Atatürk ne yapardı?

A+A-
Altemur KILIÇ

“Mustafa” filmiyle Mustafa Kemal Atatürk’ü yanlış anladığını, hatta hiç anlamadığını kanıtlayan Can Dündar dostumuz, “Barış cesurların işidir” diyor. Herhalde “açılım”ın ilk perdesinde yaşanılan rezaletin son perdesi münasebetiyle... Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşında zaferi kazandıktan sonra mağlup Yunanistan’la barış açılımı yapmıştı. Bu “medeni cesaret” ve alî cenaplığı, Yunan Bayrağını çiğnememesi gibi O’nun büyüklüğü idi.. Ama O’nun bu “cesaretini” bugüne ve iktidarın aymaz, pervasız cesaretine benzetmek, kökünden yanlış.. Koşullar aynı değil ve “açılımın” komutanları “Mustafa Kemal” değiller...

Atatürk yaşasaydı
Atatürk yaşasaydı, aynı koşullarda
ne yapardı? 
Benim itiyadımdır, ülkenin problemleri hususunda “Atatürk yaşasaydı, ne yapardı?” diye düşünürüm... Ve bugünlerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anarken ve ararken hep bu soruyu  soruyorum; Atatürk, “Kürt Sorunu” hususunda ne yapardı... “Açılım” konusunda ne der, ne yapardı?
Önce, Atatürk yaşasaydı, bütün bu olanlar kesinlikle olamazdı... Çankaya’ya Abdullah Gül çıkamazdı... Atatürk, Erdoğan’ı Başbakan yapmazdı. Türkiye Cumhuriyeti AB’nin, ABD’nin emrine, yörüngesine girmezdi! Böylesine “aydınlar”, yazarlar, yalakalar seslerini çıkaramazlardı... Türk Ordusuna ve komutanlarına saldırmaya cesaret edemezlerdi!! Onurlu Türk askerleri, gerçek aydın profesörler hoyratça derdest edilip yargılanmazlardı...
Türkiye’yi bölmeye kimse cesaret edemezdi. Bölücüler inlerinden başlarını çıkarınca, yabancılardan icazet beklemeden başları ezilirdi! Diyarbakır ve Habur’da yaşananlar hayal bile edilemezdi...
“Kürt Sorunu” filan olmazdı... Kimse hatta Başbakan bile, Türk kimliğini “Türkiye Türklerindir” gerçeğini tartışmaya cesaret edemezdi. Bunlar devletin temelleriydi! 
 “Türk dili” Kürtçe saldırsına uğramaz, eğitim birliğinin delinmesi düşünülemezdi... “İmam Hatip Okulları”, “Milli” eğitimin mihrakı olamazdı!
Ve ne içeriden ne de dışarıdan, O’nun heykellerini yıkmayı, resimlerini kaldırmayı kimse düşünemezdi bile.. Bu heykeller O’nun emriyle yapılmamıştı, bütün duvarlara resimleri de talimatla asılmamıştı. Ama Türk milletine bu öneriler yapılmış olsa, önce millet feveran ederdi!
Ama Atatürk dahiyane öngörüşü ile bütün bu olacakları görmüş, “Gençliğe hitabesinde” ifade etmişti.. Kurduğu Cumhuriyeti Türk Gençliğine emanet etmiş ve fakat ne acıdır ki gün gelecek bir takım sözde aydın hocaların, kendilerine emanet edilen gençlerin beyinlerini yıkayacaklarını tahmin edememişti!
Atatürk, evet tek adamdı ama, kendisine ‘Siz diktatör müsünüz’ diye soran Amerikalı gazeteci Dorothy Thompson’a söylediği gibi “demokrasiyi” dikte etti.
Bugün, O’na her zamandan fazla ihtiyacımız var... Ama korkarım Atatürk Anıtkabir’inden başını çıkarsa, birileri o’nu tutuklayıp Silivri’ye götürmeye
çalışırlar...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları