At iziyle it izini kim ayıracak?

İki gün önce ilginç bir haber düşmüştü medyaya... Samsun'daki bir seminere katılan 5 hâkim FETÖ'ye üye oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı... Hâkimlerden 3'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi... Çorum Sulh Ceza Hâkimi M.T. ise tutuksuz yargılanmak üzere, 'adlî kontrol şartıyla' serbest bırakıldı...

İşin ilginç tarafı hâkim M.T.'nin Çorum'da şimdiye kadar FETÖ soruşturmaları kapsamında 517 kişiyi yargılayıp cezaevine göndermiş olması... Kaymakam tutuklamış, hâkim tutuklamış, polis tutuklamış, gardiyan tutuklamış, öğretmen tutuklamış, imam tutuklamış... Şimdi ise aynı suçtan kendisi şüpheli...

Doğrusu nedir bilmiyoruz ama at iziyle it izinin gerçekten birbirine karıştığı muhakkak... Bu mücadeledeki fahiş hataların artık iktidara yandaş medyadaki bazı kalemlerce de dile getiriliyor olması, bunun bir 'sosyal facia'ya doğru gittiğine dair yorumların artması sıkıntının boyutlarını gösteriyor...

Eğer adliyeden kaynaklanan kimi hatalar kasıtlıysa ve bunlar bizzat darbecilerin uzantıları tarafından yangını büyütmek ve mağduriyet dalgasını yaymak için organize ediliyorsa, devlet aklının burada daha fazla geç kalmadan devreye girmesi gerekiyor... İşi bilenlerin, "Bu mücadele yöntemi FETÖ'cü olmayanları FETÖ'nün kucağına itiyor" tespiti ciddiye alınmazsa, mevcut problemin gittikçe daha ağır bir sarmala dönme ihtimali var...

***

'FETÖ'cülük' pek çok alanda iftira silahı olarak kullanılıyor... Parti içi muhalife saldırılacaksa, siyasî hasıma iftira edilecekse, kamuda iyi bir yere gelmek için bir başkasının ayağı kaydırılacaksa bu ucuz yöntem çok çabuk rağbet görüyor... Bu yöntem o kadar ayağa düştü ki, zaman zaman komik örnekler ortaya çıkıyor... Evlenme teklifini kabul etmeyeni, evi boşaltmayan kiracıyı, mirastan istediği payı vermeyen babayı, muhtarlık seçimlerinde oy vermeyen seçmeni ihbar edenler de medyaya yansıyor...

15 Temmuz darbecileriyle mücadeleye verilebilecek en büyük zarar, soruşturmaların farklı toplumsal kesimlere yayılarak sulandırılması ve sadece 'cemaat' düzeyinde 'gevşek bağlarla bağlı' insanların da 'doğrudan darbeci' gibi algılanarak 'terör örgütü' iş birliği yapan veya doğrudan mensup olan' sınırlarının çok geniş tutulmasıydı... Buna ilâve olarak da siyasetçilerin korunuyor olduğuna dair ağır şüphe, adâletin üzerine töhmet düşmesini sağlıyor...

***

Yandaş medya bu mücadeleyi, bilerek veya bilmeyerek, sulandırma veya 'başkalarını susturma/korkutma/etkisiz hâle getirme' gibi gerekçelerle çok kötü bir misyon üstlenmiş durumda... O kadar ki, bütün muhaliflere ve farklı düşünenlere 'FETÖ'cü' damgası vurmanın ciddiyeti nasıl azalttığının ve gerçek suçluya hizmet ettiğinin farkında bile değil... İftiraların başka kesimlere yayıldıkça 15 Temmuz'u yapanların ellerini ovuşturduğunu göremeyecek kadar körleşmiş durumda...

***

Son olarak abandıkları isim Rasim Bölücek oldu... Siyasî danışmanlığını yaptığı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'adâlet' temalı yürüyüş kararından sonra hedef tahtasına yatırılmak istenmesi son derece manidar...

Rasim Bölücek'i 1980 darbesinden sonra ülkücülerin yeniden ayağa kalkmaya çalıştığı yıllardan beri tanırız... Yokluk yıllarında omuzunu mücadelenin altına sokanlardı... Babası 'Cemal amca' ülkücüler için, özellikle de rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu için özel bir insandı ve 'mânevi baba' niteliğindeydi... Ağabeyi Hasan Bölücek, 80 öncesi ve sonrasındaki mücadelesiyle ülkücü hareketin sembol isimlerinden birisi olarak değer buldu...

Rahmetli Yazıcıoğlu iki kardeşe hep öz kardeşi muamelesi yaptı... Rasim Bölücek tıp doktoru olmasına rağmen propaganda ve reklâm alanında uzmanlaştı... Uzun yıllar MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye danışmanlık yaptı ve 1999 seçimlerindeki kampanya başarısının mimarlarından biri oldu...

Bugün siyaseten durduğu yeri kimileri eleştirebilir ama ona böylesine ağır bir ithamda bulunmak hiç kimsenin haddi olamaz... Hele hele bu darbecilere yıllar yılı 'partnerlik' edenlerin hiç olamaz... Bu iftira, sadece iftiranın sahibini vurur...

Bölücek'in sosyal medyadan paylaştığı şu sözleri aslında her şeyi özetliyor: "İzan ve akıl dışı iftiralarınızın, namussuzca yaptığınız itibar cellatlığının hesabını hukuk önünde vereceksiniz. Sizden âlâ FETÖ'cü mü olur?"

Yazarın Diğer Yazıları