Bakan Atalay, hangi açılımların peşinde?

İsrafil K.KUMBASAR
Çalım üstüne çalım yese de, hükümet ‘açılım’ kararlılığını sürdürüyor.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, memleketi feraha kavuşturacak proje için derhal Irak’ın yolunu tuttu, ABD’li ve Irak’lı yetkililerle görüştü.
Harikulade planın medyadaki
destekçilerine bakılırsa, bölücü örgüt ‘üçlü’ kıskaçta.
Hatta daha ileriye gidip, “PKK’ya üçlü darbe” diyenler bile var.
Hazır Irak’a kadar gitmişken, Barzani ile görüşülmeden dönülür mü? Olmaz elbette.
Adına her ne kadar ‘üçlü zirve’ dense de, işin içine Barzani de girdiğine göre formül artık ‘üç buçuk’ şeklinde özetlenebilir.
Efendim, Atalay’ın sebeb-i ziyareti Kandil ve Mahmur’dakilerin gürültüsüz, patırtısız bulundukları yerlerden tahliye edilmesi.
Malum, ABD Irak’tan çekileceğini açıkladı.
Teröristler bir anlamda ‘hamisiz’ kalacak.
Barzani kendi derdinde, bir de PKK’lılara mı kol kanat gersin? Bir hal çaresi düşünmek gerek. İşte ‘açılım’ çerçevesinde bu ince noktaya bir çözüm arandı Irak’ta.
Fakat garip tecelliye bakın ki, Atalay orada ter dökerken burada ‘açılım’ yapıldı bile.
Bakan uzakta olduğu için ‘töreni’ kaçırdı.
Kapatılan DTP’nin yerini alacak olan BDP’nin Batman İl Başkanlığı’nda kurdelayı, dağdan gelen bir PKK’lı kesti.

* * *

Habur’da davul zurnalarla karşılanan PKK’lı sözde ‘barış’ grubunun sözcüsü M. Şerif Gençdağ, tasfiyenin ‘şekli’, ‘şemali’ ve ‘mahiyeti’ hakkında herkese fikir verdi.
Önümüzdeki bu numuneden yola çıkarsak örgütün tasfiyesini şöyle özetleyebiliriz:
Sırtlarında ‘üniforma’, ayaklarıhda ‘mekap’, ellerinde ‘örgüt paçavraları’ ile dağdan inenler sınırda ‘davul zurna’ ile karşılanıp, ‘mobil’ mahkemeler tarafından ‘pişman’ oldukları varsayılıp serbest bırakılacak.
Üç gün, üç gece sürecek kutlamaların ardından, İmralı komutasındaki partinin açılışlarında kurdelalar kesilecek.
‘Tasfiye halindeki’ teröristlerin bütün bunları yapması için ABD ve Irak ile görüşmek neden gerekli, orası muamma.
Adamlar zaten yapacaklarını yapıyorlar.
İmarlı canisi ellerine ‘yol haritasını’ sıkıştırmış, ‘planlı’ ve ‘programlı’ bir şekilde adım adım ilerliyorlar.
Acaba devlet ricali ‘üç buçuklu’ zirve ile nasıl bir ‘kazanım’ elde etme peşinde, doğrusu merak konusu.
Yoksa Kandil’den inen teröristler, Atalay’ın yokluğunu fırsat bilip onun tasvip etmeyeceği bir tiyatroya mı giriştiler?

* * *

Hadi ‘elçinin’ çalımını bir yana bırakalım.
Öyle ya Bakan Irak’ta, çok ırak bir yerde.
Peki Atalay’ın orada bulunduğu sırada Mahmur’da yaşanan rezalete ne demeli?
‘İnceleme’ yapmak üzere kampa giden DTP’liler yine Öcalan posterleri ve sloganlarla karşılandı.
‘Kandil’dekilerden farklı’ oldukları söylenen kamptakiler, heyetin eline ‘10 maddelik’ bir talep pusulası tutuşturdu.
Elbetteki ilk madde, Bebek Katili’ne özgürlük ve ‘yol haritasının’dikkate alınması.
Bölgede özel harekatçı ve korucu olmayacak.
Dönüşler ‘BM denetiminde’ yapılacak, kendilerine toplu bir yerleşim yeri sunulacak.
‘Al eline kalemi, yaz aklına geleni’ türünden ne ararsanız var 10 maddenin içinde.
Üstüne basa basa da ‘siyasi’ çözüm.
Beşir Abi’nin işi hakikaten çok zor.
Emine Ayna bir telden, Ahmet Türk başka bir telden çalıyor, İmralı yeni haritalar hazırlıyor, Kandil kanla tablo yapıyor, Mahmur nazlanıyor, Barzani sızlanıyor.
Her kafadan bir ses.
Asıl önemlisi, ‘Coni’ne diyor, ona bakalım.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş