Bahçeli neden “İstenmeyen Adam” dedi?

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Yaşasın günün en sevdiğimiz anı, nihayet Çorum-Hancılar’da mola zamanı.
Gündem sıcak, yoğun; düne kadar zerre dikkate almayanların bile “ne oluyor yahu” deyip dikkat kesildiği bir siyasi partinin genel başkanıyla konuşacak yığınla konu var... Ve fakat biyonik değiliz! Saat gecenin 01’i olmuş, Ankara’ya tahmini varışımız 04; ertesi gün “dinlenmek” yok, daha Ankara’nın ilçelerinde Mevlüt Karakaya’ya destek turuna çıkılacak. MHP lideri moralli, sohbete meyilli ve fakat canımızı emanet ettiğimiz şoförlerin birkaç saat de olsa dinlenmesi gerekli...
Dolayısıyla az ama öz Karadeniz’den dönüş sohbeti.

Utanç duyuyorum

AKP’li dört bakanla ilgili rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerine hazırlanan fezlekelerin genel görüşmeye açılması isteğinin 259 oyla reddedilmesi ve TBMM Başkanvekili Sadık Yakut’un “cansiparane” tavrıyla üst yazının da okunmaması karşısında dehşete kapılmış gibi Devlet Bahçeli. 
“Türk Milleti adına utanç duyuyorum...”  oluyor ilk tepkisi;
 “AKP’li de olsalar, Türk Milleti’nin vekili sıfatını taşıyorlar. Bu kadar rezaletin aslı nedir, bu bakanlar nelere bulaşmışlar merak etmemeleri mümkün olabilir mi? Nasıl ret verebilirler? Demek ki ne yazıyor biliyorlar; okunursa utanç duyacaklar, demek ki bundan kaçıyorlar...” 
 “İnşallah komplodur, inşallah montajdır...” diye kürsü konuşmalarında da sık sık tekrarlıyor MHP lideri. Mola esnasında internete düşen ve “Başbakan’ın TOKİ Başkanı’na arsa fırçası” diye servis edilen yeni tapeleri dinlerken hayretler içinde kalıyor;
 “Başbakan arsa taksitine kadar, üstüne vazife olmayan bu kadar detayı nasıl takip edebilir? Ben, hakikaten bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bütün bunların yalan olmasını dilerim. Rezalet... Böyle şey olur mu? Anlaşılan devlet idaresi gibi bir görevi yok. Bu iddialar doğruysa, IMF’nin, Dünya Bankası’nın hükümetlere verdiği gibi bir program verilmiş eline, kendisinin yapacağı bir şey yok, alacağı karar yok, bürokratları bu programı uyguluyor, o da arsa satışı yapıyor, oğlu operasyon yapıyor... Buradan nasıl dönecek; yıllarca yargılansa bitmez...” 

Elçi gibi...

Giresun konuşmasında Erdoğan’ın “istenmeyen adam” ilan edildiğini söylemişti Bahçeli. Nasıl yani? Bu “diplomatik” bir terim değil mi? Bir Başbakan, yahut siyasi için kullanılabilir mi?
“Baksanıza Başbakan’lıktan başka her şeyi yapmış...” diyor Bahçeli. Özellikle, bilinçli olarak tercih etmiş o ifadeyi. “BOP Eşbaşkanı değil miydi” diyor;
“Elçi gibi yani... Yasa, yasak tanımadığında, biz de ev sahibi olarak istenmeyen ilan edebiliriz kendisini...” 

Olmayan millete hakaret olmaz tabii(!)

İş adamları Mehmet Cengiz ile Celal Koloğlu arasındaki konuşmada geçen küfürler üzerine 32 kişinin “hakaret” ve “Türk Milletini aşağılama” gerekçeleriyle Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığa yaptığı suç duyurusuyla ilgili olarak takipsizlik kararı verildiğini hatırlattığımda, acı acı gülümsüyor:
“Türk Milleti’ni yok saydıkları için, olmayan bir millet aşağılanamaz diye düşünmüşlerdir belki...”  

Ülkene tepeden bakma

Ve Karadeniz gezisinin kritiği...
“Hemşehri” ilan edildiği Korgan’ın hazin durumunu hatırlatıyor. İşsizlik, göç, okul yetersiz, yol yok, sağlık hizmeti yetersiz,  “Devlettin unuttuğu ilçeye hoş geldin Devlet Bey” diye karşılanmıştı orada.     “Bir çok yerde benzer sorunlar var”     diyor;
“Başbakan uçaktan, helikopterden baktığı için yemyeşil yaylalar  içinde güzel evler görüyor Karadeniz’de. Biz içine giriyoruz; Türkiye’nin gerçek yüzünü ‘tepeden bakarak’ anlamalarına imkan yok...” 

Mustafa Canlı’nın seçim vaadi: Sevgi!

Giresun’dan sonra ver elini Gümüşhane;
Aman Yarabbim, o nasıl bir güzergah öyle...
Sıradağlar arasında uzanan dolambaçlı yollar, tüneller ve kimilerine “korkunç” gelen sert coğrafyanın ortasında seyrine doyulmaz baraj gölleri.
MHP liderinin programında Gümüşhane mitingi öncesi bir saat kadar “istirahat” payı bırakılmış; ama nerede?
Doğankent, Tortul, Kürtün... Yolunun kesildiği hemen her ilçeye girip, fazladan birkaç yüz, birkaç bin insana daha ulaşarak değerlendiriyor Bahçeli bu zaman dilimi.
Miting saatinde ancak girebiliyoruz Gümüşhane’ye. Alan Gümüşhanelilerin ifadesiyle  “şahane”. 
Bir gün önce Numan Kurtulmuş gelmiş; MHP mitingine gelenlerin yarısı kadar kalabalığa hitap edebilmiş.
Bahçeli konuşurken pestilciler, tekstilciler çarşı esnafıyla sohbet ediyoruz bir süre. “Şu gördüğünüz kalabalıktan da fazlası olabilir ama burası küçük şehir, halk iktidarın despotluğundan çekiniyor...”  diyorlar.

***

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, Genel Sekreter İsmet Büyükataman, Yardımcısı Recep Dumanlı, Başdanışman Ahmet Selim Yurdakul dışında İstanbul’dan gelen Gümüşhaneli MYK üyeleri Mehmet Kılıç ve Musa Küçük de eşlik ediyor Bahçeli’ye bu ziyaretinde.
Musa Küçük, “14 belediyenin 10’unu alacağız” iddiasında.
Dediğine göre  “yolsuzluk-hırsızlık”  iddiaları, “milli görüş kökenli” birinci halkada kopma yaratmasa da merkez sağdan AKP’ye kaymış olan seçmen tabanında büyük bir çözülme yaşanıyor Gümüşhane’de.
“Kimse hırsızlığa şaşırmıyor da Başbakan’ın bunu içselleştirmesine, utanmamasına çok şaşırıyor seçmen” diyor Küçük.

***

MHP’li Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı 30 Mart’ta seçilirse dördüncü hizmet dönemi olacak.
Üç dönemin üzerine daha ne vaat edeceksiniz diyorum. Cevabı manidar:
“Sevgi!” 
MHP’nin Gümüşhane’de genel seçimde aldığı oyu, yerel seçimde ikiye katlıyor Mustafa Canlı. 
 “Bu desteğin tek nedeni var, muhabbet. İnsani ilişkiler. Sıcaklık. Rahat ulaşılabilir olmam. Gümüşhane’de yaşayan herkes kendinden bir parça bulabiliyor bende. Aynıyız”  diyor.
Kabus gibi çökmüş iktidar baskısı Canlı’nın üzerine. Son dönemdeki kara propaganda malzemeleri içme suyu:
“İçme suyunun kirli olduğu söylentisini yayıyorlar. Yok böyle bir şey. İftira. Madem kirli, Sağlık Müdürlüğü elinizde, tahlil yaptırın, belgeleyin. Halka gösterin! Ama aslı astarı olmadığından bunu yapmıyorlar, çamur at izi kalsın mantığıyla iftiraya başvuruyorlar...” 
Bir isyanı da, 2007 yılında kendisinin öncülük ettiği baraj projesinin AKP tarafından sahiplenilmesine:
 “Baraj bizim projemizdi. Maksadını bile anlamamışlar. Doğal su diye pazarlıyorlar. Baraj suyu doğal olur mu? Arıtmak gerekir. İçine kimyasal girer. Doğal olur mu; yalan söylüyorlar!” 
İlçeler nasıl peki?
 “Ben bugüne kadar böyle coşku görmedim”  diyor Canlı;
 “Büyük sürpriz yapacak MHP...”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları