Atatürk’ün boyu 1.74 mü?

Muhiddin NALBANTOĞLU

 

Atatürk’ün boyu konusu, daha önce de balmumu heykellerinin aslına uygun ölçülerde olup olmadığı yönündeki tartışmalarla gündeme gelmişti.

 

Genelkurmay’ın Atatürk’ün özlük bilgilerine dayanarak boyu ile ilgili yaptığı açıklamanın ardından konu enine boyuna tartışılmaya başlanınca, bizzat yaşayarak şahit olduğum ve meseleye ışık tutacak bir olayı sizlere aktarmak kaçınılmaz oldu.

 


Genelkurmay’ın Atatürk’ün boyunun 1.68 değil de 1.74 cm olduğunu açıklamasının ardından farklı görüşler ortaya çıktı. Bunun üzerine kimi tarihçi, kimi siyasi, kimi otorite, kimi gazeteci yazar pek çok kişi bu konuyu kamuoyunda enine boyuna tartışmaya başladılar. Bu konuda bizzat yaşayarak şahit olduğum bir olaya dayanarak söyleyeceklerimle meseleye ışık tutacağıma inanıyorum. Atatürk’ün boyu meselesi gündeme gelince; hasbelkader yaşadığım bu olayı siz değerli okuyucumlarımla paylaşmadan edemedim. Şöyle ki; 1960 yılı öncesiydi. Boyunun kısalığı dolayısıyla, “Mini mini valimiz” olarak bilinen Fahreddin Kerim Gökay İstanbul Valisi bulunuyordu. Ünlü tarihçimiz Reşad Ekrem Koçu’nun Göztepe Kayışdağı Caddesi’ndeki evinde bir yılbaşı gecesi toplantısı vardı. Devrin ünlüleri yılbaşı vesilesiyle Reşad Ekrem Koçu’nun evinde sohbet ve eğlenmek üzere biraraya gelmişlerdi. Bu toplantıya katılanlardan hatırladıklarım şunlardı: Radyoevi Müdürü ve ünlü bestekar Mesud Cemil Tel, yine ünlü müzisyen ve piyanist Orhan Borar, ressam Behçet Cantok, Reşad Ekrem Koçu’nun yayınladığı İstanbul Ansiklopedisi’nin mensubu ünlü tarihçiler ve yazarlardan oluşan seçkin bir topluluk... Bunların yanısıra neyzen, kanuni ve kemaniler de vardı ki, onların olduğu yerde elbette müzik de olacaktı. Musiki ve sohbet derken saat gecenin 03:00’ünü bulmuştu.  Tam bu sırada evdeki telefon çaldı. Reşad Ekrem Bey bakmak için telefona gitti. Telefonu açtıktan sonra arayan kişiyle hararetli şekilde tartışmaya başladı. Bir ara telefonun diğer ucundaki muhatabına, “Ne bileyim ben boyunu?.. Tevekkeli sana boşuna deli doktoru dememişler...” diye çıkıştığını işittik.
Sonra telefonu kapatıp yanımıza dönüşünde Reşad Ekrem Bey, “Arayan kimdi biliyor musunuz?” diye sorup şöyle devam etti:
 “Gecenin bu saatinde valimiz Prof. Dr. Fahreddin Kerim Gökay!..
Sorduğu soruya bakınız: ’Üstad, biz burada arkadaşlarımızla bir konuda tartışmadayız. Bunu ancak bilirse tarihçi Reşad Ekrem Bey bilir, dedik ve size sormaya karar verdik: Atatürk’ün boyu kaç santimdi?..’
Şu işe bakın, ben ne bileyim Atatürk’ün boyunun kaç santim olduğunu... Bunu onun sofrasında bulunanlara sorunuz. Mesala Sadi Irmak’a, General Fahri Belen’e, Prof. Afet İnan’a sorun, cevabını verdim.”
Fahrettin Kerim Gökay’ın bu sorusunu Reşad Ekrem Bey’in yönlendirdiği kişilere sorup sormadığını bilmiyorum ama Atatürk’ün boyunu eski Başbakanlarımızdan Prof. Dr. Sadi Irmak’a ben sordum.
Sadi Irmak’ın eserlerini de yayınlayan yayınevinde çalışıyordum. Birgün bu konuşmayı ve Reşad Ekrem Bey’in verdiği cevabı anlattım. Ve kendisine o soruyu sordum.
Hayretle, “Şu işe bakın! İkinci kez Atatürk’ün boyu konusunda bir soruyla karşılaşıyorum” diyerek bana şunları anlattı:
 “Ben bu konuda fizyonomi profesörü olarak bir de bilirkişilik yaptım. Güzelsanatlar Akademisi’nin Resim Bölümü’nde ünlü Alman ressam Prof. Arthur Kampf’ın yaptığı Atatürk portresinin artistik anatomi açısından uyumsuzluklar taşıdığı tartışılıyordu. Kampf o yıllarda Türkiye’ye gelmiş ve Atatürk’ün iki yağlıboya tablosunu yapmıştı. Uzun yıllar bu tablolar devlet dairelerimizde asılmışlardı. Bunlardan biri Türk Bayrağı önünde ve diğeri de kırda ayakta ve mareşal üniforması ile olan ünlü tablolardır. İşte bu ayaktaki tablosunun bacakları ile gövdesi arasında orantısız bir uyumsuzluk müşahade edilmiş. Bana bu konudaki fikrim sorulduğunda şunları söyledim:
‘Atatürk’ün bacakları gövdesine nisbetle uzundu. Onun için de Atatürk hep uzun boylu sayılmıştır. Oysa öyle değildi. Ressamın tesbiti doğrudur.’
Üstelik Atatürk’ün o resim için özellikle poz verdiği ve hatta resmi üniformasını da o resim için giymiş olduğunu biliyordum. Atatürk’ün boyu 1.70 civarında idi.”

 

Valinin kompleksi

 

Bu konuşmamız sırasında Sadi Irmak, “Mini mini valimiz” Fahrettin Kerim Gökay’la ilgili bir şey daha söyledi: “Fahrettin Bey’e bir merak araz oldu. Bugünlerde elinde Beden Yapısı  ve Karakter eseri olduğu halde herkesin ve Türk ünlülerinin boyunu ve karakterini öğrenmek hevesine kapıldı. Bu yüzden okuduğu bu kitaptan yola çıkarak Fuzuli’nin bile karakterini tesbit etmeye çalışıyor. Kim bilir belki de kendisinin çok kısa boylu olmasından bir kompleks duyuyordur.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş