At izi it izine bir de Bozkurt izi karıştırdılar!

At izi it izine bir de Bozkurt izi karıştırdılar!
7 Eylül günü düğmeye basılan ve ülkücülere karşı başlatılan FETÖ'cü iftirasına tepkiler sürüyor. Bir tepki de İsmail Oskay'dan geldi.

Haberhergün yazarı İsmail Oskay, "Ülkücüden FETÖ'cü çıkmaz" başlıklı yazısında Ülkücülere yönelik başlatılan bu kumpasa dikkat çekerek, at izine it izinin dışında kurt izinin de karıştığını söyledi ve bu tür iftiralara dayalı, metanetsiz, isimsiz mektuplarla linç girişiminde bulunmanın halktan daha çok tepki alacağına dikkat çekti. 

Tutuklanan Kerim Çoraklık'ın ve diğer ülkücülerin serbest bırakılmasını isteyen Oskay, "Ülkücülerde verilecek bir sarı öküz yoktur" dedi.

İşte İsmail Oskay'in o makalesi:

AT İZİ, İT İZİNE BİR DE BOZKURT İZİ KARIŞTIRDILAR

Şimdi yine yıllardır başta  FETÖ ve benzeri örgütlerin milletin geleceği, devletin bekası için nasıl bir tehlike olduğunu onlar yazdı, onlar konuştu.

Çok değil daha üç beş yıl önce iktidara yakın olan yüzlerce, iş adamı ihale kapmak için maklube toplantılarında himmet yardımları yaparken, bugün dahi görevde olan bir dizi bürokrat, siyasetçi, gazeteci, üst düzey yönetici FETÖ okullarını ziyarete gidip yardımlarda bulunurken, şimdi bakıyorum da herkesten çok FETÖ düşmanı gibi ekranlarda rol kesiyorlar.

Bizde soruyoruz; Balyoz, Ergenekon, Sarıkız, Yakamoz ve askeri casusluk davaları, farklı kesimlere karşı FETÖ’cü savcı, hâkim ve polis müdürleri tarafından yapılan kumpas operasyonlarında daha soruşturmalar bitmeden, ifadeler alınmadan algı yaratmaya dönük haber yapan, servis eden ve tüm bu kumpasların savcısı hâkimi gibi hüküm veren gazeteciler, siyasetçiler ve iş adamları neden sorgulanmaz?

O gün Türk ordusuna kumpas kurarak FETÖ’cülerin terfilerinin önünü  açan Balyoz ve Ergenekon davalarını asrın linç kampanyasına dönüştüren, o dönemin Başbakanını yani Sayın Cumhurbaşkanını  kandıran, yanıltan, gazeteci, siyasetçi ve bürokratlar nerededir? Yani Cumhurbaşkanı haklıdır. Beceriksiz, korkak, yalancı ve koltukçu bürokratlar, taklacı siyasetçiler, parselci ve cinci belediyeciler, FETÖ ile ortaklıkları olan dönme dolap iş adamları ve iktidar nimetini kaybederim korkusundan iktidar partisine çöreklenmiş takla güvercini yöneticiler bu davayı sulandırmak için elinden geleni yapmaktadır. Yani sadece AT izi, it izi karışmadı, Ülkücülere yapılan operasyonlarla bir de KURT İZİ karıştırdılar.

Şimdi Tüm bunlar dururken Yeniçağ gazetesi yazarlarının, Meral Akşener ve MHP kongresi ile ilgili kalem oynatmış ülkücülerin bayram dâhil günlerce tutulması bile bu davaya zarar vermek için yeterli bir sulandırmadır. Her biri FETÖ ile yıllardır mücadele eden bu Ülkücülerin acilen ifadelerinin alınıp hürriyetlerine kavuşmaları gerekirken, bayramı bile ailesinden ayrı, nezarethanede geçiren bu ülkücülere yapılanlar bir yıldırma, gözdağı ve korkutma operasyonu mudur?  

Maalesef asrın en trajikomik iddiası da bu olsa gerektir.

1 Kasım seçim yenilgisi üzerine MHP’li delegenin ekser çoğunluğunun kanuna, tüzüğe uygun bir şekilde olağanüstü kongre istemesi kendi partisine, kendi evine sızma iddiası olarak ortaya atılmaktadır.

Ülkücüler yıllardır FETÖ devlete sızıyor dediğinde, hani bir zamanlar eski bir AKP’li  bakan vardı “Buna kargalar bile güler diyen” aha işte şimdi kargalar ve bir de FETÖ gülüyordur sanırım.

Ülkücüler ve MHP’li üst kurul delegesi kendi partisine sızar mı?

Böyle bir akıl tutulması olur mu?

Üst kurul delegeleri siyasi partilerin en üst karar alma mekanizmalarıdır, hala bunu bilmeyen siyasetçi, siyaseti bıraksın, gazeteci kalemini kırsın atsın, hâkim savcı varsa o cübbeyi çıkarsın ve görevi acilen bıraksın, bu bir komedidir.

Yoksa içeriye mesnetsizce aldıkları birkaç kişi üzerinden Meral Akşener’i yaftalamak ve delil oluşturmaya çalışmak ve hedef saptırmaksa amaç  bu tür  ucuz numaralardan vazgeçilmelidir. Bu tür bir iftiraya dayalı, mesnetsiz, isimsiz mektuplarla ve siyasi rakiplerin organizasyonu ile oluşturulan iddialara dayalı Meral Akşener’i  ve sevenlerini linç etmeye dönük bu tür hareketler gün geçtikçe halktan ve tabandan daha  çok tepki alacaktır.

Eğer bu şekilde iddialar doğruysa FETÖ/PDY davasına zarar verecek bu tür saptırmalar ve siyasi tavırlar engellenmeli,  gözaltına alınan ülkücülerden  geriye kalan Kerim ÇORAKLIK ve diğer arkadaşlar acilen serbest bırakılmalıdır.

Ülkücülerde verilecek bir sarı öküz yoktur. Yoksa niyetiniz Ülkücüleri  ısmarlama  listelerle ve asılsız, imzasız ihbarlarla gözaltına alıp korkutmaksa amaç, bu kumpasa  sarılanlar bilsinler ki Ülkücüler, sadece Allah cc. dışında, gözünün gördüğü hiçbir şeyden korkmazlar. 

Azıcık tarihe bakın anlarsınız Ülkücü kimdir? Rahmeti Seyid Ahmet Arvasi’nin şu veciz ifadesi sanırım size bir şeyler anlatır: “Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir Ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır.”

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş