Barack Hüseyin Obama'dan dersler

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Barack Hüseyin Obama ABD Başkanı, yardımcısı da Joseph Biden oldu. Biz buna yeni bir dönem başlıyor diyebiliriz. Kaba güce ve zulme dayalı Bush siyaseti, ABD’yi hem mağlubiyete götürmüş, hem de ağır bir itibar kaybına uğratmıştı. Dünya gerilmişti.
Obama önce ortamı yumuşatmaya çalışacak. Sonra da, bu taktik değişiklikle,  stratejik hedeflere ulaşmaya çalışacaktır. Başka bir ifade ile metotlar, araçlar değişecek, ama amaçlar aynı kalacaktır. ABD derin güçlerinin; devlet organları, büyük sermaye örgütleri ve küresel hegemonya gücünün uygun gördüğü gibi.
Bu genel tespitten sonra, konuya Türkiye açısından bakalım. Önce şu bizim her şeyi bilen takımın garipliklerine işaret edelim. Çocuklar gibi sevindiler. Neden mi? Obama kazandı, doğru. ABD halkı mutlu, doğru. Hiç etnik vurgu yapmamış. Doğru. Amerikan milletinden olmakla gurur duymuş, hep Amerikan kimliğini yüceltmiş. Bu da doğru. Peki Obama bizim için ne düşünüyor? Bu pek önemli değil. İleride her şey yoluna girer.
2. cumhuriyetçilerin öncülük ettiği bilmişlerimizin yazdıkları, çizdikleri böyle. Kimlikleri, ezbercilik ve çelişkiye dayalı. Mesela şu  “etnik”  ve “milli kimlik” çelişkisi, belirleyicileri gibi olmuş. Aslında her aydın, etnik/ırk kökeni ne olursa olsun, üst kimlik denilen milli kimlikle, dahil olduğu milletle iftihar eder. Obama’nın yaptığı da bundan ibarettir. İnsanlığın en üst ve en gelişmiş hali olan bir “millet”e ait olmak, asli unsurdan sayılmak mükemmelliği, “ırk” denilen ilkelliğe takılmak, cehaleti seçmek olur. Onun için hiçbir entelektüel,  gerçek bir aydın, medenileşmeyi reddetmez, kendisi ve toplumu için gerginlik ve çatışma demek olan bağnazlığı ve ırkçılığı savunmaz. Tabii  “bizimkiler”  hariç.
Obama siyah derili biri, ama etnik farklılığa, etnik kimliğe vurgu yapmıyor, hep Amerikan millet kimliğiyle hareket ediyor, bununla gurur duyuyor diye yazıyorlar. Obama’yı bundan dolayı övüyorlar. Ama konu Türkiye’ye gelince her şey değişiyor. Nedense, etnik/ırk kimlikçiliği ABD’de yanlış, Türkiye’de doğrudur. Bunlara göre; Irk kimliğini milli kimliğin üstüne çıkarmak, dünyanın her yerinde yanlış ve tehlikeli, Türkiye’de insan haklarının gereğidir. Türkiye’de millet bütünlüğünü ayrıştırıp, bir vücudu parçalamak gibi, bölücülük yapmak, aydın (!) olmanın gereğidir. Orada, 250 senede, 72.5 milletten bir Amerikan milletinin doğması normal, bizde sadece bu topraklarda bin senede bir millet olmam mümkün değil.
Bu taife azıp, iyice zıvanadan çıkmıştır. Etnik/ırk bölücülüğü uğruna, insanlık suçu sayılan terörü bile savunuyorlar. Hasılı kendi milletinden ve devletinden nefret eden böyle bir taife hiçbir yerde bulunamaz. Bu hale  “çelişki kimliği” denebilir mi? Çünkü  “çelişki” nin bile bir masumiyeti vardır.

* * *

Obama ve Biden’in hayati sorunlarımıza dair görüşlerine gelince.
Kıbrıs. Türk askeri varlığı “işgal”  olarak niteleniyor. Siyasi bir çözümün, Kuzey Kıbrıs’taki işgali kaldıracağı, trajik bölünmüşlüğü onarıp, bölgeye barış ve refahı getireceği, yıllardır ayrı yaşayan  “Kıbrıslılar” a bir gelecek inşa edeceği ileri sürülüyor.
Biden Rum ve Yunanistan’la ilgili anlaşmazlıklarda hep karşımızda yer almış.
Ermenistan. Sözde  “Ermeni soykırımı” nın tanınacağına dair, ilk defa yazılı taahhüt yapılıyor. Ekibinde  “soykırım” konusunda uzman kişiler bulunuyormuş. Biden, ’Ermeni soykırımı’ tasarılarına verdiği destekle tanınıyor. Ermenistan’la başlatılan diplomasiye destek veriliyor.
Irak. Amerikan askerleri 16 ayda çekilecekmiş. Türk ve Iraklı Kürt liderleri bir araya getirecek kapsamlı bir anlaşma için diplomatik çabalara öncülük edilecekmiş. Irak’ın etnik ve dini çizgilere göre üçe bölünmesi de öneriyor.
Patrikhane. Fener Rum Patriği’nin  “ekümenik”, yani  “evrensel”  olarak tanınması, Heybeliada Ruhban Okulunun açılması isteniyor.
Bölücü terör. PKK terör örgütüdür, ama Türkiye’de bir  “Kürt sorunu” vardır görüşü benimseniyor. 
İran. İran’ın nükleer silahta ısrarı,  “kabul edilemez” bulunuyor. İran’la görüşmelerin uluslararası ağır yaptırımlara meşruluk sağlayacağı savunuluyor. 
Afganistan. Irak’tan çekilen askerlerin bir kısmının Afganistan’a gönderilmesi öngörülüyor..
Orta Doğu. İsrail politikalarının güçlü şekilde sürdürüleceği belirtiliyor.
Evet özetle, Türkiye ortaya kararlı bir irade koymazsa, ilişkilerin iyileşeceğine dair hiçbir işaret yok.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları