Aygün'ü savunmak, Ata'ya düşmanlık

A+A-
Savaş SÜZAL

Geçen haftayı, CHP’li Aygün’ün, PKK macerası ile kapamıştık. Günler ilerleyip, serbest bırakılınca, bu konuda yaptığımız her yorumun ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.
Merkez valilerinden Mustafa Erkal bir arkadaşımıza yolladığı elektronik postada, kendi görev yaptığı dönemlerde “Hüseyin Aygün’ün CHP’ye değil, TİKKO çizgisinde bir parti ve onun mensuplarına yakın olduğunu” yazmış. Sayın Erkal’ın mektubunda daha ilginç bir değerlendirme ise “Her ne kadar kahrolsun Amerika sloganı attıysa da, zamanın Adana ABD Konsolosu’nun en fazla ziyaret edip, temas ettiği kişi olması ve iki kez 10’ar veya 15’er günlük ABD ziyaretlerinde bulunmuş olması” şeklinde. Bilmiyorum bir şeyleri anlayabiliyor musunuz?
Konu bununla da bitmiyor. Vali Erkal, kendisini ziyaret eden Adana Konsolosuna ellerindeki istihbarat doğrultusunda neden Aygün’ü davet ettiklerini sorduklarında aldığı yanıt aynen şöyle; “ABD’nin son yıllarda Türk toplumu nezdinde itibar kaybettiği, bunu tersine çevirebilmek için, ’toplum önderi’ veya öyle bildikleri kişileri bilgilendirme ve kazanmayı ve de bunlar vasıtasıyla toplumdaki itibarlarını yükseltmeyi amaçladıklarını. Terörü desteklemek gibi amaçlarının olmadığı...” Nasıl, yediniz mi açıklamayı?
Bunlar gizli saklı bilgiler değil. Ama işin daha garibi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu. Bu kişi, genel başkan ve partisindeki bir milletvekilini bir olay sonrası görüşmeye çağırıyor, milletvekili gitmiyor. Aynen, Bülent Ecevit’i dinlemeyen Kemal Derviş olayında olduğu gibi. Aynen, Kemal Derviş’in Ecevit’ten habersiz Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanlarıyla görüşmesi gibi. Aklımdayken, Kemal Bey, Kemal Derviş’i de partiye davet etmişti değil mi? Olay bu noktada da durulmuyor, Kemal Bey çıkıyor ve Hüseyin Aygün’ün arkasında olduğunu söylüyor. Bence Kemal Bey Aygün’ün neresinde olduğunu bilmiyor, galiba önünde kaldı veya başkalarının amaçlarına alet oldu.
Atatürk’ün partisinin düştüğü bu acı durum size partinin iktidara yürüdüğü işareti veriyor mu? Hele hele Necmettin Erbakan’ın konutta verdiği iftar benzeri bir iftarı düzenleyen, laiklik ve özgürlük savunucusu bir partiden gelecek beklemek bence anlamsız.
Halk Partisi’ne oy verenler dinci kesimler değil. Ama parti, dinci kesimden oy avcılığına çıkmış bir parti havasında. Ama bu işi en iyi yapan işin ustası bir partinin, kötü bir taklidinden öte değiller. Bunu geçmişte birçok siyasetçi denedi başarılı olamadı. Hele hele CHP gibi nerede duracağını belirleyememiş bir parti, bence kendisine oy veren sadık seçmenlerini de kaybederek barajı geçememe gibi bir tehlike yaratabilir.
Ülke öyle bir durumda ki her yanından çöküş akıyor. Mesela Cumhuriyetin Meclisinde görev yapan ve bu halkın verdiği vergilerle maaş alan BDP’li vekiller, eli kanlı terör örgütünün elemanları ile biraya gelip birbirlerinin boynuna sarılabiliyorlar. Daha net bir kanıt görmek isteyenlere; terör örgütü ile bu parti arasındaki organik bağ için başka bir kanıta ihtiyacı var mı dersiniz?
Ama durum bununla bitmiyor. Hakkâri, Şemdinli konusunda hâlâ ortada net bir açıklama yok. Ülkenin Başbakanı, Bakanının giremediğini yazan gazetecileri düşman ilan edebiliyor. Onun için, kim söylediğinin tersini yazar ve söylerse düşman. Sonra kalkıp Suriye’deki Esad rejimini demokrasiye davet edebiliyor. Demokrasi özgürlük sanatıdır. Özellikle de basın özgürlüğü. Kendi askeri ve basını hapiste olan bir ülkenin kimseye akıl hocalığı etme hakkı var mıdır acaba? Bir de bizim şu meşhur uçak olayı vardı, hani Suriyelilerin düşürdüğü uçak, ne oldu o konuda hâlâ çıt yok.  
Sevgili okurlarım sizlere her yazımda dünyadaki ekonomik durum ve Türk ekonomisi konusunda sıkılan palavralar üzerine en azından birkaç cümle yazdım. Yeni benzin zammınız da hayırlı olsun. Hani geçen hafta yapılan. Daha bir sürüsü sırada. Sadece onlar mı? İran ile tepiştiğiniz ve Alevi-Sünni kavgası nedeniyle İran ile de işler kesat. İran şimdiden zaten para peşin, gaz kırmızı meşin demeye
başladı bile.
Ama siz boş verin böylesine alaminüt şeylerle uğraşmayı. Siz takımınızın yabancı transferleri ile uğraşın yeter.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları