Bankalar halkı soyuyor...

A+A-
Esfender KORKMAZ

Her isteyen banka kuramıyor... Banka kurmanın sermaye açısından ve ortaklar açısından şartları var. Buna karşın bankaların, örneğin Merkez Bankası kaynaklarını kullanması, mevduat toplaması gibi imtiyazları var.
Banka kurma iznini ve bankaların yabancıya satılması iznini, Bankacılık  Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) veriyor. Ayrıca aynı kurum bankaları denetliyor.
Bankaların Merkez Bankası’ndan kullandıkları Türk Lirası ve dövizlerin faizleri, Merkez Bankası tarafından belirlenip, ilan ediliyor... Örneğin şimdi Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faiz oranı yüzde 12.5’tir.
MB Nisan için ilan ettiği mevduat faiz oranları da, en düşük yüzde 8 ve en yüksek faiz oranı 24.5’tir. Ancak bankaların fiilen verdikleri faizler birbirine yakındır... Ortalama yüzde 11 ile yüzde 13 arasında değişiyor.
Geçmişte bazı bankalar, zaman zaman sıkışınca mevduata tezgah altı diye adlandırılan ve diğerlerinden birkaç puan daha yüksek faiz verdiklerinde, MB ve Bankalar Birliği kıyametleri koparmıştı... Buna karşılık, bankalar kredi verdikleri zaman kimse kontrol etmiyor... Bankalar tamamıyla keyfi olarak, kredi faizi alıyorlar.
Örneğin, geçen hafta üç bankadan yatırım kredisi faiz oranlarını istedim... İkisi özel banka... Birisi de devlet bankası...
İşlek Kredi faiz oranı:
Özel banka 1....  Yüzde 36
Özel banka 2 .... Yüzde 28
Ziraat bankası....Yüzde 21
Taksitli Ticari kredi faiz oranları:
Özel banka 1...... Yüzde  27
Özel banka 2 ......Yüzde  21.6
Ziraat bankası......Yüzde 2.50

Özel banka, mevduata aylık yüzde 11 faiz veriyor... Yıllık bileşik faiz olarak faiz olarak yüzde 14 eder... Yani bankalar vatandaşın mevduatına yıllık bileşik yüzde 14 faiz veriyor... Ancak aynı vatandaşa para satarken yüzde 36 faiz alıyor. Yetmedi, Bankalar Birliği Başkanı mevduata aylık faiz verdiklerini, kredilerden yıllık faiz aldıklarını ve bu nedenle, kredi faizinin pahalı olduğunu söyleyerek, gerçekleri saptırıyor.
Yetmedi... Kredi faizlerinden ayrıca dosya parası vesaire adları altında ek para da alınıyor.
Bu şartlarda vatandaşın şu soruları sorması yanlış mı olur?
1) Ziraat Bankası da yüzde 14’le topladığı parayı yüzde 21’e satarak yüksek kâr sağlıyor. Buna rağmen neden özel banka aynı kredi için mevduat faizinin 2.6 katı yani yüzde 36 faiz alıyor? Bu faiz spekülatif faiz değil mi? Bankanın yaptığı tefecilik değil mi?
2) Ekonomik krizle birlikte, mevduat ve gecelik faizler düşerken, kredi faizleri tersine arttı... Bu şartlarda Türkiye ekonomik krizden nasıl çıkar?
3) Bir devlet bankasının yüzde 21 ile verdiği krediyi bir özel bankanın yüzde 70 fazlasıyla vermesi, piyasa ekonomisine ve rekabet kurallarına uyar mı?
4) Ve nihayet vatandaş, bankaların kendini soymasını önlemek için, tüm bankalar devletleştirilsin derse, haksız mı olur?
Eğer kredi kartı faizlerini ve uygulamasını ele alırsak, işler daha da trajik  bir boyuta ulaşır. Zira bankalar mevduata yıllık bileşik yüzde 14 faiz verirken, kredi kartlarından bu faizi üç ayda alıyorlar. Yıllık akdi faiz olarak yıllık yüzde 47.52 ve gecikme faizi olarak da yıllık yüzde          56.12  faiz alıyorlar. Üstelik bu azami faizleri de Merkez Bankası tayin ediyor.
Bankalar Kanunu’nda değişiklik yaparak, özel bankaların vatandaşı soymasının önüne geçmek ve bu konuda özel bankaların yolunu açan Merkez Bankası’na da hesap sormak gerekiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları