Aziz Nesin 2010 malzemeleri

A+A-
Behiç KILIÇ
Referandumun assolisti kim?..
Apo!.. İmralı’daki..!
Şimdi efendim, bu “süreç” çerçevesinde bir de baktım ki, PKK’lı olma ihtimalimiz bile mevcut!..
Oha!..
Valla!..
Durum aynen şöyle..
MHP İktidar için diyor ki; “Bunlar, PKK ile pazarlıkta!..”
CHP İktidar için diyor ki; “Bunlar, Apo’yu af için yasa hazırladı...”
İktidar MHP için diyor ki; “Bunlar Apo’yu ipten aldı!..”
İktidar CHP için diyor ki; “Bunlar genel afla Apo’yu kurtarma peşinde...”
Şimdi bir bu değerli yerlerden gelen açıklamalara bakıp kafayı kırdığımıza göre...
“Lan oğlum, hangisine oy versem, iş gidip Apo’ya yarayacaksa. En iyisi sandığa gitmemek. Bu yaştan sonra eşkıyaya mı oy atacağız!!?”
Desem. Sandığa gitmesem. boykot etsem ne olur?
Aynen Apo’ya çalışmış olurum!..
Çünkü, Apo’nun sözcüsü vaziyetindeki Selahattin Demirtaş da diyor ki; “Sandığa boykot, bize destektir!..”
Yukarı tükür Apo, aşağı tükür Apo!..
Ne demiştim..? “Bu referandum vaziyetinden PKK’lı bile olunabilir yani!..”
Aziz Nesin’lik durumlar bu kadar da değildir!..
Tayyip’in, MHP ile PKK’nın adamlarını bir kefeye oturtup, “Kandil ittifakı” diye sunması ve bundan sonuç alacağına inanması ile...
Meclis kürsüsünden, “MHP’li şehit” için göz yaşı dökmesi de, rahmetlik Aziz Bey’i inletecek niteliktedir!..
Hele hele Tayyip’in, “Hayırcıların tuzu kuru!.. Onlar krema tabakası!..” diye buyurması, “Nesin edebiyatının Nobellik versiyonudur!..” (Not: Lüks jeeplerle kapı kapı dolaşıp “mütayit” kocalarının saadet zinciri çatlamasın diye oy kovalayan Müslüman görünümlü sosyetenin tuzu, ıslaktır ve onlar bal kaymak tabakadır da!..)
Bu arada..
Hortumu ABD-AB üzerinden çok uluslu şirketlere bağlamış siyasi egemenle, aynı hortumun paralelindeki para babalarının, bu referandum dalgasında çarpışmaları da...
Rahmetli’ye mezarında kahkaha attıracak niteliktedir!...
“Bizden olmayanı oyarım, içine fıstık ezmesi döşerim” diye kükreyen efendi hazretlerinin gazabından korkan...
Krema tabakasının da.. “Hamfendi”nin sofrasına koşup, bağış yarışına girerek, vaziyetini kurtarma çabaları ile..
Mangırların sökününe göre yanaklarından öpülmesi ile, matbuata verdikleri zenginlik dolu muhabbet pozları da...
Demokrasimizi ve de “egemenliğin kayıtsız şartsız koltuğu kapanda olduğunu” göstermesi açısından bulunmaz bir çağdaş malzemedir üstada..!
Hele de.. Memleketin doğu ve güneydoğusunda.. Kapı kapı gezip, “oy verenin mezarını oyarım!..” serbestliğindeki PKK’yı seyredebilen ve “Yaptıkları çok ayıp, demokrasiye uymaz canım!..” diye ağır biçimde(!) eleştiren iktidarın, Batı illerinde muhalefetin afişlerini toplatması...
Valileri, saray hizmetlisi gibi işe koşması... Devleti temsil edenlerin, “İktidarın adamıyım” terennümü ile gezmeleri de harika durumlardır...
Bir muhteşem durum da..
“Ben ocaktan yetiştim, ülkücünün kralıyım, cezaevinde işkencelerden geçtim!!” kadrosundan, zenginliğin yolunu keşfetmiş, beyin ishali döneklerin yedikleri haltı..
“12 Eylül’den intikam alacağız!” diye yutturduklarına inanıp, memleketin doğal kaynaklarını peşkeşe açan bir gelişme ile, PKK’ya kucak açan yeni ufuklara figüranlık etmeleridir...
Ve de..
Göreve başlarken, “Ata’nın huzuruna” gidip bağlılık yemini eden canımız ciğerimiz zevatın..
Ata’nın ardından, Atatürk’le muhabbeti malum şahsın önünde gerdan kırması da çok hoştur..
Ne çare ki, sistem budur, emir böyledir okyanus ötesinden..!
Yazarın Diğer Yazıları