Bak sen şu dostun yaptığına

Ergun KAFTANCI

BU Amerika da çok oluyor yani...

        Herifler, ne haddini biliyor, ne stratejik ortaklığın nasıl olduğunu ya da  nasıl olması gerektiğini...

        Bilmiyorlar, bu konuda da tıntınlar...

        Dün PYD ve YPG yandaşlığı, bugün cemaat yandaşlığı...

        Erdoğan'ın "Silahlı terör örgütü" diye işaret ettiği Fethullah Gülen cemaatini Washington yönetimi, "Biz öyle görmüyoruz" diyerek âdeta akladı...

        Yargılama filan söz konusu değil...

        Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesi de gündem dışı...

             .......................

        Böyle stratejik ortaklık olur mu...

        Bizim dediğimize karşı çıkmak ya da renk körü numarasına yatmak ortaklığa sığar mı, yakışır mı...

          Erdoğan cemaate silahlı terör çetesi dediyse öyledir. Pensilvanya sözcüğüyle anılan kişi Amerikalıya göre, ülkenin renklerinden biridir ve çete başı filan değildir...

        Tescilli konuktur!

         .....................

         Bu konudaki açıklamayı Beyaz Saray'ın sözcüsü Kirby yaptı...

         Bakalım Beştepe'deki sarayın sözcüsü İbrahim Kalın nasıl karşılık verecek...

 

*

 

Alışmaya başlayın

              DEVLETİN başı mı, milletin başı mı...

          Adı Cumhurbaşkanı olduğuna göre milletin yani cumhurun başı...

          Bu, tartışılamayacak kadar açık ve net...

          ......................

          Ne var ki bu tür tartışmalar toplumu garip bir gerçeğe götürüyor...

          İçeriden baktığınızda Erdoğan'ı, dışarıdan baktığınızda yine Erdoğan'ı görüyorsunuz...

          Hayal edilen başkanlık ya da partili cumhurbaşkanı sistemi ileride bu tabloyu önümüze resmileştirerek getirecek.

          Hazırlıklı olalım ve şimdiden o tabloyu seyretmeye alıştıralım kendimizi!

 

*

 

Uyumlu olmak...

            UYUMLU Başbakan, uyumlu kabine, uyumlu AKP yönetimi...

          Bitmedi...

          Uyumlu yargı, uyumlu bürokrasi, uyumlu vali, uyumlu emniyet müdürü, uyumlu kaymakam...

          Uyumlu Federasyon Başkanları...

          Uyumlu Sivil Toplum Kuruluşları...

          Ve dahi uyumlu ahali...

          .........................

          Pekiii, bütün bunlar kime ya da neye uyumlu...

          Neye uyumlu olmaları önemli değil, kime uyumlu olmaları önemli; elbet de cumhurun başına uyumlu olmaları yeterlidir...

          .........................

          Uyumu faşizan tavır diye niteleyenler çıkabilir...

          Sistem faşizan filan değil, kişiye endeksli demokrasi!

 

*

 

Sorular

          BİR okurum e-posta yollamış, "Tayyip Bey'in, yanından uzaklaştırmadığı kaç yakın arkadaşı kaldı" diye soruyor... 

          Bilemiyorum...

          Yüreği yeten, onu Cumhurbaşkanı'na sorsun.

          Ben soramam...

          Zira, bireyin özeline giren bir konu, meraklanıp başımı derde sokamam. Cumhurbaşkanı'nı bilemem ama AKP merkezinin partiye hizmet etmiş nice ismi dışladığını biliyorum... O listeyi değerli okurumun adresine postaladım..

          *

          CİNSEL taciz olaylarıyla gündeme gelen Ensar Vakfı'nın kaç adet "Sevgi evi" olduğu sorulmuş...

          Onu da bilemiyorum... Gazeteci her şeyi bilir diyerek sitem edilmesin lûtfen..

          Hem sonra bunu öğrenmek için başvurulacak merci ben değilim...   

          O merci, vakfı ülkenin gündemine hayır işleriyle değil de cinsel patlangaçlarla taşıyan, taşınmasına ses çıkarmayanlar...

          Bahse konu sevgi evlerini ben de merak ediyorum...

          Evler sevgiye mi açık, yoksa tacize mi, ortaya çıksın istiyorum!...

 

*

 

İkbal tehlikeye girince

          BAŞBAKANIN mantığına laf yetiştirmek kolay değil...

          Anayasayı bu defa Binali Bey, "Darbe anayasası" diyerek değerlendirdi...

          Sanki 14 yıl bu anayasaya tâbi olmadılar...

          Onca yıl şikâyet etmek için akılları neredeydi?

          İkbalde sona yaklaşırken anayasanın darbe ürünü olduğu yaygarasını başlatmalarını normal karşılıyoruz...

          Basılmasın diye kuyruğu toplamak lâzım...

          ..........................

          Yıldırım üstelik şöyle de diyor:

          -Anayasa ne söylerse söylesin cumhurbaşkanının fiili olarak siyasi sorumluluğu doğmuştur...

          İsyana bakın...

          Darbe anayasası da olsa bu anayasayı 14 yıl muhafaza ederek meşruiyet çizgisine getirenler Davutoğlu'nun azledilmesi dahil, ikide bir sivil darbe girişimlerini onun için mi üstleniyorlar...

          "Anayasayı dinlemeyerek fiili durum yaratılıyor" demek yeni bir sivil darbeyi çağrıştıran ikrardır...

          Duyurulur!

 

*

 

Osmanlı gibiyiz

         16 ADET adamız ve kayalık, hukuken bizim gibi gözükse de bugün Yunanistan'ın filli işgali altında...

         Oralarda şanlı bayrağımız dalgalanmıyor...

         14 yıldan beri bizim olmaktan çıkan adaların birçoğunda Yunan askeri üsleri ya da ileri karakolları mevcut.

         Bir tek Kardak Kayalığı'na bayrağımzı dikebildik, o da herhalde bugüne kadar indirilmiş olmalı...

         ..........................

         AKP iktidarı Osmanlı Hanedanı gibi, vurdumduymaz...

         Osmanlı, koca imparatorluk topraklarını kaybederken kılını kıpırdatmadı, hep yenildi ve topraklarımızı elden çıkarmayı ikbalin kurtuluşu saydı...

         Bugün de AKP, hiçbir işe yaramayacak gibi görünse de 16 adamızla kayalıklarımızı Yunan'a kaptırmış olmaktan dolayı azap içinde değil...

         Bu işgali görmezden gelmek iktidarın tek meziyeti.

         ...........................

         Egemenlik hakkımızı ne zaman, nasıl savunacağız ve gözünü topraklarımıza dikmiş olanları nasıl hizaya sokacağız bilemiyorum...

         İşin acı yanı, onu iktidar da bilemiyor!

 

*

 

 BİR SÖZ

          KAPTANIN ustalığı seyir sırasında belli olur...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş