Aynı tabağa kaşık sallayan ülkücüler

İsrafil K.KUMBASAR

UŞAK

Yüksek tahsil ve beraberinde gelen hayat mücadelesi için ‘gurbet’ denilen diyarlara yelken açmadan önce, memleketlerimizde kurulan sofralar hep aynıydı.
Sabah erken saatlerde çektikleri çileler yüzlerine yansımış olan anaların telaşlı koşuşturmalarıyla günlük mücadele başlardı.
Soğuğun iliklere kadar işlediği kış sabahlarında, oturma odasının orta yerine keten bir bez serilir, kurulan yer sofrasının üzerine ‘kocaman bir bakır tepsi’ yerleştirilirdi.
Sonradan öğrendik ki, şehirlerde bunun adına ‘kahvaltı sofrası’ deniyormuş.
Çoluk-çocuk sayısı şimdiki idarecilerinin koyduğu ‘3’lü çıtasının’ çok üzerinde olan kalabalık ailelerde, o sofraların etrafında biriken insan halkaları unutulur gibi değildi.
‘Tandırlarda’ veya ‘kuzine sobalarda’ pişmiş olan ekmeklerin parçalanıp dağıtıldığı andan itibaren müthiş tempolu bir mücadele başlardı.

***

Balıkçıların ağ çekmesi, çeltikçilerin suya hükmetmesi, buğdayın orakla biçilmesi, bostanların çapa ile çapalanması kadar ritmik hareketlere geçilirdi.
Koca ekmek dilimlerini ‘kaşıkvari’bir pozisyona sokmuş onca el, bir ‘kalaylı sahanlara’ uzanır, şöyle bir yarım hilal çizerek, ayrılmaz bir ikili olan ‘pekmez-yoğurt’ ile buluşturulurdu çoğu zaman.
Sonrasında gelen hamleler de aynıydı.
Eller sağlı-sollu daireler halinde tepsinin üzerinde döndürülür, böylece ekmeğe bulanmış katığın yere damlamasının önüne geçilirdi.
O sofraların her sabahında, tan yerinin ağarmaya başladığı, ‘gaz lambalarının’ üfürülerek söndürüldüğü o vakitte, bütün aile efradı babaannelerimizin hiç değişmeyen o şefkat dolu sesini işitirdik.
- “Elleriniz birlik olsun ki, gönlünüz de birlik olsun. Ocağınız dirlik olsun.”

***

Bütün bunları bir kez daha nasıl mı hatırladık?
Önceki akşam, ‘Müslüman-Türk’ kokusu havasına, suyuna, toprağına işlemiş olan vilayetlerimizden birinde, Uşak’taydık.
Ramazan ayının son 10 gününe özgü manevi iklimde, anne, baba, nine ve dedelerin de yoğunlukta olduğu muhteşem bir iftardaydık.
Tablo, sadece Uşak değil, ‘yeni bir umut’ için kanat çırpan bütün Türkiye’yi yansıtıyordu adeta.
Toprağın üstündekiler, altındakiler.
“Haydi yiğit, haydi yeni akına, ülkümüzün, ülkümüzün cihan varsın farkına” nağmeleri çınlıyordu kulaklarda.
Yer bulamadıkları için kapıdan dönenleri saymazsak eğer, salonu tıka basa dolduran insanlar, ‘aynı kaplara’ kaşık sallayıp, yüce yaratıcının bir günlük imtihanından daha sabır ve iman galibiyetiyle çıkmanın hazzını yaşıyordu.

***

Bedenimiz Uşak’taki o mistik mekanda, beynimiz memleketin kekik kokan dağlarında iken, ruhumuzun Tük-İslam coğrafyasında aynı tempoya iştirak ederek adeta ‘hidrolik bir sisteme’ dönüştüğünü fark ettik.
Heyemola çekercesine eller aynı düzeyde hareketlenip sofraya uzanılıyor, ‘aynı tabaklarda’buluşan onca kaşık, birbirine değmeden berekete yol alıyordu.
Bir ara gözümüz Koray Aydın’ı aradı.
Baktık ki protokol sarmalından uzak, şehit aileleri ile aynı masada, annelerin, dedelerin arasında ‘aynı tabağa’ kaşık sallıyordu.
O anda, bırakın aynı tabağı, insanlarla ‘aynı sofralara’ oturmayı bile zul sayan, kibir dolu nefisler canlandı gözlerimizin önünde.
Ve babaannelerin sözleri çınladı kulağımızda:
- “Elleriniz birlik olsun ki, gönlünüz de birlik olsun. Ocağınız dirlik olsun.”

***

Değişim-i Milliye hareketinin komutanı Koray Aydın, Uşak’ta daha çok MHP’nin ‘ideolojik’kimliğe vurgu yaptı. Özellikle şu sözleri, uzun süre ayakta alkışlandı.
- “Kaynağını Türk- İslam ülküsünden alan bu hareket, bütün düşünce sistemini büyük Türk milletinin milli ve manevi değerleri üzerine oturtmuştur.
Bu değerler Allah’tır, vatandır, bayraktır, Kur’andır.
Bu değerler uğruna geçmişte büyük bir mücadele veren ülkücüler, bugün de aynı azim ve kararlılıktadır.
Öyle görülüyor ki, önümüzdeki kurultayda ‘değişim’ mutlaka gerçekleşecek ve ‘kendi ideolojik çizgisi’ doğrultusunda yeniden yapılanacak olan MHP, yeniden ‘iktidara yürüyen’ bir parti haline gelecek.
Peki MHP nasıl iktidar olacak?
Tıpkı Uşak’ta olduğu gibi, ülkücüler ‘aynı tabaktan’ yemeyi öğrendikleri zaman.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş