Barzani’nin keyfine bağlı kara harekâtı

İsrafil K.KUMBASAR

Ana muhalefet lideri ile hükümetin başı arasında bir “kirli dudak/temiz alın” muhabbetidir aldı başını gidiyor.
Kendilerinden bekleneni ortaya koymak yerine, ‘hayati’ konuları bile magazinleştirip karşılıklı ‘top çevirme’yarışı içindeler.
Aslında yaptıklarını bir noktaya kadar makul karşılamak gerek. Amiyane tabiriyle ‘sözün bittiği yere’ gelip dayanmış ülke.
Eşkıya gece gündüz demeden karakol, lojman, hükümet konağı basıyor. Yakıp yıkıyor, yollara mayın döşüyor. Kurallarını kendisi koyduğu kanlı oyunu dilediği an başlatıp, dilediği an bitirebiliyor.
Bir takım safdiller de “ateşkes”, “barışçıl çözüm”, “silahların susması” sakızlarını ABD-AB aromasıyla tatlandırıp milletin önüne sürüyor:
- “Artık kavga bitsin, silahlı çözüm olmuyor!”
Deyyuslar sürüsü! Eşkıya takımına niye hiç öğüt vermiyorsunuz da, tam bölücülerin kökünü kazıyacak adımlar atıldığında ‘güvercin’ uçurmak geliyor aklınıza?
Yutkunmadan, eğilip bükülmeden, şu dilinizin altındaki baklayı çıkarıverseniz ya.

***


Bakmayın siz, “Bölücülerin kökünü kazıyacak adımlar” dediğimize, aslında öyle bir durum da yok.
Milletin sabrı taşmaya başladığında Irak’ın kuzeyini bir iki sorti, bir göz boyama harekatı, işlem tamam!
- “Ne oldu?”
- “Bölücü inlerini vurduk, eşkıyanın tepesine bomba yağdırdık.”
- “İyi, aferin.”
Ertesi gün bırakın sınırı, ülkenin göbeğinde yine karakollar basılıyor, şehitler veriliyor.
 “Bu sefer tamam, strateji değişti. Törürün beli kırılacak” türünden laflar sökün ediyor. Bir bakıyorsunuz bu sözleri edenler bile ağız değiştirmiş, “Kaba kuvvetle bir yere varılamıyor” diye yeniden tevilin yolu tutmuşlar.
Anlıyorsunuz ki, perde arkasında ‘bir takım görüşmeler’, ‘karşılıklı restleşmeler’, ‘parsa üzerinde pay kavgaları’ var. Dişli çıkan tezini kabul ettiriyor:
- “Bu iş kaba kuvvetle olmaz!”
Peki de neyle olacak?
‘Vererek’ mi huzura erip, tatmin
olacaksınız?
Eğer vermeyi bir ‘erdem’ olarak kabul ediyorsanız, 10 yıldır içinizden niye bir ‘vergi’ rekortmeni çıkaramadınız.

***


‘Subay’ olmaya, ‘generalliğe’ terfi etmeye hazırsınız, anladık. Ama ‘erlik’, ‘nöbet tutma’, ‘sınırı bekleme’sizden beklenecek şey değil. Canınız çok tatlı.
Haliyle o işi ‘özel’ yahut ‘profesyonel’ birimlere havale etmek gerek, değil mi?
Peki ‘sözleşmeli’ askerlerin her birini ‘başka bir ülkeden’ mi getireceksiniz?
Dün “Çeteleşmeler oldu”, “Halka zulüm yapıldı” deniliyordu, bugün aynı şeyin olmayacağına dair güvenceniz ne?
Hepsi hikaye. Bütün dert “Emir komuta bende olacak” kavgası.
Bugün emir komuta sizde. Nöbetçi erden genelkurmay başkanına hepsi emrinizde.
“Tak” diyeceksiniz, “Şak” yapacaklar.
Ama gelin görün ki o “tak-şak” irtibatı bir türlü sağlanamıyor.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç akşam “Şu an kara harekâtı düşünülmüyor”  buyuruyor. Sabah İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “Her an yapılabilir” diyor.
Bu çelişkinin arasına sadece ‘bir gece’ sığıyor.
Hükümet, ‘terörü bitirme’ kararlılığında(!) Bu sefer ciddiler, ama görünen o ki arada bir ‘kara kedi’ var:
Komşumuz!

***


Bakan hazretleri diyor ki:
- “Kara harekâtı komşu ile yapılan görüşmelere bağlı olarak her an
yapılabilir.”
O ‘komşu’ dediği kim biliyor musunuz?
‘Türkiye’ye bir Kürt kedisini bile vermem “ diyen, topraklarında teröristleri besleyip palazlandıran, ‘Büyük Kürdistan’ hayaliyle yanıp tutuşan ABD kuklası ‘sözde devletten’ söz ediliyor.
Anlayacağınız, kara operasyonu peşmerge başının komutunu bekliyor.
“Tak” diyecek, biz de “şak” yapacağız.
Aklınıza yatıyor mu hiç böyle bir kara operasyonu, ne dersiniz?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş