Başbakan’a tercüman olmak! -I-

Sadi SOMUNCUOĞLU

Meclis’te 2014 Bütçesi üzerine konuşan Erdoğan bir çok konuya temas etti. Biz bunlardan ekonomi ve bölücü terörle ilgili olanını ele alarak Başbakan’ın ne demek istediğini tercüme etmeye çalışacağız. Tabii meselenin bütününe bakarak bunu yapacağız. Bilindiği gibi sosyal konularda parçadan hareket ederek (hele işinize gelenlerden), doğruya ulaşılamaz.
Diyor ki: “Türkiye 11 yılda 2001 ekonomik krizine göre değil, önceki tüm hükümetlere nazaran büyük bir başarı göstermiştir. Yapılanlara kat be kat fazlasını eklemiştir. Tek parti dönemleri ve koalisyon dönemlerinde Türkiye ekonomisi kan kaybetmiştir. Türkiye ağır bedeller ödemiştir... 11 yıllık süreçte Türkiye’nin dış ticareti 4.5 kat artış gösterdi... milli geliri de 822 milyar dolara ulaştı. Türk bayrağı artık dünyanın her yerinde itibar görüyor... Türkiye’nin IMF’ye olan borcu 23.5 milyar dolardı. Bu borcu 14 Mayıs itibariyle sıfırladık” İddialar böyle, acaba gerçekler nasıl? Bakalım:
İktisatçılar diyor ki:
Ege CANSEN: “Memleketimden iktisat efsaneleri” başlıklı yazısı. (Hürriyet 8.6.2013) Birinci efsane: Kişi başına milli gelir üç kat artmıştır. Yanlış. Doğrusu, kişi başına milli gelir 10 yılda % 45 artmıştır. Üç kat artmış hesabı cari dolar fiyatıyla yapılan bir tercüme hatasıdır. İkinci efsane: 10 yılda toplam milli gelirimiz çok hızlı arttı. Yanlış. Son 10 yılın ortalama büyüme oranı % 5’tir. Bu oran önceki 80 yılın ortalama büyüme hızına kabaca eşittir. Değişen bir şey yoktur. Üçüncü efsane: Türkiye ekonomisi büyüklükte dünya 17’ncisi oldu. Olmadı; zaten öyleydi. 1993 yılında da Türkiye, toplam milli gelire göre dünyanın en büyük 17. ekonomisiydi. Bazen bir basamak çıktı, bazen bir basamak indi. 19 yıl sonra 2012’de de büyüklük sırası değişmemiştir. Önümüzdeki 10 yılda da bu değişmeyecektir. Dördüncü efsane: IMF borcunu sıfırladık, borçsuz ülke olduk. Eksik konuşarak yalan söylemek işte budur. AKP’nin ekonomide aldığı en başarısız sonuç dış borç yükünün aşırı artmasıdır. (Diğer yandan efsanenin çıkış sebebi de budur.) Dış borçlarımız, 2002’deki 130 milyardan, 2012’de 337 milyar dolara çıkmıştır. Çıkış devam etmektedir. Ülkemiz, hiçbir dönemde bu kadar çok dış borç yükü altına girmemiştir. IMF’ye olan borçlar, vadeleri geldiğinde yabancı bankalardan alınan yeni döviz borçlarıyla kapatılmıştır. Olay bundan ibarettir. Son Söz: Efsane, efsunlar.”                                                              
İlhan KESİCİ: TBMM Genel Kurul Tutanağı, 25 Aralık 2009 “Ekonomide temel gösterge yıllık büyüme hızıdır” diyen ve bize mukayese imkanı vermek için konuya Cumhuriyet dönemiyle giren Kesici’yi dinleyelim:
1923-1929, büyüme yüzde 10,3. 1923-1938, yüzde 7.4. 1950-1957, yüzde 7.1. 1966-1970 yüzde 6,3. 1980’ler... Veya 1970’leri de katayım. 1970’lerde ilk üç Plan Dönemi, yani 1963-1977, on beş sene...1974 Kıbrıs Barış Harekatı sebebiyle ambargolu dönem ortalaması; yüzde 6,1. Sizin döneme gelelim, 2003-2009. Dünyanın en parlak dönemi, Büyüme, yüzde 4,0. Aslında bendeki makineye göre 3,98. Dünyada, büyük ekonomiler yüzde 5,5; bizim içinde bulunduğumuz ekonomiler yüzde 7,2, Asya yüzde 9.0. Dünyada bu. Şimdi, o 93’üncü sayfasındaki (Bütçe kitabının. S.S.) veriler şöyle... Bütün Cumhuriyet Hükûmetlerinin seksen senede yaptığı borç harç, 148 milyar dolar. Aslında bu 2000 yılından önce 90 milyar dolarlarda görünen bir rakamdı. Eğer bu kitaba bakan varsa oradaki rakam 285 yazar. Doğrusu 295 olacak. Çünkü o Ekim 2009 itibarıyla veriyor. Kasım ayının verileri de geldi, ben onu da işledim buna, etti 295. Bu kamu sektörünün borcu, yani iç ve dışının toplamı. 148’miş, 295 olmuş. Tam yüzde 100, alnı alnına artış. “Özel sektörün dış borcu”. Özel sektörün dış borcu da bir millî borçtur, 2002 yılının sonunda bir rakam: 43 milyar dolar imiş. Şimdi ise, borç rakamı 177 milyar dolar. 43 olan rakam, olmuş 177. Yüzde 300’den fazla bir borç artışı. “Biz iş başına geldiğimiz zaman kişi başına düşen 3.300 dolar idi, bunu 10.500 dolara çıkardık” diyorsunuz. O “3.300” dediğin rakam aslında 3.529 olacak. O “10.285” dediğin de 2008’e ait rakam, “2009, 8.456” olacak. Cari fiyatlarla. Bunun 2002’deki hâli, 6.953 dolar, 7 bin dolar. Yılda kişi başına düşen refah 214 dolar.
Prof. Dr. Emin ÇARIKCI: Çarıkçı’nın 4.7 2013’de güncelleştirdiği web sitesindeki bazı parametrelere bakalım: 2012 yılı rakamları: GSYH 786,3 milyar dolar, büyüme hızı yüzde 2.2, iç borç stoku 243.3 milyar dolar, dış borç stoku 336.9 milyar dolar, toplam borç 580.2 milyar dolar. Bu bilgilere şunları da ilave edelim: 11 yılda kullanılan kaynak; 580.2 milyar dolar borç, 62 milyar dolar özelleştirme geliri, 150 milyar dolar sıcak para girişi, toplam 792.2 milyar dolara ulaşmış. Buna 1.4 trilyon dolar vergi geliri eklenmelidir. Bu kadar kaynağa rağmen borç batağı içindeyiz.
Lütfen, girişteki Erdoğan’ın her iddiasını uzmanların verileriyle tek tek karşılaştırınız; ekonomide “kan kaybı” neymiş, “ağır bedeller nasıl ödenmiş” ve Türk Bayrağımız ülkemizde bile horlanırken “dünyada nasıl itibar kazanabilirmiş” görünüz!.. (Devam edecek)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş