Acaba kendi askerlik dönemlerinde yaptıkları mıntıka temizlikleri ve marş marşların mı intikamı alınıyor, bilemiyorum
Bize gelince. Ben o ocakta yetiştim. Karavanadan yediğim kuru fasulyenin tadını hiçbir lokanta ve hanede bulamadım. Ortaokulu bitirip liseye başladım. Kuleli Askeri Lisesi’ne. Sınıf subaylarımız Türk Ordusu’nun gurur kaynağı şerefli insanlardı. Hiç birinin ne katı, ne de yalısı vardı Bodrumlarda sayfiye yerlerinde.
Babam Ordu Yardımlaşma’dan aldığı kredi ile mütevazı bir ev sahibi olabilmişti. Tüm eşyalarımız babam emekli olana kadar portatif ve sökülür takılır cinstendi. Çadır bezinden yapılmış bir büyük bohça hesabı birkaç hurcun içine doldurur ve yeni tayin yerine giderdik.
Babamların zamanında ve bizim zamanımızda iyi bir subay kıtada belli olurdu. Subaylar bürolarda NATO ofislerinde terfi beklemezdi. Hiç unutmuyorum, Kuleli’den arkadaşım Harbiye’den sınıf arkadaşım Ünal’ın babası Piyade Albay Mehmet Işıldar’ın, Cemal Tural’a karşı pala bıyıkları için verdiği mücadeleyi. Dikkatinizi çekerim, terfii için değil bıyıkları için. Şimdi bakıyorum da palabıyıklılar, Bakan istedi diye takla atıp oynuyor. Demek ki bıyık artık yalnızca süs ve bıyıklı erkeklerimiz de süslü bebek.
Bize asker ocağında vatan için ölmeyi öğrettiler. Vatandan çıkar sağlamayı değil. Şimdilerde NATO askerleri var ülkemde silah arkadaşlarını anında terk eden, Mustafa Kemal’in değil. Ama günahlarını almamak lazım, bu bozulma ta hani şimdilerde sorgulanan eski iktidarlardan Tansu Çiller zamanında başlamıştı. Ne zaman 30 Ağustoslarda Kara Harp Okulu yürüse oturur ağlardım. Ancak bugünlerde artık genç Harbiyelileri görünce başka nedenlerden dolayı içimden ağlamak geliyor. İşte bu yüzden askerlik bizim zamanımızda üniforma değil ruhtu. Ruhu olmayan asker bence yalnız kurşun askerdir.
Ama ben olsam Başbakan’ın yerinde, içeride sayıları en fazla beş bin olarak verilen bir terör örgütü ile baş edemeyen bir kuvvete güvenerek de sağa sola efelenmem. Sonunda üzülmek çıkabilir bahtınıza. Üzülmemek elde değil hele hele şimdilerde Harp Okulu’na da burunlarını sokmaya başladılar ya.
Daha önce de yazmıştım. Washington’da yeniden Türk derneklerinin toplantıları başlıyor. Ama dikkatimi çeken Ali Babacan’ın ABD başkentine gelmesi. Özellikle IMF’in ve Dünya Bankası’nın yıllık raporlarında Türk ekonomisi konusunda çıkan uyarıların ardından. Ne yazık ki Türk ekonomisinin küçüleceği yolunda resmi açıklamalar var. Bu uyarılarda enflasyondaki artışın da hızlanacağı vurgulanıyor.
Ama Bakan’ın oynatıp takla attırdığı bir halkın bu tür aşağılanmalara tepki göstermemesinden yola çıkarak gelecek zamları da sinesine çekeceğinden eminim. Yakında müjdeleri alırsınız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş