Baş örtüsünü bırak,ihanet politikalarına bak mealindeki uzlaşma

İsrafil K.KUMBASAR

Milletin artık tiyatroya gitmesine gerek kalmadı. Sağolsunlar tiyatroyu milletin ayağına getirdiler.
Perde arkasında çevirdikleri fırıldaklar ile ‘ülke yönetiminde’ söz sahibi olmak isteyen menfaat grupları, ‘uzlaşma’ isimli meşhur o ‘eski tanıdık oyunu’ bir kez daha gösterime soktular.
Başrolde yine ‘sivil toplum kuruluşları’ var.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu önderliğinde İstanbul Çırağan Sarayı’nda biraraya gelen TİSK, KESK, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TZOB Başkanları, ‘Türkiye için sağduyu’ adı ile altında bir çağrı metninin altına imza koyup sahnede yerlerini aldılar:
- “Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız bugünlerde iktisadi tedbir arayacağımıza hâlâ sağduyu arıyor olmamız bir talihsizliktir. Türkiye, bir an önce gerilim, kavga ve kaos ortamından çıkmak zorundadır.”
Ve perdeyi araladılar:
- “Herkes pozisyonundan bir adım geri atmalı.”

* * *

Oyun başlar da ‘rol kapmak’ isteyenler durur mu?
Çankaya’ya adım attığı günden bu zamana kadar ‘önüne gelenleri’ onaylamaktan başka, ‘varlığı ile yokluğu’ hiç belli olmayan, hatta ‘Başkomutanlık’ koltuğunda oturmasına rağmen Irak’ın kuzeyindeki terör kamplarına yönelik düzenlenen harekatın ardından meydana gelen gelişmeler karşısında sesini dahi çıkartmayan Abdullah Gül, bir anda ‘arabulucu’ kimliği ile oyuna dahil oldu.
Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli, itidal çağrısı üzerine hiç vakit kaybetmeden soluğu locada aldılar.
Tayyip Erdoğan, senaryonun içeriğinden rahatsız olmadığını açıkladı.
Ve ‘inisiyatifi’ kaybetmek istemeyen ‘tekelci sermaye’, perde arkasından çıkıp dekora müdahale etti.
Hiç vakit kaybetmeden ‘uzlaşma’ turlarına başlayan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ, oyuna dahil olmakta tereddüt eden DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ile görüşerek, kendisinden tam destek aldı.
Ve şimdi gözler, ‘orta’ oyuncusu Demirel’de.

* * *

28 Şubat sürecini, aynen izliyor gibiyiz.
Ama herşey, yine ‘aynı soruda’ düğümleniyor:
Oyundan kârlı çıkan ‘esas oğlan’ kim olacak?
Ol sebepten dolayıdır ki, ‘sivil toplum’ ağaları ve ‘tekelci sermaye’ patronları, ‘kerhen’ de olsa, ‘soygun düzenini’ sürdürmek üzere AKP’yi kurtarabilmek için ‘sihirli formül’ bulma arayışına girdiler.
Diğer menfaat gruplarını, gayet iyi tanıyoruz.
Ancak, Türkiye Kamu-Sen’in bu oyunda ‘neden’ yer aldığı ve kendisine ‘ne tür bir rol’ biçildiğini hâlâ anlayabilmiş değiliz.
“Herkes bir adım geri atsın” diye ortaya çıkanların, her ne kadar ‘karınlarından’konuşsalar da aslında ‘neyi’kastettikleri belli.
Mealen demek istiyorlar ki, AKP, önce üniversitelerde yaşanan haksızlığı ortadan kaldıran ‘baş örtüsü’ ile ilgili düzenleme girişimlerinden vazgeçsin, ondan sonra ülkeyi ‘istediği gibi’ yönetsin.
İşte o zaman, yeniden ‘sağduyu’ hakim olacak, ‘demokrasi’ tıkır tıkır işlemeye devam edecek.

* * *

Hep birlikte el ele verip uzlaşacaklarmış
Ülkeyi ‘kriz ortamından’ kurtaracaklarmış.
İyi de, peki hiç olmadık anlarda türlü türlü bahane üreterek, ülkeyi ‘gerilim’, ‘kavga’, ‘kaos’ ortamına sürükleyen kimler?
Bir tarafda kendileri, diğer tarafta AKP değil mi?
Kimler, ‘laiklik’ üzerinden ‘manevi değerlere’ karşı saldırıya geçti iseler, yaptıklarının hata olduğunu anlayıp ‘kenara’ çekildiklerinde, ülke zaten yeniden ‘normalleşme’ sürecine girmeyecek mi?
Kimler, ‘öfkeden’ medet umup bir ‘hitabet sanatı’ haline getirdiler iseler, yaptıklarının hata olduğunu anlayıp, ‘pişman’ olduklarını açıkladıklarında ülke zaten yeniden ‘rayına’ oturmayacak mı?
Ama, ne yazık ki mesele ‘ülke’ meselesi değil.
‘Sağduyu’ adına ortaya çıkanlara şöyle bir bakarsanız, aslında buldukları fırsattan istifade ‘ne kadar iyi bir oyuncu’ olduklarını gösterip, nasıl olsa faturası ‘izleyiciye’ kesilecek olacak hasılattan ‘azami pay alma’ telaşı içinde olduklarını göreceksiniz.

* * *


Memleketin ahval ve şeraiti ortada.
AKP’nin bugüne kadar yapmış olduğu icraatlardan, eğer ‘baş örtüsü’ ile ilgili düzenlemeyi çıkarırsanız, geriye sadece ve sadece ‘ihanet politikalarının’ kaldığını görürsünüz.
‘Sonucu baştan belli olan’ bir oyunda ‘figüran’ olarak yer almak istemeyenlere soruyoruz:
‘Hangi noktada’ uzlaşılacak?
‘İhanet politikalarında’ mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş