Bahçeli'nin 'Başkanlık' çıkışına tepkiler sürüyor!

Bahçeli'nin 'Başkanlık' çıkışına tepkiler sürüyor!
Köşe yazarlarının bugünkü gündeminde Başkanlık sistemi, MHP ve Devle Bahçeli vardı.

Başkanlık değil Bahçeli tartışılıyor / Mehmet Tezkan / Milliyet

Neden mi?
Çünkü MHP liderinin durup dururken neden ‘başkanlık sistemi’ istediğini kimse izah edemiyor..
MHP’liler de..
MHP’nin yöneticileri de..

İktidar partisinin başkanlık sistemi istemesi anlaşılır bi durum.. Doğal liderleri olarak gördükleri kişinin başkan olmasını istiyorlar.. 
Başbakan da, bakanlar da fedakârlık yapmaya hazır..
Yetkilerini devretmeye gönüllü..
Cumhurbaşkanı’nın başkanlık sistemine geçilmesini istemesi de anlaşılır bi durum..  
Çünkü Anayasa değişirse kendisi başkan olacak..
Kendi deyimiyle, fiili durum yasallaşacak..
Beştepe fiili merkezden anayasal merkeze dönüşecek..
Bakanlar başkana karşı sorumlu olacak..
Başkan başkanlık kararnamesi altında kanun hükmünde kararname çıkarabilecek.. Meclis’e ihtiyacı kalmayacak..

Anlaşılmaz olan..
En küçük muhalefet partisi liderinin hadi başkanlık sistemine geçelim diye çağrısı yapması..
Çünkü..
Başkanlığa geçildiği an partilerin işlevi, etkisi, etkinliği değişecek..
Gücü azalacak.. Yapısı değişecek..
Doğal alarak genel başkanlar da bugünkü pozisyonlarında olmayacak.. Başkanlığa geçince.. 
Belki fikirleri bile sorulmayacak.. 
Belki de kapılarını çalan olmayacak.. 
Çünkü onlar da düz milletvekili gibi olacak.

Hal buysa..
Soru şu.. Bahçeli neden başkanlık sistemini istedi?
Konuşulan bu..
Tartışılan bu..
Cevap aranan soru bu..

***
Başkanlık formülü / Murat Çelik / Vatan

“Aktüel siyaset bakımından bir eleştiri olmakla birlikte, ülke siyaseti açısından bir işbirliği önerisi.” Ak Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin attığı adımı işte böyle okuyor ve mevcut durumun bir siyasi fırsat olduğunu değerlendiriyor. İktidar kanadındaki algıya göre Bahçeli; Hem yeni Anayasa konusunun hem de başkanlık sistemi tartışmasının artık bu ülkenin gündeminden çıkmasını istedi. Bunun yolu olarak da, toplumsal meşruiyet referansı ile sorunu milletin çözmesinden yana olduğunu vurguladı.

İşte bu nedenle de, Ak Parti, MHP’nin Meclis’e gelecek teklife kabul oyu vereceğini ve 330 sınırının aşılmasıyla referandum yolunun açılmış olacağını öngörüyor.

Ak Partililerin yorumu; “MHP, eğer Meclis’te, gelen teklife destek vermezse, konuyu millete götürmeyi engellemiş olur. Dolayısıyla Bahçeli kendisinin eleştirdiği gayri hukuki durumun devamına katkı sağlamış olur, ki bu durumda yaptığı çıkışın bir anlamı kalmaz” şeklinde.

Sonuç olarak iktidar kulislerinde Devlet Bahçeli’nin sözleri Ak Parti’ye kurduğu bir siyasi tuzak değil, aksine, ülke için bir siyasi fırsat olarak görülüyor.

Şimdi beklenen 184 milletvekilinin imzasıyla, yeni Anayasa teklifinin Meclis’e getirilmesi ve millete gidecek yolun açılması.

***
Ak Parti- Mhp arasında gizli pazarlık mı? / Mehmet Ocaktan / Karar

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başkanlık sistemi işini neredeyse tümden unutmuştuk. Zira memleketin başında gerçekten de FETÖ gibi büyük bir bela vardı ve dolayısıyla öncelikli olarak bu belanın bertaraf edilmesi gerekiyordu. Her ne kadar bu konuda daha yapılması gereken çok şey varsa da, en azından ilk günlerin endişeli ve kasvetli havası yok.

OHAL’de ikinci üç aya girmeye hazırlandığımız şu günlerde, her zaman olduğu gibi gündemi çok radikal bir şekilde yine MHP lideri Devlet Bahçeli değiştirdi. Sahiden de Bahçeli bu konuda önemli maharetleri olan bir lider, bilindiği gibi 2002 yılında koalisyonu bozma tehdidinde bulunmuş ve erken seçim yapılmasını sağlamıştı. Aynı şekilde 7 Haziran seçimleri sonrasında da siyaset literatürünün ezberini karıştıran bir çıkışla Bahçeli, CHP merkezli koalisyon umutlarını bitirerek istikrarın adresi olan 1 Kasım seçimlerinin yolunu açmıştı.

İşte Bahçeli yeniden sahnede... Neredeyse unutmaya başladığımız, Kaf Dağı’nın arkasındaymış gibi uzaklarda duran başkanlık sandığına giden yolu bir kez dahaBahçeli aydınlatıyor.

Bu Bahçeli’de çok önemli bir özellik var ama henüz onu keşfedebilmiş değilim. Normal bir siyasi parti lideri mantığı içinde değerlendirdiğinizde, kısa vadede partisinin çıkarlarıyla çok da örtüşmeyen, ürettiği somut sonuçlar itibarıyla daha çok iktidar partisi hanesine yazılabilecek bir siyaset yürüttüğünü görürsünüz.

***
'Devlet Bey'in sarkacı' / Mehmet Y. Yılmaz / Hürriyet

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin durduk yerde neden başkanlık sistemi için referandum konusunu gündeme getirdiği sırrını koruyor.

Ve öyle görünüyor ki bunun sebebini aradan yüzyıllar geçse bile öğrenemeyeceğiz.

Devlet Bahçeli “Bunu halka soralım” dediği konuşmasında MHP’nin aslında parlamenter sistemden yana olduğunu söylemeyi de ihmal etmedi.

Şimdi karşımızda çok bilinmeyenli bir denklem var, buyurun çözebilirseniz bana da haber verin.

Önce eldeki veriler:

1– Şu andaki TBMM aritmetiğine göre AKP’nin, başkanlık sistemi ile ilgili Anayasa değişikliğini tek başına referanduma götürme olanağı bulunmuyor.

2– CHP ve HDP böyle bir Anayasa değişikliğine olumsuz oy kullanacak.

3– MHP aslında parlamenter sistemin devamını istiyor.

Şimdi çözeceğimiz problem şu:

AKP’nin bu değişikliği referanduma götürebilmesi için MHP’nin, başkanlık sistemi ile ilgili Anayasa değişikliğine olumlu oy kullanması lazım.

Ancak bizzat liderinin ağzından öğrendik ki MHP, parlamenter sistemden yana.

Bu durumda MHP oylamada nasıl davranacak?

Liderinin ağzından “söz bir kere çıktı” diyerek, aslında savunmadığı bir Anayasa değişikliğine oy mu verecek?

***
Başkanlık sistemi ve sorunlar...  / Oral Çalışlar / Posta

Bahçeli, yaptığı yeni bir hamleyle, siyaseti hareketlendirdi. MHP lideri, bundan önce de, benzer hamlelerle, siyasetin şekillenmesinde rol oynamıştı. 

Belli ki, bu konu, iki parti arasında bir süredir konuşuluyor. MHP ile AK Parti arasında 15 Temmuz sonrası oluşan hava, ittifakı pekiştiriyor. 
MHP'nin "üniter devlet'' vurgu ve ısran, bir sorun olabilir mi? Pek olacak gibi görünmüyor. 330 oy bulunabilir mi? AK Parti (317) ve MHP (40) nin Meclisteki sayılan yeterli görünüyor, iki parti içinde fireler olabilir mi? 
Örneğin Cemaatle ilişkisi olduğu iddia edilen milletvekilleri var mı? Varsa onlar kafayı kaldırabilirler mi? Bu ortamda onun da pek mümkün olmadığını görmek zor değil. 
Muhalefet iktidar ilişkisi Tabii sorun yalnızca bir matematikten ibaret değil. Sosyal ve siyasi sonuçlan olacak bir konudan söz ediyoruz. 
İki parti arasında, metin bazında anlaşma sağlanması halinde, referandum için sandığa gitme imkanı oluşacak gibi görünüyor. 
CHP ve HDP'nin (şimdiye kadarki açıklamalann ışığında) Mecliste bu değişiklik isteğine karşı çıkacaklan belli. 
Iç gerilimi tırmandırabilecek düzeyde bir sertleşme ortaya çıkabilir mı? 
Türkiye içeride ve dışanda kritik dönemlerden geçiyor. Ekonomi bir dönüm noktasında. Başkanlık sisteminin gündeme gelmesi, bir ekonomik risk algısı da yaratıyor. ABD başta olmak üzere, çok ciddi önyargılar oluşmuş durumda... İçeride ve dışanda "diktatörlük geliyor"' söylemi yükselişe geçebilir. 
Daha da önemlisi şu: Suriye ve Irak'ta askeri operasyonlara girmiş bulunan Ankara, bu alanlardaki etkinliğini sürdürebilmek için, dış kamuoyunu ikna etmeye çalışırken, içeride uzlaşmaya daha çok ihtiyaç duyacaktır... 
"Başkanlık sistemi" tartışması ve hazırlıklar iyi yönetilemezse, içeride sorunlar daha da karmaşık hale gelebilir. 

***
Erdoğan'a evet - hayır / Rauf Tamer / Hürriyet

Referandum'da oylanacak olan nedir? 
Ne Anayasa'dır, ne de Başkanlık Sistemi'dir. 
Oylanacak olan, bizatihi Tayyip Erdoğan'dır. 
Onun Başkanlığına "evet" veya "hayır." Bütün mesele budur. 
Gerisi teferruat. 

Sonuç evet de çıksa, hayır da çıksa, bu kayıkçı kavgası bitsin artık. 
Bahçeli'ye niye kızıyoruz? 
"Parlamenter Sisteme ya devam edeceğiz ya da Başkanlık Sistemi'ne geçeceğiz." Daha kaç yıl tartışacaktık? 
Bir an önce karar vereceğiz. 
Fena mı? 
Buyurun referanduma. 

Buyurun ama referandum kararı için, mecliste en az 330 oy lazım. AK Parti ise 316. 
Yani 14 eksiği var. 
Nereden bulup da tamamlayacak? 
MHP, cepte keklik değil. 
Zaten bir angajmanı da yok. 
Dediği -şimdilik- sadece şudur: - Paketi getirin meclise, bir bakalım. 

Devlet Bahçeli, en azından bir politika üretmiştir. 
Unutuldu zannedilen bir konuyu tekrar canlandırırken, referandumun anahtarı olarak daMHP'yi başrole oturtmuştur. 
Uzatmayalım. 
Millet e gidilecek. 
Millet e sorulacak. 
- Evet mi, hayır mı? 
İktidar kanadı, 330'a varmak için 14 eksiğini belki rahatça tamamlayabilir ama kendi 316'sına hâkim olmak kaydıyla. 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş