Avrupa milletlerinin karakteristik yapıları

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, 1923 yılında sinsice yürütülen ‘mandacılık’ faaliyetlerine karşı adeta ‘rehber’ niteliğinde çok önemli bir kitap yayınladı:
 “Avrupa Milletlerinin Ruhiyatı.”
Fransız düşünürü ve felsefe tarihçisi Alfred Foillee tarafından kaleme alınan kitap, Avrupa kökenli milletlerin ‘karakteristik’ ve ‘psikolojik’ yapısını doğru tanımak ve analiz etmek isteyenler için çok önemli ipuçları içeriyordu.
Mustafa Rahmi Balaban tarafından Türkçeye çevrilen kitap, dönemin aydınları arasında büyük bir rağbet gördü.
Kitabı özenle okuyup, neredeyse her satırının altını çizen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, en son sayfaya şu dipnotu ekliyordu:
- “Bir gecede okudum. Çok enteresandı. Tekrar dikkatle okunacak noktaları vardır.”
Kitap, her nasılsa daha sonra ya unutuldu veyahut unutturuldu.

 

***

 

Eser, Orhan Sakin ve Adnan Yıldız tarafından yeniden hazırlanarak yayın hayatına kazandırıldı. İdil Yayıncılık tarafından  “Avrupa Milletlerinin Karakter ve Psikolojileri”  adıyla neşredilen kitabın önsözünde Orhan Sakin, şu bilgilere yer veriyor:
“Eserin yayına hazırlanmasında öncelikle Balaban’ın 1923 yılında eski harflerle yayınlanan çevirisinde yararlanılmıştır. Ancak bununla yetinilmemiş, Fransızca nüshayla karşılaştırmalar yapılarak düzeltmeler ve eklemeler yapılmıştır. İlave olarak, Balaban’ın çevirisinde kapsam dışı bırakılan bölümler tespit edilmiş ve orijinalinden çevrilerek eklenmiştir.”
Kitaba, ayrıca ilgili konular ve kavramlar ile ilgili açıklayıcı dipnotların da ilave edildiği gözden kaçmıyor.

 

***

 

Alfred Foillee, ilmi, felsefi, kültürel ve sanatsal yönleri ile mercek altına aldığı Avrupa milletlerinden İngilizlerin karakteristik ve psikolojik yapısını bakın nasıl analiz ediyor:
“İngilizler, din ile bilimi ayrı ayrı telakki ederler. Alabildiğince ketum, ferdiyetçi ve ikiyüzlüdürler, kendi nefislerinden başka hiçbir şeyi düşünmezler. Kimseye dost olmazlar. Becerikliye, kuvvete ve başarılı olana saygı gösterirler. İngilizler ne Kanada’da ne Amerika’da ne Hindistan’da ne de Mısır’da adaletli bir siyaset takip etmemişlerdir. Siyasetleri ya Kızılderililere yaptıkları gibi imhadır ya da Hindistan’da olduğu gibi halkı mümkün olduğu kadar cehalet içinde tutup soymaktır. Taklit edilebilecek en olumlu tarafları, geçmişleri ile alakalarını kesmeksizin sürekli bir şekilde ilerleme çabalarıdır.”

 

***

 

Kitapta Almanlar şöyle tarif ediliyor:
“Almanlar, realizm ile idealizm arasında gidip gelen tuhaf bir karışıma sahiptirler. Hassasiyetleri ve reaksiyonları yavaştır. Ferdiyetçi olmalarına rağmen, itaate, sınıflara ve hiyerarşiye eğilimlidirler. Bazen samimiyet örtüsü altında hilekar, kavgacı, kinci ve kaba tavırlıdırlar. En takdire şayan yönleri azimli, disiplinli ve takipçi olan iradeleridir.”
Fransızlar ise özetle şöyle anlatılıyor:
“Fransızlar, zevk ve eğlenceye eğilimlidirler. Uğraş gerektiren işlerden nefret ederler. İş yapmaktan çok söylemeyi severler ve söyleyince de vazifelerini eda ettikleri inancındadırlar. Ancak zamanın ifa edebileceği şeyi, emirnamelere, kanunlara ifa ettirmek isterler. Yeni bir idare usulü kurmak istedikleri zaman, buna ‘bir ihtilal yeterlidir’ sanırlar.”

 

***

 

Türkiye’nin  ‘AB mandası’ altına sokulmak istendiği bir dönemde İngilizleri, Fransızları, Almanları, İspanyolları, İtalyanları, Rusları ve diğer Avrupa kökenli toplulukları yakından tanımak isteyen her Türk evladı, bu kitabı mutlaka okumalıdır.
(Alem Yayın Dağıtım, 0212 5261612)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş