Bahçeli, Diyarbakır'a 'ne zaman' gidecek?

İsrafil K.KUMBASAR

Milletin kendilerine vermiş olduğu ‘muhalefet’ görevini dahi doğru dürüst yerine getiremeyenler, ‘genel müdürlük’ yaptıkları çok katlı işhanlarındaki ‘loş ışıklı’ odalarında ‘televizyonların’ başına kurulup ‘armudun’ olgunlaşmasını beklerken, atı alan Üsküdar’ı geçiyor.
‘Yüzde 47’ ile yetinmeyip, çıtayı ‘yüzde 50’ye taşıyan AKP lideri Tayyip Erdoğan, yerel seçimleri ‘güvenoyuna’ dönüştürebilmek için, Türkiye’yi karış karış gezmeye devam ediyor.
Bölücü örgütün bütün engelleme çabalarına rağmen 12’nci mitingini Diyarbakır’da yapan Erdoğan, aynen şöyle dedi:
- “Bu ülke, vatan, memleket, istikbal, istiklal, bu bayrak bizim. Bu değerlerin hepsini birlikte elde ettik, birlikte koruyacağız. Küçük olsun benim olsun diyenler, bu ülkede siyaset yapamazlar. Bu millet körü körüne kimsenin arkasından gitmez. Kimse de bu milletin oyunu çantada keklik görmesin.”

* * *

Seçimlere 40 günden daha az bir süre kaldı.
Ama Güneydoğu’da kıyasıya yarışan yalnızca iki partinin olduğu göze çarpıyor:
Biri DTP, diğeri ise AKP.
Peki ya diğer partiler?
Peki ya MHP?
Yok.
Neden yok?
Hani, MHP Türkiye’nin ‘çimentosu’ idi?
Yoksa, Güneydoğu artık bu ülkenin ‘bir parçası’ olmaktan çıktı mı?
Yoksa, Dr. Devlet Bahçeli, Güneydoğu’yu “Gel Hasip, yanıma otur da seninle birinci Meclis’in renklerini tamamlayalım” diye sırtlarını sıvazladığı ‘Apo’nun avukatlarına’ mı terketti?
Kapalı kapılar arkasında neler dönüyor, tabii ki tamamına vakıf olmak oldukça zor?
Ancak,bildiğimiz tek ve mutlak gerçek şu:
MHP, asli tabanı olan ‘ülkücüleri’ kaybetti.

* * *


Diyarbakır, bir zamanlar ‘ülkücü’ kaynıyordu.
Ülkücüler o kadar güçlüydüler ki, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in Diyarbakır’a girişini engelleyen dönemin Başbakan’ı Bülent Ecevit’i miting meydanında konuşturmamışlardı.
Terörün en şiddetli günlerini yaşadığı dönemde bile MHP, Diyarbakır’da çok az bir oy farkıyla ‘milletvekilliğini’ kaybetmişti.
Şimdi gidin bakalım, Diyarbakır’da ‘Kürtçe açılımı’ yapanların dışında kaç ‘ülkücü’ bulabileceksiniz?
Ülkücüler, 12 Eylül öncesinde Bingöl’de MHP’yi birinci parti yapıp, rahmetli Hikmet Tekin’i belediye başkanlığına oturtmuşlar, 1999 seçimlerinde de Muş kalesine ‘üç hilalli bayrağı’ dikmişlerdi.
Şimdi gidin bakalım, aynı vilayetlerdeki teşkilatlar -açıklarsa eğer- hangi partiye çalışmaktadır?
Hadi vazgeçtik Bingöl’den, Muş’tan, Adıyaman’dan, Van’dan, Ağrı’dan, Şanlıurfa’dan, sahi Elazığ’da ve Malatya’da MHP’nin durumu nedir?

* * *


Çelişkiyi görüyor musunuz?
Dün Apo’nun idam dosyasının 3.5 yıl süre ile Başbakanlık’ta bekletilmesine göz yuman Dr. Devlet Bahçeli, bugün ‘can güvenliği’ gerekçesiyle Diyarbakır’da miting bile düzenleyemiyor.
Meclis’te ikide bir sırtlarını sıvazladığı dostları ise “İyi ki MHP’nin başında böyle bir adam var.” diye göbek atıyorlar.

* * *


Eğer siz, o karayağız, babayiğit ülkücüleri ‘sarkık bıyıklı’, ‘beyaz çoraplı’ diye aşağılayıp MHP’den uzaklaştırırsanız, gün olur, işte böyle Fırat’ın ötesine dahi geçmekten korkar hale gelirsiniz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş