Başbakan "açılışta" iken PKK bayrakları açıldı

A+A-
Behiç KILIÇ

Jeepli şabalaklarla sosyete kahvaltıları düzenleyip, “açılış şenlikleri” yapa dursun değerli büyüğümüz!..
PKK, Diyarbakır’dan taşarak ve de Ankara’dakilerin kuma gömülü kafalarına vura vura, memleketin dört bir tarafında bayrak sallıyor...
Vah benim köse sakalım vah!..
Memleketi savunsun diye umudumuz olan askerin tepesindeki zat bile artık umutsuz vaka...
Ona da bakalım, yaldızlı makam odasında sözde savunmaya geçmiş hâlâ  darbe var mı yok mu geyiğinin telaşı içerisinde. Yani meydan boşaltılmış, eşkıya asker nizamı içerisinde memleket sathında ilerliyor.
İşbaşında olması gerekenler, “laf ola beri gele” duyarsızlığındalar.
Başbakan göğsünü gere gere, “Bu memleketi bu hale ben getirdim!!” diye övünüyor!.. Memleketin ne hale geldiğinin farkında mı acaba?!!Yani bu tablo onun hedef tablosu mu, yoksa olan bitenin farkında mı değil??!
Başbakan, sosyete kahvaltılarında, devlet kesesinden yüz milyon dolarlık ulufelerle kalkındırılan “sanatçı!” kadrosu ile “açılım geyikleri” kovalarken, yakılan “Nevruz ateşleri!”nin kimleri ve neyi yakmak için yakıldığını Türk Milletinin gözünden kaçırmışsa bravo!..
Burada sözünü ettiklerim, iktidarı iktidar yapan oy sahipleridir. İktidarı iktidar yapan oy sahipleri, iktidarın açtığı yoldan ilerleyerek memleketin dört bir tarafına bayrak diken PKK çetesine bu yolu asıl açan unsurlardır yani!..
Oğlunu askerde şehit veren oy sahipleri arasında bu iktidara oy verenlerin oldukça önemli miktarda sayısı vardır. Eğer, en azından o insanlar bu manzaralardan şikayetçi iseler, hesabını soracakları mahal bellidir. Yok eğer hesap sorma gereği duymuyorlarsa, bizlerin de bu PKK saldırısından şikayetçi olma gibi bir durumumuz yoktur zaten!..
Alan razı, veren razıdır zaten!..
Ve zaten bakıyorum da, askerin asli işi de kafasına indirilen darbeler, yapılan hakaretler altında, kendilerinin ne kadar uysal çocuklar olduklarını, AB’ye bağlılıklarını, liberalizmden yana olduklarını izah telaşından başka bir işi kalmamış gibidir!..
Hem de..!
PKK çetesi, memleket sathında askeri şehit ede ede dolaşırken!..
Taa Tokat’a kadar gelip şehit ettikleri yedi vatan evladının hem kanları hem de üniformaları öyle yerde kala kalmıştır ve olay “faili meçhul” dedir!.. Tıpkı , daha birkaç gün önce Hakkari’de toprağa düşenler gibi!..
Elim ve vahim olan, onların toprağa düştüğü yerde, onları toprağa düşürenlerin, “Nevruz” dümeniyle halay çekmeleri ve “onlara” sahip olması gerekenlerin de kendi lüks mekanlarında, kendilerine yandaş olmuş tiplerle halvet olup, kendi alemlerinde dans etmeleridir!..
Türkiye’de dün olan budur..!
Nedir tekrarlayalım...
“Çingenelere şopar dedirtmedik, Roman dedirttik” diye önemli bir icraat yaptığını söyleyip, esmer vatandaştan azınlık çıkarma marifetini, zenginler kulübü mensubu  “sanatçı!” larla paylaşan Başbakan’la; generalleri, amiralleri parça pincik edilmiş bir ordunun artık ne anlattığı anlaşılmayan bir lideri...
Memleketin içerisinde elinde bayrağı silahı, meydan okuya okuya, tehdit ede ede ilerleyen düşmanı adeta kabul etmiş gibidirler..!

Yazarın Diğer Yazıları