Azerbaycan’ın yükselişi...

Kürşad ZORLU

Azerbaycan ekonomisi hızla büyümeye devam ediyor. 2008 yılında yüzde 10.8, 2009 yılında yüzde 9.3’lük büyüme gerçekleştiren Azerbaycan’ın geçen 10 yılda 8 kat büyümeyi başardığı görülüyor. Azerbaycan’da petrol ve doğal gaz gelirlerinin (dünya üretiminin %1’i) itici gücüyle milli gelirin 20.9 milyar dolardan 51.8 milyar dolara yükseldiği belirtiliyor. Aynı dönemde ülkenin dış ticaret hacmi genişliyor ve 2010 yılında Azerbaycan’ın en çok ihracat yaptığı ülke %33 ile İtalya olurken en fazla ithalat yaptığı ülke %17 ile Rusya ve ardından %12 oranı ile Türkiye geliyor. Dış borcun 3.5 milyar dolar seviyesinde olduğu Azerbaycan’da işsizlik oranındaki azalma dikkat çekiyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (İLO) “Küresel İstihdam Eğilimleri 2013” raporuna göre, 2000 yılında %18.4 olan işsizlik oranı şuan yüzde 11 seviyesinde...
Bu durum piyasadaki devlet hakimiyeti karşısında petrol dışı sektörlerin belli düzeyde gelişmeye başladığını göstermesi bakımından önemli kabul edilebilir. Zira kardeş Azerbaycan’da halkın en önemli sıkıntısı giderek belirginleşen “gelir dağılımındaki adaletsiz dağılım” olarak ifade ediliyor. Ülkede yaşayan insanlarla sohbet etiğimizde hayat pahalılığının hızla artmakta olduğu bir dönemde ciddi bir kesimin artan refahtan adaletli bir pay elde edemediği dile getiriliyor. Hatta zaman zaman eski ekonomik sistemi özlediğini dile getiren vatandaşlarla karşılaşıyoruz. Aslında bu tür tepkilerle post-Sovyet blokta sıklıkla karşılaşmak mümkün. Bu coğrafyada ortalama gelirin düşük olduğu, önemli bir kesimin 1990 sonrası kapitalizme sert geçişle birlikte bazı olumsuzlukların etkisinde kaldığı gözleniyor. Girişimcilik, yenilikçilik ve sermaye ile başarının doğru orantılı olduğu yeni ekonomik düzene ayak uydurma konusunda herkesin aynı fırsat eşitliğine sahip olmaması yer altı kaynaklarından elde edilen gelir ve refah payının dağılımını etkiliyor. Bununla birlikte ülkeye hızla akan dış yatırım ve sıcak para enflasyonist baskıları artırıyor ve fiyatlar yükseliyor. Bloomberg BusinessWeek dergisinin araştırmasında  “Dünyanın En Pahalı Şehirleri” sıralanıyor. 2008 yılında 109’uncu sırada olan Bakü’nün, 2009’da 20’nci sıraya yükseldiği görülüyor. Azerbaycan ekonomisini sıkıntıya sokacak hususlardan birisi de kayıt dışı ekonomi ve şeffaflık karşıtı uygulamalar. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2012 yılı raporunda 183 ülke arasında 143. sırada bulunan Azerbaycan’da yapısal ve hukuksal reformların vakit kaybetmeden uygulamaya konulması gerekiyor. Bu konuda geç kalınması durumunda ekonomik sorunların derinleşmesi ve toplumsal kutuplaşmaların artması mümkündür.
Fakat belirtmeliyiz ki Azerbaycan’ın bağımsızlık sonrasında elde ettiği ekonomik başarının takdir edilmesi gerekiyor. Topraklarının % 20’si işgal altında olan ve uluslararası sistemde etkin bir lobi faaliyeti yürütmesi gereken Azerbaycan, bölgesinde liderliğe yükseliyor. Diğer yandan “Karabağ” meselesindeki kaotik durum, çatışma ve hatta savaş ihtimalini ayakta tutuyor. Bu yüzden silahlanma konusunda ciddi adımlar atan Azerbaycan, dünyada en çok silah harcaması yapan 20’nci ülke konumunda. Eğer Azerbaycan petrol dışı sektörleri besleyebilir ve gelir dağılımındaki adaletsizliğe yönelik gerçekçi tedbirler geliştirebilirse ülke içindeki problemleri azaltarak uluslararası sitemde daha etkili hale gelecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş