ATATÜRK'ÜN LİDERLİĞİ

ATATÜRKÜN LİDERLİĞİ
ATATÜRK'ÜN LİDERLİĞİ

Kadınlarımız dünya askerlik literatürüne
‘Kağnı Komutanlığı’ terimi hediye ettiler
1933 yılında Amerikalı General Sherrill, Gazi’nin Ankarası’nda bu anıtın görkeminden ve destanî anlamından belli ki bir hayli etkilenmiştir:
"Ankara’da Ulus Meydanı’nda, Gazi’nin çok etkili bir manzara arz eden atlı heykelinin kaidesi çevresinde, normal büyüklükte, adeta canlı bir heykel var. Önde, gözlerini uzaklara, Sakarya Savaşlarına dikmiş, ileri adım atmış iki piyade askeri... 22 gün 22 gece süren bu savaşın top seslerini, üzüntülü saatler yaşayan hükümet merkezi işitmişti. Sırtında top mermisi taşımakta olan bir köylü kadın, heykelin kaidesini teşkil eden üçgeni tamamlamaktadır."
ABD Büyükelçisi açık yüreklilikle şöyle yazmıştır:
"Gördüğüm bütün savaş ve zafer abideleri arasında, anayurdu savunmak için bir milletin el ele vererek canla başla çalışmasını bu kadar güzel temsil eden, bir başkasını görmedim. Bu, her yönden mükemmel bir liderin etrafında toplanmış, gerçekten mükemmel bir gruptur. Milletin kadınları, Anadolu’yu işgal ederek hükümet merkezi Ankara’nın kapılarına kadar dayanan düşmandan vatanı kurtarmak için çırpınan erkeklere yardım ediyor. Bu vatansever savaşçı kadın, arkasını duvara dayayarak, ölüm kalım savaşı veren bir milletin fevkalade bir sembolüdür. Kadın orada, hem Türk milletinin yaratıcı ruhunu hem de erkekleriyle birlikte omuz omuza savaşmak arzu ve heyecanını temsil etmektedir (...)".
Türk İstiklal Savaşı, bir milletin topyekûn katıldığı bir savaştır.
Türk Cephesi’nin kadın kahramanları, askerî amaçla çoğu yerde deve, katır veya öküz gücüyle gerçekleştirdikleri bir tür taşımacılık faaliyetlerini Türk İstiklal Savaşı boyunca dünya askerlik bilimi literatürüne hediye etmişlerdir. "Kağnı Komutanlığı" terimi bunlardan yalnızca bir tanesi ve belki en ilginci olmalıdır.
ABD Büyükelçisi General Sherrill, Türk İstiklal Savaşı’na kadınların katkısıyla ilgili bu ayırt edici özelliğini eserine şu şekilde kaydetmiştir:
"(...) Olayları gözleriyle görmüş bir zat, milletin yaptığı mücadele hazırlıklarını bana şöyle anlatmıştı:
- Ruslar, memleketin iç bölgelerine taşınarak Türk İhtilalcilerine teslim edilmek üzere, Karadeniz sahilinden çeşitli yerlere silah ve cephane çıkarmışlardı. Nerede ve ne vakit olursa olsun, cephane yükü geldi mi, erkek, kadın, çocuk ve herkes, kollarını ve paçalarını sıvayarak derhal yükü boşaltmaya koşmuştu. Ve cephaneleri hiç vakit kaybetmeksizin en yakın köye götürmüşlerdi. O köyün halkı da, gelen cephaneleri aynı şekilde ve derhal daha ilerdeki köye nakletmişlerdi. Böylece silah ve cephaneler köyden köye taşınarak cephelere ulaştırılmıştı.
Bana bu hikâyeyi anlatan kimse, dört gözle beklenen cephanelerin taşınmasına, bir tesadüf sonucu şahit olmuştu. Çocuğunu sırtına bağlamış ve üstüne de bir örtü sarmış olan kadının çabası bilhassa dikkatini çekmişti. Kucağındaki top mermisini iki tekerlekli küçük kağnıya yerleştiren bu kadın, yağmurun başladığını görünce, hiç tereddüt etmeden sırtındaki çocuğu saran örtüyü çekmiş ve merminin üzerine örtmüştü (...)". 
(Devam edecek)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.