Bahçeli’nin WikiLeaks duruşu...

A+A-
Afet ILGAZ

Son aylarda gözle görünür bir yükseliş gösteren ve siyasi söylemlerinde hiçbir ideolojik yanlışlık bulunmayan Bahçeli’nin, bir kaç gün önce yaptığı konuşma, birçok kişiyi şaşırttı. “Bu günlerde AKP’nin yanında durmak vatan borcudur. Gerçek milliyetçilik budur” mealindeki sözler... Daha önceki günlerde de AKP’ye şiddetle yüklenmiş ve “Biz AKP’nin ne olduğunu biliyoruz” demişti. Ben de bu son konuşmayı haberlerden dinlerken gülümseyerek şöyle düşünmüştüm:
“Evet ama yabancıların söylemesi daha etkili oluyor.”
Bizde, bilirsiniz, en basit bir doğru ancak yabancılar tarafından dile getirildiği yahut uygulamaya konulduğu zaman ciddiyet kazanır.

* * *

Dünyanın hep “o” malum ideolojiye göre şekillendirildiğini ve şekillendirilmeye çalışıldığını artık biliyoruz. Irak’ın kuzeyinde kukla bir devlet ve onun Büyük İsrail krallığının nüvesi olması... Şimdilik Kürtlere ve Ermenilere de I. Dünya Harbi’nde olduğu gibi, göz kırpıyorlar. Hatta Pontus sevdalısı Megalo İdeacı Rumlara da.
Mesele WikiLeaks’ın ne olduğu ve neye hizmet ettiği. Ankara’da otuz kadar CIA ajanının konuşlandığı ve bunların kim olduğu sorulduğu zaman, ilgili Bakanın:
“Valla ben de bilmiyorum”  cevabını verdiğini de bu arada hatırlayalım. Silivri iddianamesinin alt yapısını teşkil eden CD’lerin ve planların da buralarda kotarılmış olabileceğini Deniz Baykal, grup toplantılarında anlatırdı. Şimdi yeni bir şey öğreniyorum. Kitaplarında “beyin yıkama”  ve CIA’yı ele alan bir bilim adamının da  “içeride” yattığını ve hatta yarı felçli olduğunu ve “gizli tanık” olarak kullanıldığını, duymuş gibiydim de, bilgimi tazeledim. Bu durumda WikiLeaks bizi şaşırtmamalıydı.

* * *


WikiLeaks’ın, siber savaşın bir parçası olduğunu, cuma günkü yazımda yazmıştım. Bana gelen maillerde dijital teknolojiyi çok iyi bilen, iyi eğitimli bazı okuyucularım, bazı açıklamalar yapıyorlar.  Türkiye’ye kurulacak olan füze kalkanı aracılığıyla NATO’nun ülkemizi ve ülkeleri karıştıracak imkanlara sahip olacağını, hatta Kazakistan’daki AGİT toplantısında atılacak imzalarla bu kontrolün tamamlanacağına dikkat çekiyorlar.
Okuyucularımdan Yusuf Kenan Eyidoğan CIA mahreçli olduğunu belirttikten sonra, WikiLeaks’ın, bir  “yalancı muhalif” , bir taşeron olduğunu söylüyor. Körfezdeki Arap liderlerin, İran’ın vurulmasında ısrarcı oldukları, ilk gün çıkan belgelerde yayımlanmıştı. Bu da İran’a
saldırının İslam dünyasına karşı değil, onun isteğine uygun olacağı
izlenimini yaratmak içindi...

* * *


İki numaralı hedefin ise internet haberciliğini önlemek olduğu söyleniyor. Yani Siyonist haberciliğin dışındaki medyayı yok etmek.
Bir iddia da Türkçe ve İngilizceyi iyi bilen “computer casusları ordusu” oluşturmak! Bu girişimin, iyi niyetli gönüllülere zarar vereceği verebileceği, çünkü Amerika’nın kendisine karşı olanların yok edilmesine yönelik engelleyiciler kurmakta olduğu, biliniyor.
Okuyucum bir de Sayın Bahçeli’nin bu konudaki sözlerini yorumluyor: “Hükümete karşı yayınlanan belgeler gerçek bile olsa, bu sitenin oyuncağı olmamalı ve siber savaş tuzakları ile dış düşmanın oyununa gelmemeliyiz.”
Ben de gene yarı şaka şöyle düşünüyorum:
İyi de bu belgelerin yarattığı “dayanılmaz cazibeden”  kendimizi nasıl kurtarıp olan bitene ilgisiz kalabileceğiz?

Yazarın Diğer Yazıları