Aydın müsveddeleri...

A+A-
Ahmet SEVGİ

(Aşağıda okuyacağınız yazı 19 Ekim 2011 tarihinde Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde PKK tarafından 24 askerimizin şehit edilmesi üzerine yazılmıştı. Ancak o günlerde Van'da meydana gelen deprem dolayısıyla yayımlanmamıştı. Gördüğümüz lüzum üzerine bugün yayımlıyoruz. Yazımızın sonunda bir de yorumumuz olacak.)

                İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. Yeryüzünde Allah'ın halifesidir. Her şey onun emrine verilmiştir. Dolayısıyla, diyebiliriz ki dünya bir damla insan kanının yere damlamasına değmez. Gel gör ki tarih boyunca şu veya bu gerekçeler ileri sürülerek insanlar öldürülmüş ve eli kanlı katiller hep var olagelmişlerdir. Nitekim son zamanlarda bu katiller PKK adı altında milletimizin başına musallat olmuştur. Ancak, bugün bizi esas üzen, yanan yüreğimize âdetâ benzin döken, birtakım sözde siyasetçi ve aydın müsveddelerinin duyarsızlığı hattâ şehitlerin değil, katillerin yanında saf tutmuş olmalarıdır ki onların bu ihanetini yazıya dökmek pek de kolay olmayacaktır...

                24 Mehmetçik gece karanlığında -bilmem ne siyasetçileri ve aydın müsveddeleri yataklarında mışıl mışıl uyurlarken- kalleşçe şehit ediliyor, sabah hava ağardıktan sonra haberi televizyonlardan öğrenen yandaş basın ve kalemşorları olayı örtbas etmenin telaşına düşüyorlar... Neymiş efendim, PKK bunu yeni anayasa çalışmalarını engellemek için yapmış. Saldırının arkasında İran ve Suriye varmış. Kan kanla yunmazmış. Sınır ötesi harekât şiddeti tırmandırırmış. Askerî tedbirlerle bu sorunun çözülemeyeceği görülmüşmüş. Öcalan'a ev hapsi verilse bu kanlar akmazmış... Utanmasalar "Abartmayın canım, ölmüşlerse ölmüşler, bizde asker çok" diyecekler. Lafı eveleyip gevelemelerinden niyetlerinin ne olduğu anlaşılmaktadır.

                Keşke millet olarak hep bir ağızdan: "24 ana kuzusunu kalleşçe şehit edenlerin yaptıkları yanlarına kâr kalamaz! Gerekirse Kandil haritadan silinmeli... Bunu yapma mevkiinde olanlar kimse ortaya çıksın!.." diyebilseydik!.. Heyhât!..

                Terör olaylarına duyarsız kalanlar sadece PKK uzantısı siyasetçiler ve aydın müsveddeleri değil şüphesiz... Sivil toplum örgütlerinin, zenginlerin ve holding sahiplerinin de üzerlerine düşeni hakkıyla yerine getirdikleri söylenemez. Başbakan'ın annesi Tenzile Erdoğan (Allah gani gani rahmet eylesin) için çarşaf çarşaf taziye ilanları verenler şehit Mehmetçikler için ne yaptılar?.. Kara haber bir kor gibi ocaklarına düştüğünde, borcu ödenemediği için elektriği kesik olan şehidin evine hangi yardımı ulaştırdılar?.. "Sağ elin verdiğini sol el duymaz" diyerek geçiştiremezsiniz. Öyle zamanlar vardır ki sağ elin verdiğini yedi düvelin duyması farz olur. İşte o gün bugündür!..

 

Hâmiş: Sevgili okuyucular! Yaklaşık dört buçuk yıl önce yazılan bu yazıda dile getirmeye çalıştığımız gaflet ve dalaletin ülkeyi getirdiği noktayı görüyorsunuz. Güneydoğu'da PKK isyan başlatmış, her gün şehit cenazeleri geliyor. Akademisyenlerimiz ise PKK ağzıyla bildiri yayınlamakla meşgul... Şaşırmadım, çünkü perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. "Hepimiz Ermeniyiz"le başlayan ve sözde "barış süreci"yle devam eden gafletin sonu tabii ki bu olacaktır. Allah beterinden korusun, başka ne diyelim...

                

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları