Ayşenur Abla !..

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Medya Mahallesi”nin yiğit sesi susturuldu... Bir kaç ay önce yanına monte edilen  “Hükümet Komiseri Akif Beki” firar etti yanından. Çünkü Ayşenur Abla’yı susturma görevini yerine getiremedi... O’nu 1994 de Ali Kırca’nın Atv’de en çok izlenen programı Siyaset Meydanı’nın kamera arkasında tanıdım. Halen seyredilme rekorunun kırılamadığı  “Yükselen Milliyetçilik”  tartışılacaktı. Yeni kaza geçirmiş evde yatıyordum. Alt yazılardan belgegeçer numarasına “konu yükselen milliyetçilik ise aşağıdaki isimleri mutlaka konuşturmalısınız” notu ile uzun bir liste yaptım.
Bir kaç saat sonra arayan hanım isminin Ayşenur Arslan olduğunu, ilgime teşekkür ederek başladı konuşmaya isimleri tek tek sorup, ulaşabileceği adres ve telefonları sordu. O yıllar cep telefonu, internet yok. Karşıt görüşteki konuklar için tavsiyemi sordu isimler üzerinde tartıştık. Ertesi gün yeniden arayıp benim de katılmamı istedi.
Dokuz saatle rekor kıran program öncesi bir kaç telefon görüşmesi daha yaptık. Yayın günü kapıda karşıladı. Daha sonraki programlar için de üç-beş defa görüştük.
Aradan kocaman 18 yıl geçmiş... Geçtiğimiz yıl Müyesser Yıldız’ın  duruşmaları takibinde yeniden karşılaştık. İki ay önce Soner Yalçın henüz tahliye edilmemişken Silivri Cezaevindeki görüşe beraber gittik. Silivri ve Oda tv duruşmalarına gösterdiği hassasiyet için tebrik etmeye kalkıştım.  “Geç bile kaldık. Asıl ben sizin duyarlılığınızı tebrik ederim... Bir çok gazeteci sizin köşenizden okudu...” sözleri ile onore etti beni.
Her sabah  “Medya Mahallesi”  ile uyanıp, onun yorumlarıyla tatlandırıyordum çayımı... Uluslararası basın kuruluşları dahil içeride yalnız başına yatan canım ablam Müyesser’i görmezden gelirken hemen her gün onun sesini duyurdu kamuoyuna...
Müyesser’in Barışların ve Soner’in tahliyesinden sonra  “Bu tahliyelerin gerçek kahramanı Ayşenur Arslan’dır” diye önce Nihat Genç sonra da ben yazdım. Odatv.de Nihat Ağabey bu defa yüreğinin güzelliğini yazdı. Hakan Aygün’ü de tebrik ediyorum. Arslan’ın işine son verildiği gün “Halk tv’nin kapıları size her zaman açık” sözleri ile sindirilmiş, susturulmuş, yandaş hale getirilmişlere müthiş gol attı.
Umarım en kısa zamanda Medya Mahallesi beyaz cama geri döner. Kaldığı yerden gerçekleri haykırmaya, gazetecilik mesleğinin namusunu korumaya devam eder.
Ayşenur Arslan’ın işine son verilmesi, Türk demeye dilimin varmadığı Türkiyeli medyanın içine düştüğü durumun son ibretlik örneği olmayacak. AKP faşizminin tehdit ve şantajı altında resmen inlemekte olan medyada önümüzdeki günler benzer operasyonlara tanık olabiliriz. Dahası intikam operasyonlarının içine dahil edilmesinden endişe etmekteyim. Büyük ihtimal 28 Şubat günü açıklanacak olan ünlü 28 Şubat iddianamesinde Ayşenur Arslan ile beraber kalemini satmayan, kiraya vermeyen bazı meslektaşlarımızın isimlerine rastlayabiliriz.
Bakalım yılların emekçilerini AKP’nin kıyma makinesi içine atanlar bu devir değiştiğinde Ayşenur Arslan’ın yüzüne bakabilecek mi?
Yıllardır haksızca içeri tıkılanların müsebbiplerinin adilce yargılanacağı günler çok uzak değil... Kimileri yurtdışına kaçıp, kimileri kuyruklarını paçalarının arasına sıkıştırsa da o günleri göreceğiz. Kim bilir Arslan bu defa onların içine düştüğü durumu anlatıp, haklarını aramayı sürdürecek...
Aramıza hoş geldin koca yürekli kadın. Sana  “geçmiş olsun demiyorum”... Şeref madalyan çok yakışmış Ayşenur Abla...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları