Ayastefanos neyin abidesi?

Agah Oktay GÜNER

Rusya Devlet Başkanı V. Putin’in rötarlı Türkiye ziyaretinde 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası Yeşilköy’e dikilen ve 1914’de dinamitle yıkılan San Stefano Kilisesi anıtının yeniden yapılması konusunda mutabakata varıldığı belirtiliyor.
“93 Harbi” olarak bilinen ve Rusların doğuda Erzurum’a, batıda Yeşilköy’e kadar geldikleri bu savaşta, Sadrazam Mithat Paşa’nın şiddetli harp taraftarlığı, ufuksuzluğu, devletimize büyük toprak kaybettirmiş, milletimize çok büyük acılar yaşatmıştır.
1877-1878 harbini hazırlayan ortama kısaca bakacak olursak; Bulgar isyanı, Selanik Vaka’sı ve Sırbistan’ın mağlubiyetini hazmedemeyen Rusya’nın Besarabya ve Anadolu hududuna birer ordu yığması ve Bab-ı Âlîye verdiği sert nota sebebiyle “Şark Meselesi”  çok buhranlı bir döneme girmiş, 23 Aralık 1877 Cumartesi günü Tersane Konferansı toplanmıştır. İngiltere bu gelişmeleri yakın ve uzak menfaatleri için tehlikeli görerek, Rusya’nın tek başına meydana inmesine fırsat vermemiştir. 1856 yılında Paris’te imzalanan anlaşmaya katılan devletlerin İstanbul’da toplanmalarına karar verilmiştir. Osmanlı Dışişleri Bakanı Safvet Paşa riyasete seçilmiştir. Konferans 29 gün sürmüştür. İngilizler Osmanlı Devletinin o günkü durumunu fevkalade iyi bilmekte ve Osmanlı’nın savaşa girmemesi için her çareye başvurmayı kendi menfaatleri gereği görmektedir. Çünkü savaşa çok iyi hazırlanmış olan Rusya’nın hedeflerine ulaşması halinde İngiltere’nin Orta Doğu’daki menfaatleri ve Hindistan’daki hâkimiyeti büyük ölçüde zarar görecektir. İngiliz heyeti başkanı Lord Salisbury her kademede görüşmeler yapıp, padişaha da gizli bir mektupla, “Türkiye’nin müttefiksiz, parasız, mühimmatsız ve hazırlıksız, Rusya ve Balkan peykleri ile harp etmesinin felaket olacağını” arz etmiştir.
Sultan Hamid, Bakanlar Kurulu’nun hemen toplanarak meseleyi etraflıca müzakere edip kendisine bildirilmesi emretmiştir. Toplantı sonunda ne yazık ki Mithat Paşa’nın hükümdara arz ettiği gerekçe son derece saçma olmuştur: “Böyle hallerde harp etmek için askerin kuvvetine bakılmaz. Biz Anadolu’ya 400 atlı ile geldik, yine 400 kişi kalıncaya kadar harp etmek lazımdır.”
İ. Hami Danişmend merhumun “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi” adlı eserinin 4. cildinin 285-311. sayfaları arasındaki bölümü okursanız; Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın Şark Cephesi’nde, Gazi Osman Paşa’nın Batı Cephesi’ndeki muhteşem kahramanlıkları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yiğitçe çarpışmaları, zaferlerine rağmen Mithat Paşa’nın yanlış zamanda aldığı harp kararı ve savaşın kötü yönetilmesiyle mağlubiyetimize sebep olduğunu görürsünüz.
Putin’in Türkiye’ye son gelişinde Başbakan’dan eski adı Ayastefanos olan Yeşilköy’deki abideyi, aradan geçen bunca zamana rağmen yeniden inşa etme iznini alması ne müthiş bir tarih şuurudur. Gazetemizde yer alan bu haber doğru ise bizim açımızdan da utanç verici bir tarih şuuru eksikliğidir.
Putin iktidar olduktan sonra şu konulara yoğunlaştı :1- Rus Ordusu’nun Çarlık Dönemi’ndeki askeri marşlarını yeniden okutma kararı aldı. 2- Kilise’nin itibarını iade etti. 3- Kilise’ye ait bütün mülk ve toprakları geri verdi. 4- Ekim Devrimi’nde katledilen Çar Ailesi’nin son ferdini İspanya’da buldu ve onu Rusya’nın himayesine aldı.
5- Çok usta bir biçimde Rus ekonomisini diriltmek için ele aldığı gayretler, uyguladığı projelerle Rusya’yı yeniden dünya çapında bir ekonomik güç haline getirdi. 6- Putin’in kültür politikaları da eğitim sisteminde aldığı tedbirlerle fevkalade başarılı sonuçlara ulaştı.
Sayın Başbakan’ın Kanuni Sultan Süleyman hakkında ifade ettiği tarihi gerçek; bir ömrü at üstünde seferlerde yaşamış olmak, ihtişamını dile getirmek ne kadar doğru tespitler ise bizim gafil yöneticiler elinde baştan aşağı yanlış olan bir savaş kararı ve bu savaşın yönetimindeki çok yanlış ve ağır hatalar sebebiyle mağlup oluşumuz ve vatan toprağımıza dikilmiş olan utanç abidesinin yeniden yapılmasına izin vermek de o ölçüde felâkettir.
Bunun karşılığında, Ruslar da bizim onların toprağında bulunan şehitliğimizi imar edecekler veya imarına müsaade edecekler sözü, kusura bakmayın, kendimizi aldatmaktan öteye geçmez. Çünkü Ayastefanos Anıtı Rus Zaferi’ni kalıcı bir eserle ifade etmek için dikilmiştir. Şehitlikler ise ölenlerin son hatırlandıkları yerdir.
Onlara zafer abidesi, bize şehitlik tamiri... Evet, dış politikamıza bir yeni başarı halkası daha eklendi! Gafletin cezasının hüsran olacağını bazıları ne zaman öğrenecek? İşte, Ayastefanos tarih şuurundan mahrumiyetimizin abidesidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş