Bağanıs Ayrım

Kürşad ZORLU

Gazetemizin birinci sayfasında yer alan “Diaspora Ermeni başına 10 bin dolar fiyat biçti” başlıklı haberi gördüğüm sırada “Bağanıs Ayrım” adlı kitabı okuyordum. Ne tesadüf ki kitap Ermenilerin vaktiyle yapmış oldukları vahşeti anlatıyordu. Bağanıs Ayrım, işgal edilen Azerbaycan topraklarında Ermenistan ile 168 kilometrelik sınırı olan Gazah iline bağlı köylerden birisi. İşte o köyün adıyla yayınlanan kitabın yazarları Azerbaycan Milletvekili Ganira Paşayeva ve Akif Aşırlı...
Kitap 24 Mart 1990 tarihinde Ermeni çetelerinin SSCB ordusuna mensup askerlerin doğrudan ya da dolaylı desteği ile yaptıkları katliamı anlatıyor. O döneme bizzat tanıklık edenlerin ağzından yaşananlar aktarılıyor. Köyün öncesi ve sonrasındaki resmi nüfus kayıtları ile tanıklık edenlerin güvenilirliği ortaya konuluyor. Ayrıca dönemin gazete haberlerinden ve bazı köşe yazılarından alıntı yapılıyor. İnsanların yaşlı bebek demeden diri diri yakıldığı, ağaçların, evlerin ateşe verildiği ve yağmalandığı günler, siyah beyaz fotoğraflarla gözler önüne seriliyor. Bu noktada kitapta yer alan tanıklardan bazılarının sözlerine bakmanızı salık veriyorum...
Gevher Adıgüzelova: Ölüm bizim için sıradanlaşmıştı. Biri ölünce, artık onu düşünemiyorduk, yalnızca bebekleri kurtarmaya çalışıyorduk.
Teşkilat Gafarov: Ailenin yakılarak öldürüldüğünü gördüm. Bebeğin hayatta kalmış olmasından ümit ediyordum. Ama onu da yakmışlardı.
Hamail Muharremova: 39 günlük bebeği de yakmışlardı. Bir aileden 5 kişiyi bir arada yakmışlardı, hepsi kömüre dönüşmüştü.
Allahveren Polatov: Köyümüze uzaktan bakmak için tepelere çıktım kaç kere. Şimdi köyümüzden hiçbir iz yok artık. Evlerin taşlarını bile taşıyarak götürmüş, ağaçları kesmişler.
Habil Memliyev: Köyün her tarafından korkunç ağlama sesleri geliyordu. Herkes bir şekilde kurtulmaya çalışıyordu.
Cemal Askerov: SSCB ordusunun Ağstafa’daki birliğinin komutanları bu durumdan haberdardı. Buna rağmen köyün güvenliği için verdikleri 10 askeri geri aldılar.
Ülker Adıgüzelova: SSCB ordusunun bir tankı köye geldikten sonra Ermeniler geri çekildi. Biz onların bilerek geç kaldıklarını düşünüyoruz. Onca vahşiliği yapanlara karşı SSCB hükümeti hiçbir işlem yapmadı.
Hümbet Askerov: Köyün yakınlarındaki SSCB ordusu Ermenilerle işbirliği yapıyordu. Ama biz o ordunun askerlerine bizi korumaları için yiyecek içecek götürüyorduk.
Bunlar kitapta yer alan kısa röportajlardan sadece bazıları.
Dünyanın pek çok ülkesi bu vahşet karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Oysa Fransa başta olmak üzere vicdanını, beyninin arkasındaki kirli emellere adamış siyasetçiler konuyu sulandırmakla kalmıyor Türkiye ve Azerbaycan devletini hedef alıyor. Her yıl 24 Nisan tarihinde “soykırımcı” ilan edilme tehdidi ile karşı karşıya olduğumuzu unutmamak gerekiyor. Belki de olan bitenler yeterince anlatılamıyor. Bağanıs Ayrım kitabının tanıtımına vesile olan MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, TÜKSAM’da gerçekleştirilen toplantıda partiler üstü olması gereken bu konunun, herkes tarafından anlatılması ve duyurulması gerekliliğine dikkat çekerken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Bir milletin iki diasporası olmaz” sözüne işaret ediyor. Acaba Ganira Paşayeva, Yeniçağ’ın haberindeki Ermeni yönetmen Carla Garapedian’ın bu kitabı okumasını sağlayabilir mi? İşte o zaman gerçek bir diaspora faaliyeti yapılmış olacaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş