ATATÜRK DÖNEMİ EKONOMİSİ

A+A-

Bugün Uluslararası Para Fonu’na (IMF) ümüğümüzü sıktıralım mı, sıktırmayalım mı diye tartışırken, bir kez daha Atatürk’ün ekonomi modeline bakmak gerekir.
ABD merkezli, hem finans hem de tüm piyasaları kapsayan “küresel ekonomik kriz” Atatürk’ün “karma ekonomi modelinin” nasıl geçerli olduğunu göstermişti. (Bunu, “Kapitalizm Çöküyor” başlıklı yazımda vurgulamıştım.)

“... YOKSULLUKTAN KURTULAMAZ”
 Mustafa Kemal Atatürk askeri zaferlerin ekonomik zaferlerle taçlandırılmasının şart olduğunu söylemişti.
Şu sözler de ona ait:
- “Bilirsiniz ki, ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz, toplumsal ve siyasi felaketlerden yakasını kurtaramaz. Memleketin idaresindeki başarı da, ekonomide edinilen bilgilerin derecesiyle orantılı olur.”
- “Bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zafer süngü zaferleri değil, ekonomi ve ilim ve kültür zaferleri olacaktır. Ordumuzun şimdiye kadar kazandığı zaferler memleketimizi hakiki kurtuluşa yöneltmiş sayılamaz. Bu zaferler ancak gelecek zaferlerimiz için kıymetli bir zemin hazırlamıştır. Askeri zaferlerimizle gururlanmayalım. Yeni ilim ve ekonomi zaferlerine hazırlanalım.” (1923)

OLMAYAN PARAYI HARCAMAK...
Kurtuluş’tan sonra “iktisat toplantı ve kongrelerine” büyük ağırlık veren Atatürk, yerli malların kullanımı için de kampanyalara öncülük etmişti.
Yukarıda söylediği gibi, “ekonomisi zayıf bir ulusun yoksulluktan, toplumsal ve siyasal felaketlerden kurtulamayacağına” işaret ederken, sanki bugünleri anlatıyor gibi.
İşte bugünlerde, IMF kapısında -TÜSİAD’ın da anlaşılmaz ısrarı ile- çırpınıp duran AKP Hükümeti, “olmayan parayı” harcamaya devam ediyor.
Parasızlıktan her ürüne ve özellikle enerjiye inanılmaz zamlar yapan AKP Hükümeti, “bedava” kömür vs. dağıtıyor. Bugün neredeyse Türkiye’nin büyük bölümünün havası kömür zehirinden solunamaz duruma geldi. (Televizyonlarda ise, Hükümetin öncülüğünde “temiz hava” reklamları dönüyor!!.. Sigara dumanından kurtulmak isterken, tüm ülkede kötü kömürün dumanı ile göz gözü görmüyor!..)
Özal’ın ekolünü temsil ettiklerini söyleyenler, onun “Almadan vermek Allah’a mahsustur” sözünü hatırlıyor mu acaba? Yoksa, yerel seçim öncesi “oy uğruna” her şey mübah mı?..

ATATÜRK’ÜN İHRACATI ..
Türkiye’yi yönetenler için her dönem farklı “bahaneler” var. Bugünkü bahane “küresel ekonomik kriz!”
Atatürk döneminde de “küresel ekonomik kriz” vardı: 1929 Buhranı!..
Üstelik, ülke Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmıştı, önceki sayısız savaşın akabinde.
Yoksulluk içindeki ülkeyi imar eden Atatürk, kısa zamanda ihracatı ithalatın üzerine çıkarmıştı.
Bugün “ihracatın ithalatı karşılama oranı” nın yükselmesi sevinçle karşılanıyor. Oysa, Atatürk döneminde bırakın ihracatın ithalata yaklaşmasını, inanılmaz biçimde ihracat ithalatın üzerine çıkmıştı.
Yıllara göre örnek vereyim.
Cumhuriyet kurulduğunda ihracatımız 85 milyon TL, ithalatımız 145 milyon TL idi. (İhracatın ithalata oranı yüzde 59.)
Bir yıl sonra bu oran yüzde 80’e çıktı. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı döneminde ise Atatürk Türkiye’si bir inanılmazı başardı. 1930’da ihracatın ithalata oranı yüzde 103 oldu!.. Yani, ihracat ithalatımızı geçti.
Bu, sonraki yıllarda da devam etti.
Atatürk’ün ölümünden bir yıl önce, 1937’de, bu oran yüzde 120 olmuştu. Rakamsal ifadesi ise; ihracatımız 138 milyon TL, ithalatımız 114 milyon TL idi.
Atatürk’ü küçültmeye çalışanların, onun sadece savaş meydanlarında değil, en büyük savaşın sürdüğü ekonomi alanında da ne büyük deha olduğunu görmelerini bekleyebilir miyiz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları