Bankacılık bu mudur?

Remzi ÖZDEMİR

Geçen hafta elime bir video geçti.

Çep telefonu ile çekilmiş.

Bir bankanın kendi iç video görüşme sisteminden kaydedilmiş.

İçeriğini ilk aşamada anlayamadım.

Bankanın  kule şeklindeki genel müdürlük binasında 2 erkek 4 kadın alkış çalıp oynuyor. Hem de ne oynama. Sanki bir düğün ya da eğlence merkezinde insanlar çılgınca eğleniyor.

Sonra videodaki alkış çalıp oynayan kişilerden birinin bankanın yüksek gelir grubu müşterilere  bakan birimin başındaki kişi olduğunu örgendim.  Bu videoyu bankanın yüzlerce şubesi kendi iç dahili sistemden izlemiş. İzlemeleri de zorunlu kılınmış.

Kutlamanın nedeni müşteri paralarının rekor seviyede vadesizde tutulmasının başarılması(!)

Yani  vadesizde bırakmak;  bankaya ve yasalara  güvenip parasını bu bankaya yatıran kişileri öyle ya da böyle kandırıp faiz vermemek anlamına geliyor.

İşte bu kutlama da onun kutlaması.

Yüzlerce insanları kandırıp parasını faizsiz sistemde tutmak başarı olarak kutlanıyor.

Helal olsun size!

Yaptığınız bankacılık ancak bu kadar olur. Adam gibi bankacılık yapmayın,  ciddi projeler üretmeyin sadece "vatandaşın parasını nasıl bedava kullanırız"ın  çabasını gösterin. Bunu da hedef diye personelinize zorla yaptırın.  Vicdan sahibi olup yapmayanlara da mobbing uygulayın.

Bu kafada olduğunuz için bankanızın kârı son 3 bilançoda tüm bankalara göre daha çok düştü.

Başarılı olduğunuz(!) için bilançonuz günden güne eriyor.

Bankanın müşteri kandırma projesine onlar UÇMAYAN KALMASIN diyorlar.

Bu konuyu defalarca yazdım.

BDDK defalarca bu bankaya yönelik inceleme yaptı ama banka halen gözünü müşterisinin parasından çekmedi.

Her gün özellikle hafta sonları milyonlarca liralık mevduat faiz vermeden sistemde tutuluyor.

Belki de dünya bankacılık tarihine utanç olarak geçecek bir sistem.

Uçmayan kalmasın!

Personel üzerinde akıl almaz baskı uygulanıyor.

Müşterini ikna et parasını 1 ya da 2 gece vadesizde tutsun!

Yuh olsun size!

Size güvenen insanlara bunu yapıyorsunuz.

BDDK bu işi çözemedi çünkü bankalar bunu yaparken müşteriyi kandırarak yapıyor. 2 gün sonra sana daha yüksek faiz verecegim diye.

Nitekim aynı bankadan bir bankacı vicdanen rahatsız olup bankanın iç kontrol yöneticilerine bildiriyor.

Müfettişler bu hırsızlığa dur diyeceğine, "uçmayan kalmasın" diyorlar.

Bu işin tek çözümü BDDK'nın tıpkı SPK gibi yasal düzenlemeye gitmesi. Yani belirli bir miktarın üzerinde her boştaki paraya faiz ödenme zorunluluğu. "Ben parama faiz istemiyorum" diyenlerden ise yazılı belge alma zorunluluğu.

Bir şube sadece bir hafta sonu nasıl olur da 5 milyon TL vadesiz para bulabilir?

Bunun iktisat ilmi ile açıklamanın yolu yok. Tek izahı hırsızlık.

Bu bankanın çok iyi tanıdığım ve saygın bir bankacılık duayeni olan CEO'suna sesleniyorum:

Geçen yıl itibar yılımız olacak dediniz ama alt yönetim kadronuz bankanızın itibarını yerle bir etti.

Hiç personelinize mutlu musun diye anket yaptırıyormusunuz?

Neden en çok personel davası bankanız hakkında açılmış?

Neden en çok mobbing davaları sizin bankanız hakkında..

Bu konuyu işlemeye devam edeceğim...

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş