Banka ve borsa

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

AKP için ekonominin iyiye gittiğini gösteren iki gösterge var.

Birisi borsanın yükselmesi diğeri ise bankaların yüksek kârları.

Bunlar olduğu sürece ekonominin hep iyiye gittiğini sanıyorlar. Ya da öyle göstermek istiyorlar. Bu nedenle ki, AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana Türkiye'de iyi giden iki şey var; biri yükselen borsa ve diğeri de bankaların yüksek kârı.

Borsa her türlü olumsuzluğa rağmen yükseliyor. Eskiden dünyanın öbür ucundaki savaştan bile etkilenen ve dip yapan borsa hemen yanı başımızdaki savaştan etkilenmiyor. Hatta Türk askeri sınır ötesine geçiyor bu borsa yine yükseliyor.

Garip garip alımlar yapılıyor ve borsa endeksi yükseliyor. Borsa yükseliyor derken öyle borsaya para koyan herkes para kazanıyor sanmayın. Belirli hisselerde yükselme yaşanıyor. En çok endeksi etkileyecek hisse senetlerinde. Bir çok şirketin hisse senedi 4 yıl öncesinin fiyatından işlem görüyor.

Borsada kimin neden alım yaptığı bilinmiyor. Eğer borsada ekonomi iktisat biliminin kuralları işlemiş olsaydı endeksin bugün 100 bin değil 50 bin bile olması zordu. Ama dediğim gibi borsa yükseliyor. Bakın demek ki ekonomi rayında gidiyor.

Gelelim diğer AKP göstergesine yani bankalara.

Bir ülkede sanayi şirketlerinin kârı sürekli düşüyor, asırlık şirketler bir bir batıyorsa, KOB yani küçük ölçekli işletmeler siftah bile yapmadan kepenk kapatıyorsa bankalar bundan olumsuz etkilenir.

Bu normal bir ülke için geçerli.

Ekonomik yanılsama

Türkiye'de tüm bu olumsuzluklar yaşanıyor ama bankalar sürekli kâr ediyor. Hem de öyle böyle değil. Kârları katlanarak gidiyor. Mesela Türkiye yüzde 3 büyürken bankalara bakıyorsunuz yüzde 20 büyümüş.

Nerede kaldı iktisat ilmi?

Burada iktisat ilmi değil, AKP bilimi geçerli.

Her fırsatta bankalara bağırıp çağırıyorlar ama bakıyorsunuz bankalara yönelik hiçbir yaptırım yapmıyorlar. Son 5 yıla bakın. Cumhurbaşkanı'ndan tutun da başbakanına ve hatta bakanlara kadar hep bankalara bağırıyorlar, kızıyorlar öfkeleniyorlar.

İyi de istediği kanunu ve yönetmeliği bir gecede çıkartma kudretine sahip hükümet neden bankaları kontrol altına almıyor?

Bankalar hakkında Cumhuriyet tarihinin en fazla şikâyeti son yıllarda yapılıyor. Neden düzenleyici ve denetleyici kurum bir işlem yapmıyor?

Yurt dışındaki bankalara bakıyorsunuz milyar dolarlık cezalar yiyor. Türkiye'de neden bankalara kimse dokunmuyor. İktidarın tamamının şikâyetçi olduğu bu kurumlar hakkında çekidüzen veren bir yasa hazırlanmıyor?

Yapmazlar! Çünkü bağırma olayı sadece sahaya yönelik. Bankalar da biliyor ki; hükümetin zaafının var olduğunu ve kendilerine hiçbir şey yapmayacağını.

O bankalar biliyor ki, bilanço döneminde açıklayacakları o yüksek kârlar hükümeti mutlu edecek.

Şimdi bankalar 9 aylık kârını açıklamaya hazırlanıyor.

Batan, iflasa sürüklenen bir ülkede bankaların lütfen kârına bir dikkat edin. Sonra da başta ekonomi bakanı olmak üzere hükümetin en tepesindeki kişilerin bundan gurur duyan mesajlarını göreceksiniz.

Türkiye'de ekonomik bir yanılsama var. Bu illüzyonun adı da borsa ve banka.

Genç nüfusta işsizlik tarihi zirveye çıkmış, binlerce şirket batmış, gıda fiyatları zirve yapmış en önemlisi enflasyon yükselmiş kimsenin umurunda değil.

Hatta ekmeği 1.5 liraya, 50 liralık etten 150 gram bile almakta zorlanan vatandaş bile bundan mutlu oluyor.

Nasıl olmasın ki, İngiliz'in, Fransız'ın, Rus'un ve Hollandalının Türkiye'deki bankası rekor kâr açıklıyor.

Sevin Türkiye sevin. Yakında bankalar 9 aylık bilançosunu açıklayacak. Aldığım duyumlara göre, özellikle yabancı sermayeli bankaların bilançoları yine kâr dolu.

Tabii ki bu bilançolarla banka hisseleri borsada yerinde sayacak değil ya.

Yürü borsa seni kimse tutamaz. Yüksel ki, Türkiye borsasındaki yabancılar kâr etsin ve Türk borsasını dünyaya anlatsınlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları