AYM’nin kararı neden önemli?

Servet AVCI

Ne tuhaf bir durum: Yüze yakın tape yayınlandı, yayın durdurulmasıyla ilgili değil, ‘montajın tespiti’yle ilgili bir kişi bile mahkemeye başvurmadı!.. Bir başka deyişle, ses kasetleri yayınlanan onlarca kişiden mahkemeye giden Allah’ın kulu yok ama bunların montaj olduğuna inanan milyonlar var!.. 
Ne adı geçen siyasetçiler, ne bürokratlar, ne gazeteciler, ne iş adamları yargı yolunu tercih ettiler... Tek bir istisna çıkmadı “Bu ses bana ait değil” veya “Bunlar montaj” diyerek itibarı kurtarma ve adaleti isteme adına soluğu adliyede alan... Savunmalar yargıya taşınsaydı teknik incelemeler ve bilirkişi marifetiyle durum açıklığa kavuşacaktı... Konu gürültüye boğuldu, ısrarla bu zeminden kaçırıldı...
Böylece ‘şüphe’ ortada kaldı... İktidar tarafı tüm bu yaşananların ‘komplo’ ve ‘darbe girişimi’ olduğunu öne sürerek, kendi kitlesini bloke edecek bir ‘düşman’ icat etti... Üstelik bu ‘düşman’ı sadece kendilerine karşı değil, ‘ülkeye ve devlete karşı’ bir yapı gibi takdim ettiler... Sonuçta bu ‘muhayyel’ düşman varlığının sıklaştırdığı saflar, son seçimlerde yüzde 43 almaya yaradı... Konunun kriminal boyutu, milyonlarca insanın gözünde ‘daha büyük belâ’ karşısında bir şey ifade etmez hâle sokuldu... 
Seçimler bitti ama ‘şüphe’ hâlâ ortada... Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı için bu şüphenin Erdoğan ve yol arkadaşları lehine veya aleyhine mutlaka ortadan kaldırılması, adaletin tesis edilmesi gerekiyor... Şimdi bu yolda ilerleme sağlanması için ‘altın fırsat’ doğdu...
Gelelim bu ‘altın fırsat’ın ne olduğuna: Bilindiği üzere Başbakan Erdoğan, haklarının ihlâl edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne ‘bireysel başvuru’ hakkını kullandı... Erdoğan, twitter ve youtube’daki paylaşılan içeriklerle ilgili yayın durdurmaya yönelik mahkeme kararlarının tam uygulanamadığını, kendisinin ve ailesinin temel haklarının zedelendiğini öne sürerek, devletten 50 bin TL manevî tazminat talep etti...
Para mesele değil... Hazinemiz ‘sıfırlanmadığına’ göre Erdoğan haklı bulunursa devletimiz o parayı kendisine öder... Burada asıl olan Anayasa Mahkemesi ‘hak ihlâli’ni değerlendirirken, söz konusu tapelerdeki sesin gerçek sahibine ve montaj iddialarının incelenmesine yönelik bir kapı aralayabilir mi? Elbette mahkeme ‘yasa koyucu’ değil ve kendisine biçilen hukukî sınırlar içinde karar vermek mecburiyetinde... Ama ‘hak ihlâli’nin var olup olmamasının tespitiyle ilgili izleyeceği yöntem ve yapacağı yorum çok önemli...
Mahkeme, konunun bu yönünün kendi yetki sahasına girmediğini düşünüp, sadece içeriklerin engellenmemiş olmasıyla sınırlı kalabilir... Dâvâcının ‘etkili başvuru yolu değil’ gerekçesini dikkate almaz ve önce idarî yargı yolunun tüketilmesi gerektiğine hükmedebilir... Veya Başbakan’ın ‘saygı duymadığı’ twitter’in serbest bırakılması kararında olduğu gibi tarihî bir yoruma imza atar ve tapelerin incelenmesinin yolunu açar...
Hukuken çok tartışmalı bir konu... Anayasa Mahkemesi ‘Yüce Divan’ olarak Meclis tarafından görevlendirilmediği sürece elbette tapelerin montaj olup olmadığıyla ilgili inceleme kararı veremez... Çünkü burada yargılanan Başbakan değil, devlet... Zaten Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü bu konuda engellerle dolu...
Buradan murat, devam eden bir dâvâyla ilgili mahkemeyi etkilemek değil, mahkemeden çıkacak sonucun etkisini tartışmak... Belki de Başbakan ve yol arkadaşları haklı; o seslerin hepsi taklit veya montaj!..   O zaman hem kendileri için hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı için aklanmaları gerekiyor... Bunun da tek yolu teknik inceleme... Bunu da talep etmesi gerekenler bizzat ‘mağdurlar’ olması gerekirken, o ‘mağdurlar’ın bunu yapmak yerine ‘özel hayatın gizliliği, iftira ve hakaret’ gibi unsurları engellemeye yönelik görevini tam yapmayan devletten manevî tazminat talebi ‘eksik’duruyor doğrusu...
Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dilekçenin doğrudan konusu ‘devletin görevini tam yapmaması’ elbette...  Yürütülen soruşturmalarla ilgili bakanlar hakkında delil toplayan savcıların bile suç işledikleri ve Meclis’in yetkisine karıştıkları gerekçesiyle dâvâ konusu yapıldığı bir ortamda Anayasa Mahkemesi’nin kararı ve yorumu çok önemli...
Buradaki kişi siz değilseniz ‘kişilik haklarınız’ neden zedeleniyor? Eğer montajsa nasıl anlaşılacak? Onun için önce ve mutlaka teknik inceleme...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş