Barzani’yi yeniden keşfetmek ve orantısız demokrasi

Haydar ÇAKMAK

İflas eden Yahudi’nin eski defterlerini karıştırdığı gibi AKP iktidarı da iflas eden Kürt politikasını tamir için cinsinin son örneği olan feodal ağa Barzani’nin kapısını tekrar çaldı. Hükümetin Barzani’den beklentisi, hüküm sürdüğü Kuzey Irak’ta PKK terör örgütünü barındırmamaktır. Aciz ve acınacak hale geldiler. İki ay önce İran ordusu bu bölgeye girdi ve temizlik yapıp çıktı, kimseden de izin almadı. Bizim delikanlı Başbakan, Barzani’den izin istiyor o da olmaz diyor. AKP hükümeti feodal lidere İsviçreli muamelesi yapıyor o da İsviçreli gibi konuşuyor, ülkenizdeki Kürt sorununu demokratik yollardan çözünüz, ne güzel, Türkiye’de Kürt tarlasına demokrasi ekiyorlar Barzani bitiyor. AKP’nin İmam ve Hatip zihniyetli kravatlı terör danışmanları daha önceki terörle mücadeleyi aşırı ve gereksiz güç kullanmaları nedeniyle beğenmemektedirler. Askeri güç ile terörün bitmediğini dolayısıyla daha öncekilerin uygulamalarından farklı olarak demokrasi ve insan hakları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyleyerek ileri demokrasi adı altında orantısız bir demokrasi ile Kürt milliyetçilerini baştan, gözden çıkartmışlardır. Şımarttıkları Kürt milliyetçilerini makule getirmek için şimdi de bu ileri demokrasi politikasından çark ederek, Barzani’den destek istemektedirler. Allah şaşırtmasın bir kere. Düştükleri şu hale bakınız, Haziran seçimi öncesi politikalarıyla taban tabana zıt bir politika uygulamaktadırlar. PKK’nın şimdiki lideri Karayılan, 30 Kasım 2011’de Erbil’de yayınlanan Rudaw adlı gazeteye verdiği demeçte  “Peşmerge ile gerilla arasında hiçbir zaman savaş olmaz. Kürtlerin birbirine karşı  savaşmasının zemini kalmadı. Bu konuda Kürt siyasetçileri ve sözlerine inancım var”  diyerek Barzani’ye Türkiye ziyareti öncesi eski sözünü hatırlatmakta ve AKP’ye ise boşa uğraşma mesajı vermektedir. Zaten öyle de oldu Barzani hükümetin askeri işbirliği teklifine ve Kuzey Irak’ta bulunan PKK kamplarının kapatılmasına hayır demiştir.
AKP’nin Kürt politikası bir çıkmaza girmiştir. Anayasa çalışmaları da aynı akıbete uğrayacağa benzemektedir. Anayasa değişikliğinin en önemli nedeni Kürtlerin tatmin edilmesidir. Kabul edildiği 1982’den bu tarafa 116 kez değişiklik yapılan Anayasa, askeri rejimin yaptığı anayasa olmaktan çıkmıştır. Öyle gözükmektedir ki Başbakan yaklaşık iki yıl sonra gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkı rahatsız edecek bir Kürt politikasına ve Anayasa değişikliğine izin vermeyecektir. Zira kazara halk başbakanı cumhurbaşkanı seçmezse AKP’nin, cemaatlerin, tarikatların, liberallerin, eski tüfek komünistlerin, eyyamcı, fırsatçı ve bilumum beslemelerin sonu gelecektir. Bu nedenle de demokrasi şampiyonları sus pus olmuş gelişmeleri izlemektedirler. Başbakan Meclis’te, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurtdışına çıkmasına izin veren tezkerenin onayından sonra 24 askerin şehit olması üzerine askerlerin yoğun müdahalesini sanki Kuzey Irak’a kara operasyonu yapılmış gibi algılanmasına ses çıkartmayarak, yurtseverlere bir selam yollamış ama önce silahlı kuvvetlerden hemen sonra da Ankara’ya gelen Barzani’den Türk Silahlı Kuvvet unsurlarının operasyonu Hakkari, özellikle de Çukurca civarında yaptığı açıklanmıştır. Barzani herhangi bir soru sorulmadan Türk askerinin Kuzey Irak’a girmediğini belirterek, ilgili yerlere mesajını da vermiştir.
Kürtler ve onları destekleyen, gövdesi Türkiye’de ruhu başka ülkelerde dolaşan aydın bozuntuları Başbakan’ın politika değişikliğinden çok huzursuz ve üzüntü duymaktadırlar. Onlara göre PKK terörünün bitmesinin tek yolu, Kürtlere demokratik özerklik verilmesidir. Bir başka ifadeyle; Türkiye’nin toprak bütünlüğünün bozulmasının yolunun açılmasıdır. Tarihi örnekler bize bunu göstermektedir. Vatan toprağını alınıp satılması mümkün olan bir arsa olarak gören zihniyet, bu topraklar uğruna can veren ecdadımızın anısına en hafif şekliyle saygısızlık yapmaktadır. Bugün yaşayan Türklerin miras aldıkları bu ülkeyi gelecek nesillere bir bütün olarak vermek yükümlülüğü vardır ve bunun gereğini yapmak zorundadırlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş