Bankerler gemi azıya aldı

A+A-
Afet ILGAZ

Bankerler iyice azdı diyecektim, bunu üslubuma uygun bulmadım, ama kastettiğim buydu.
Olan bitene akıl sır erdiremiyoruz. Niye birdenbire Tayyip Bey, Sünni Libya’ya tavır aldı, arkasını döndü ve üstelik savaş gemilerini NATO’ya katıp Libya sularına yolladı; uçakların İzmir’den kalkıp Libyalıları bombalamasına izin verdi. Oysa Libya demokrat veya değil, bizi ilgilendirmemeliydi. Nihayet, oranın “iç işi”ydi bu. Üstelik Kaddafi’nin karısı, kızı da tesettürlüydü. Libyalı kadınların hemen hepsi de. Üstelik Atatürk ve Ömer Muhtar hatıralarıyla dolu bir topraktı orası ve Haçlı acısı çekmişti. Ama olmadı işte, ne hikmetse (!)

***


Beşşar Esad, daha düne kadar “kardeşim Esad”  idi. Ne oldu da şimdi “Beşşar” diye bağırılacak bir konuma düşürüldü. İnsan utanıyor. Uluslararası nezaket diye bir şey var.
Yakında Ahmedinecad’a da bu tarz bir sesleniş duyarsak hiç şaşırmayalım. Erbakan Hoca bunların arka kapıdan kaçıp top oynamaya gittiğini söylerdi ama bu kadarını da tahmin etmiş miydi bilmem. O, rahmetli olana kadar İran’a kardeş İran demeye devam etti. Siyaset bilmek, dünyayı okuyabilmek, bağımsızlığa gönül vermek başka şey. Allah indinde de makbul olan bağımlılık değil, hubb-u riyaset(*) değil, bağımsızlık ruhu taşımak ve bu uğurda siyaset yapmaktır herhalde.

***


Peki ne oldu da önce davullu dernekli protesto yapan Amerikalıların karargahları, bir yerleri basmaya kalktıklarında yerle bir edildi ve bir daha orada toplanmaları halinde,  başlarına yıkılacağı tehdidinde bulundu.
Galiba işi en iyi Amerikan halkı anlamıştı. Anlamıştı ve Siyonizmin tehlikesini görmüştü. Bankerlerin dünyanın başına ördüğü çoraptan kurtulmaktan başka çıkar yol kalmadığını anlamıştı.

***


Ayrıca ne oldu da önce Suriye’ye karşı dengeli davranmaya itina eden Arap Birliği, Suriye’den elini çekmişti? Bunların hepsi Arap değil miydi. Bir zamanlar birleşmemişler miydi (Siyonizme yenildiler o başka) ayrıca bunların hepsi Müslüman değil miydi, günün birinde Siyonizmi yeneceklerine dair bir ümitleri yok muydu? Müslümanlıkta ümitsizlik haram değil miydi?

***


Mete Akıncı’nın verdiği bilgilere göre bankerler, gitgide daralan Batılı bütçelerin düzeltilebilmesi için zengin Arap ülkelerinin paralarına el konulması gibi bir çareyi yürürlüğe koymuşlardı. Bunun için fuarlar açıyor, Araplara zorla uçak, savaş malzemesi satıyor ve Arap başkanların Batı ülkelerindeki paralarına ve tahvillerine el koymaya hazırlanıyorlardı.
Bu ülkelerin paraları Avrupa ve Amerikan bankalarında bulunuyordu. Petrole zaten el konulmuştu. Bir başka ülkede de, diyelim aynı sebebe ek olarak, iktidardan düşerim korkusu rol oynuyordu yapılan siyasi değişmelerde.
Neyleyeyim ki şarkısı bile var, takdire tedbir uymayabilir. Kimin ne olacağı da belli olmayabilir. O kadar tavize ve esnek siyasete rağmen Kaddafi vahşice öldürüldü. Kapitalizmin ve emperyalizmin baş vasfı, ülkeleri ve yandaşlarını, onlarla işi bitince temizlemektir. Osmanlı’dan beri bu böyle olmuştur.
(*) Hubb-u riyaset: Başkanlık sevdası.

Yazarın Diğer Yazıları