"Aziz'i istemezük"

A+A-
Ergun KAFTANCI

BAZI insanlar lider doğmaz, büyür lider olmaya kalkar...

    Oysa fıtratlarında liderlik yoktur, onlar var zannederler...

    Böyle biri de Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım.

    Şike davalarına adı karıştı, tutuklu kaldı, yargılandı, beraat etti...

    Birkaç kez "Bırakacağım" dedi ama bırakmadı, 18 yıldır bu görevi yürütüyor...

     Demek ki yaptığı çıkışlar gösteriden ibaretmiş...

     .....................

     Fenerbahçe camiası Yıldırım'ı başkan olarak görmekten bıktı, adını bile duymak istemiyor...

     Son basket maçında Fenerliler "Artık seni görmek istemiyoruz" diye

bağırarak protesto etti...

     Atılan sloganlardan ilginç olanı da "Fenerbahçe babanın çiftliği değil" şeklindeydi...

     ......................

     Taraftar neden Aziz Bey'i istemiyor...

     Çünkü camianın başarısızlıklara tahammülü kalmadı...

     Başkanın despotik tutumuna da...

     Futbolda kaçırılan şampiyonluk, basketbolde başarısızlık, amatör spor dallarına duyarsızlık ve Aziz Bey'in hırçınlıkları, sonunda taraftarı çileden çıkardı...

     Transfer sürecinde yanlış işler yapılırsa herhalde protestolar daha ileri boyutlara taşınır!

     .....................

     Aziz Yıldırım başkanlıktan vazgeçmeyen bir prototiptir...

     Yalnız sayılmaz...

     Birkaç kulüp başkanı da onun kafasında; mesela İlhan Cavcav...

     Gençlerbirliği kulübünün başından gitmemek için hâlâ direniyor...

     .....................

     Sivil toplum kuruluşlarında da durum öyle değil mi?

     Örnek, Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı...

     Sittin senedir başkanlığı bırakmadı, bildim bileli başkan...

     .....................

     Geçelim siyasete...

     Devlet Bahçeli de "Bırakacağım" dediği halde bırakmayanlardan...

     Sözüm ona ısrarlara dayanamadı, seçim kaybetmesine ve Milliyetçi Ülkücü kültürden kopuk politikalar üretmesine rağmen genel başkanlık koltuğundan kalkmadı...

     Kalkar gibi yaptı ama kalkmasıyla oturması bir oldu, koltuğunu soğutmadı... 

        ......................

     Yanlış anlaşılmasın; Tayyip Erdoğan da AKP'nin başındayken öyle değil miydi...

     Ne partinin, ne hükûmetin başı olmaktan vazgeçti. İki görevi de Beştepe'ye çıkana kadar sürdürdü...

     .....................

     Servet-i Fünun dönemi şairlerinden merhum Cenap Şehabettin nesirde de ustaydı. Yanılmıyorsam bir yazısında "Fıtratında liderlik olmadığı halde kendini lider sananlar, ulaştıkları noktada uzun soluklu olmak, yani uzun süre kalmak isterler" diye yazmıştı...

     Hep gördük, insanlara "Ağamsın, paşamsın" diyerek gaz veren ve onları liderlik vehmine sokanlar da bitmez tükenmez dalkavuklar... 

     .....................

     Tarihe bakanlar, fıtratında liderlik olmayan yığınla insanın bulundukları

makamlardan nasıl süklüm püklüm gittiklerini ya da gönderildiklerini, hatta baş verdiklerini görür!

     .....................

     Liyakat erbâbı olmayan, başkanlık, liderlik filan gibi sıfatları taşımaya kalkmasın; Aziz Başkan'ın başına gelen onun da başına gelebilir...

 

*

 

Başbakan iki uç arasında

    BAŞBAKAN Binali Yıldırım mutlu birkaç gün geçirdi...

    Erzincan'daydı...

    Erzincan memleketi, çocukluğunu orada yaşadı. Bu son gidişinde doğduğu kenti, mahalleyi ve evi çok özlediğini söyledi...

    Hemşehrileriyle sohbet etti, kente yapmayı düşündüklerini anlattı...

    .....................

    Düzenlenen mitingte halka hitap ederken de çevre konusunda gördüğü bazı yanlışlara değindi. Halkın çevre bilincinin zayıf olduğunu vurgulamak için de şunları söyledi:

       -Çevre deyince bazıları hiçbir şeye dokunma, hiç el atma diyor. Bazıları da fabrika yapalım, ev yapalım, yollar yapalım, şehirler yapalım diyor. Bu iki uç arasında gidip geliyoruz.

     Yıldırım bunlardan hangisine itibar edilmesi gerektiğini dile getirmeyerek çevre konusunda ciddi fikir sahibi olmadığını gösterdi...

     Böylece AKP iktidarı süresince, çevrenin ve ekolojik dengenin gerektiği şekilde sahiplenilmediğini de kabul etmiş oldu...

     İki uç arasında kalmak kim bilir ne kötü pozisyondur!

 

*

 

DERKENAR

     BİNALİ Yıldırım senelerce Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Bakanlığına ilişkin işlerden biri de ulaştırma ve haberleşme alanlarında talep ve ihtiyaçları tespit etmek ve planlamaktı. Bakan olduğu günlerde planlamalar yapılırken binlerce ağacın kesilmesine ses çıkarmayan bir bakan, başbakan olduğunda da çevre konusunda işte böyle, zor durumda kalıyor.

 

*

 

 BİR SORU

      ANAYASAMIZDA "Cami açmak da Cumhurbaşkanı'nın asli görevlerindendir" diye bir hüküm var mı?

      Sorum bu...

      Ayrıntılı yanıta gerek yok, biri söylesin, var mı, yok mu?

 

*

 

Oruç bozan lâf

         BAŞBAKANA göre dünyanın en iyi ekonomilerinden birine sahipmişiz...

      Hedefimiz 2023 imiş...

      O tarihte ilk on ekonomiden biri olacakmışız...

      .....................

      Hep aynı lâf...

      Ne oldu da tekrara gerek duydular...

      Söylediklerini unuttular mı...

      ....................

      Gayet iyi hatırlıyorum, küresel kriz var denildiğinde bile dilimizden ilk on ekonomiden biriyiz lâfını eksiltmediler...

      Hedefi şimdi daha yukarı çektiler...

      Şu mübarek günlerde ekonomik sıkıntı içindeki oruçlu halka 2023 rakamını lokum diye yutturmaya kalkan ayıp etmiyor mu!

      Oruç bozdurmuyor mu!

 

*

 

YUH ENAYİLER

       İSVİÇRE hükûmeti bir kısım halkın "Sosyal yardımlaşmayı genişletin" isteğini dikkate aldı ve anket yapmayı kararlaştırdı...

     Fakat bu karardan derhal vazgeçildi. "Referandum yapalım" diyenlere uyuldu...    

     Referanduma gidildi, konu da ilgi çekiciydi...

     Halka şu soruldu:

     -İstisnasız her yurttaşa çalışıyor olsa da 7 bin 500 dolar maaş bağlanmalı mı...

     Referandum yapıldı; sandıktan dünyada pek çok ülkede şaşkınlığa yol açacak karar çıktı ve halkın neredeyse tamama yakını "Bağlanmamalı" dedi...

      ........................

      Böyle bir referandum bizde yapılsa çıkacak kararı düşünüyorum...  

 

*

 

BİR SÖZ

         DÜNYA ne çekiyorsa iyi insanların sessizliğinden çekiyor.

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları